زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Bakara Sûresi, 212. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: bakara suresi, dünyevileşme, muttakiler, kıyamet günü üstünlük, bakara suresi 212. ayet, bakara 212, allah, dünya, gün, kıyamet, hesap, hayat, takva, rızık, iman, küfür, kafir, örtmek, gizlemek, nankörlük, inkar, münkir, gavur, güven
-
İnkâr yolunu tercih edenlere dünya hayatı cazip kılınmıştır, bu yüzden onlar müminlerle alay ederler. Halbuki Allah'a karşı gelmekten sakınan müminler kıyamet günü onların fevkinde olacaktır. Allah dilediğine hesapsız nimet lütfeder.
İnkâr yolunu tercih edenlere dünya hayatı cazip kılınmıştır. Hasan-ı Basrî şöyle dedi: Şeytan kâfirlere o davranışlarını süslü göstermiştir, nitekim Cenâb-ı Hakk'ın, "Şeytan kendilerine yaptıklarım süslü göstermiştir" meâlindeki beyanı da aynı mahiyettedir. Ancak -nihaî gerçeği bilen Allah'tır ya- bu ilâhî beyanın anlamı, "Allah inkâr yolunu tercih edenlere süs ve konforu cazip göstermiştir" şeklinde olmalıdır. Bir şeyin kişiye cazip ve haklı gösterilmesi birkaç şekilde gerçekleşir. Bazan insan tabiatı nefsin arzularına uygunluğu sebebiyle bir husûsu cazip gösterir, bazan delillerin bulunması karşısında akıl güzel gösterir, bazan da bir şeyin cazip gösterilmesi vâd edilen mükâfat yoluyla gerçekleşir. İnkâr yolunu tercih edenlere dünya hayatının cazip gösterilmesi ise onların bünyelerine yerleştirilen beşerî arzular ve bir de tabiatlarının meyli yoluyla olmuştur. Bunun dışında kalan akıl ve mükâfat yöntemi müminlere özgü bir şeydir.
Halbuki Allah'a karşı gelmekten sakınan müminler kıyamet günü onların fevkinde olacaktır. Bu ilâhî beyan iki şekilde yorumlanabilir. Birincisi müminlerin kesin delil açısından kâfirlere üstün oluşudur. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Allah kâfirlere müminlerin üzerine egemenlik hakkı vermeyecektir". İkincisi müminlerin mükâfat ve sevap açısından kâfirlerden üstün oluşudur.
Allah dilediğine hesapsız nimet lütfeder. Bu birkaç şekilde yorumlanabilir. Biri "hesapsız", yani karşılık beklentisi olmaksızın. Diğeri "hesapsız", yani gerçekleştirilen ameller kadar değil arzu edildiği kadar, hatta fazlasıyla. Şöyle ki, cennette lütfedilen nimetler arzuların uzanabildiği son noktaya kadar devam ederken dünya nimetleri ihtiyaç duyulan nesneler ve yiyecekler miktarınca belirlenmiştir. Zira dünya hayatında hiçbir kimse arzu ve emellerine ulaşamamaktadır. Ahirette ise herkesin emelleri lütfedilen nimetlerin gerisinde kalmaktadır. Bir de dünyada doruk noktada yiyip içmek eziyet veren bir husûstur. Âyette yer alan "hesapsız" ifadesinin, ikramı ne kadar çok olursa olsun, lütfettiği nimetler Allah'ın mülkünden ve hazinelerinden hiçbir şey eksiltmez, anlamına gelmesi de muhtemeldir, çünkü O'nun hazineleri vermek suretiyle azalıp tükenen yaratıklara özgü servetler gibi değildir. Nihaî gerçeği bilen Allah'tır.
Yorumu Yorumla
-
zuyyine (زُيِّنَ)
Kelimenin kökü z-y-n harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, z-y-n kökünün güzellik, süs ve bir şeyin göze hoş, cazip görünmesi anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, zinet kavramının insanı güzelleştiren maddi veya manevi her türlü süs olduğunu, bu ayette meçhul (edilgen) fiil kalıbında kullanılarak, dünyevi hazların ve geçici heveslerin inkarcıların iç dünyalarına ve algılarına son derece çekici, süslü ve vazgeçilmez gösterilmesini ifade ettiğini açıklar.
keferû (كَفَرُوا)
Kelimenin kökü k-f-r harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, k-f-r kökünün temel anlamının bir şeyi örtmek, gizlemek ve saklamak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, küfür kavramının aslen bir nimetin üstünü örtmek (küfrân-ı nimet) olduğunu, dini terminolojide ise Allah'ın varlığını, birliğini veya nimetlerini gizlemek, hakkı bilerek reddetmek anlamına geldiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an ahlakında bu kelimenin şükrün tam zıttı olarak "nankörlük" kökünden türediğini, ilahi lütufları ve apaçık hakikati bilinçli bir inat, kibir ve nankörlükle reddetme durumunu ifade ettiğini detaylıca analiz eder.
el-hayâtu (الْحَيَاةُ)
Kelimenin kökü h-y-y harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, h-y-y kökünün dirilik, canlılık ve ölümün zıttı olan var olma durumunu ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, hayat kelimesinin bitkisel ve hayvani canlılıktan, ilahi sıfat olan mutlak hayata kadar geniş bir yelpazede kullanıldığını, bağlamda ise insanın dünyevi ve geçici yaşantısını kastettiğini açıklar.
ed-dunyâ (الدُّنْيَا)
Kelimenin kökü d-n-v harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, d-n-v kökünün mesafe veya statü olarak yakınlık bildirdiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, dünya kelimesini, ahirete kıyasla hemen yaşanılan, hissedilen ve yakın olan hayat olarak tanımlar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın anlamsal alanı içinde dünya kavramını, insanların içinde bulunduğu ve ahiret kavramıyla hem yapısal hem de kavramsal olarak derin bir zıtlık oluşturan yakın, maddi ve çoğunlukla aldatıcı cazibeye sahip alan olarak inceler.
yesharûne (يَسْخَرُونَ)
Kelimenin kökü s-h-r harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, s-h-r kökünün birini küçümsemek, hafife almak, onunla eğlenmek ve alay etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "sühriyye" kavramının bir kişiyi veya durumu küçük düşürmek, hakir görmek amacıyla yapılan aşağılayıcı eylemler olduğunu; ayette inkarcıların, müminlerin sade yaşantılarını ve ahiret merkezli inançlarını akılsızlık olarak görüp onları sistemli bir şekilde aşağılama çabalarını ifade ettiğini açıklar.
âmenû (آمَنُوا)
Kelimenin kökü e-m-n harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, e-m-n kökünün temelde kalbin huzur bulması, güven duygusu, korkunun zıttı ve emanet anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, iman kavramının nefsin her türlü şüpheden arınarak tam bir tasdik ve güven içine girmesi olduğunu ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın anlamsal dünyasında iman kavramının sadece zihinsel bir onay değil, aynı zamanda kişinin tüm benliğiyle Allah'a güvenmesi, O'na mutlak sadakat göstermesi ve alay edilmeye karşı direncini sağlayan içsel bir sığınak temelinde şekillendiğini analiz eder.
ittekav (اتَّقَوْا)
Kelimenin kökü v-k-y harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, v-k-y kökünün korumak, sakınmak ve bir şeyi zarardan muhafaza etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "takva" kavramının, kişinin nefsini günaha sokacak eylemlerden koruması ve ilahi sınırları gözeterek ilahi azaptan sakınması olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, bu kelimeyi, dünyanın sahte cazibesine kapılmayıp, ilahi gazaptan sakınma temelli derin bir dini-ahlaki bilinç ve sorumluluk durumu olarak analiz eder.
yevme (يَوْمَ)
Kelimenin kökü y-v-m harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, y-v-m kökünün temelde güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimini ifade ettiğini söyler. Râgıb el-İsfahânî, "yevm" kelimesinin mutlak anlamda bilinen gün kavramının yanı sıra, belirli bir olayın veya durumun gerçekleştiği dönemi de ifade ettiğini, burada kıyamet hadisesinin gerçekleşeceği o dehşetli zaman dilimine işaret ettiğini açıklar.
el-kıyâmeti (الْقِيَامَةِ)
Kelimenin kökü k-v-m harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, k-v-m kökünün ayağa kalkmak, dikilmek, durmak ve bir işin idaresini üstlenmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kıyam kavramının burada insanların ölümlerinden sonra kabirlerinden kalkıp nihai hesap için Allah'ın huzurunda toplanıp dikilmeleri (ba's) hadisesini anlattığını ifade eder. Arthur Jeffery, kıyamet teriminin Hristiyan ve Yahudi eskatolojik literatüründeki diriliş anlamında kullanılan Süryanice "qyāmthā" kelimesiyle aynı kökenden ve paralelde olduğunu, dini metinlerde teknik bir terim olarak Arapçaya yerleştiğini kaydeder.
Allâhu (اللَّهُ)
Kelimenin kökü e-l-h harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, e-l-h kökünün kulluk etmek, yönelmek ve sığınmak anlamlarına geldiğini, Allah lafzının ise ibadet edilen tek ve yüce yaratıcıya delalet ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu lafzın, ibadet edilmeye layık olan tek gerçek mabudun özel ismi olduğunu açıklar. Arthur Jeffery, Allah kelimesinin İslam öncesi Arap yarımadasında da en yüce tanrı için kullanıldığını, köken olarak muhtemelen Süryanice veya Aramice kelimelerle dilsel bir etkileşim içinde bulunduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın anlamsal alanında bu kelimenin mutlak, tek ve her şeye kadir olan yaratıcı kavramını temsil ettiğini inceler.
yerzuku (يَرْزُقُ)
Kelimenin kökü r-z-k harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, r-z-k kökünün canlılara verilen devamlı pay, nasip, ihsan ve bağış anlamlarına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, rızık kavramının sadece yiyecek ve içecek gibi maddi ihtiyaçları değil, aynı zamanda ilim, feyiz, iman gibi insanın hem dünyevi hem de uhrevi varlığını sürdürmesini sağlayan tüm ilahi lütufları kapsadığını açıklar. Arthur Jeffery, rızık kelimesinin köken olarak Süryanice "rûzqâ" veya Pehlevice "rôzîk" (günlük pay) kelimeleriyle bağlantılı olabileceğini, erken dönemlerden itibaren Arapçaya yerleşmiş dini-ekonomik bir terim olduğunu not eder.
yeşâu (يَشَاءُ)
Kelimenin kökü ş-y-e harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, ş-y-e kökünün bir şeyi istemek, var etmek, irade etmek ve yönelmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, meşiet kavramının basit bir istekten ziyade, iradenin kesin olarak eyleme dönüşmesi durumu olduğunu, bağlamda Allah'ın mutlak, hikmetli ve hiçbir kısıtlamaya tabi olmayan hür iradesini ifade ettiğini açıklar.
hısâb (حِسَابٍ)
Kelimenin kökü h-s-b harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, h-s-b kökünün saymak, hesaplamak ve miktarını belirlemek anlamlarına geldiğini söyler. Râgıb el-İsfahânî, "hesap" kelimesinin bir şeyin niceliğini bilmek anlamından geldiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'daki "hesapsız" (bi gayri hisab) ifadesinin, ilahi lütfun insan aklının sınırlarını, matematiksel ölçüleri ve dar ticari mantığı aşan, tükenmez ve sınırsız bir bollukta tecelli etmesini vurgulayan özel bir kullanım olduğunu analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla