وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Şems Sûresi, 2. Ayet
Daralt
X
-
"Işığı onun ardından geldiğinde aya;"
Güneşin yararları ve özellikleri ile ilgili saydığımız her konuda ayın, güneşi takip etmesi şeklinde bir yorum yapmak mümkündür. Ay, işlev itibariyle güneşin ardından hemen ikinci sırada yer alır. Çünkü gıdaların olgunlaşmasında onun da aynı şekilde etkisi vardır. O da aydınlatır. Ne var ki güneşin vardığı yere kadar varamaz, onun ulaştığı faydaya ulaşamaz. En doğrusunu Allah bilir.
Bazıları şöyle dedi: Yani ay hilâlin başlangıcında güneşi izler çünkü ayın son gününde güneş batınca onun batışını hilâlin doğuşu izler. Bazıları da ayın dolunay olduğunda güneşi takip etmesidir demişlerdir. Bütün bunlar gösteriyor ki güneş ve ayın yaratıcısı birdir. Çünkü her ikisinin de yararı birbirini tamamlayacak şekilde bütün mahlûkatı kapsamaktadır. Eğer güneş ve ay tek bir yaratıcı tarafından yaratılmasaydı bunların faydaları bütün yaratıklarına yönelik olmazdı, aksine her birinin yaratıcısı kendi yarattığı nesnenin faydasının, düşmanın kavmine ulaşmasını engellerdi.
Yorumu Yorumla
-
Kamer (قَمَر)
İbn Fâris, Mekâyîsü'l-Luga eserinde "k-m-r" kökünün temelde beyazlık ve aydınlık ifade ettiğini belirtir. Bu kökten türeyen isimlerin, özellikle gökyüzündeki uydunun belirli bir evresinden sonraki parlak ve beyaz halini tanımlamak için kullanıldığını, rengindeki belirgin beyazlık sebebiyle bu ismi aldığını kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât adlı eserinde kelimenin hilal evresinden sonraki aya verilen isim olduğunu vurgular ve bu isimlendirmenin temelinde nesnenin sahip olduğu göz alıcı beyazlığın (kumra) yattığını belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin etimolojik bağlamda Sami dillerindeki ortak kullanımına değinerek, Arapça "kamer" kelimesinin diğer bölgesel dillerdeki ay kültüyle bağlantılı isimlerle akraba olduğunu, ancak bu metin bağlamında tamamen kozmik bir nesne ve doğal bir aydınlatıcı olarak asimile edilip kullanıldığını ifade eder. Angelika Neuwirth, kelimeyi Mekke dönemi metinlerindeki kozmik yeminler çerçevesinde incelerken, "kamer"in etimolojik kökenindeki parlaklık unsurunun, güneşi takip eden ve onun eksikliğini telafi eden ikincil bir ışık kaynağı olarak metnin semantik örgüsüne yerleştirildiğini vurgular.
Telâ (تَلَا)
İbn Fâris, "t-l-v" kökünün temel anlamının bir şeyin ardına düşmek, onu peş peşe ve kesintisiz bir şekilde takip etmek olduğunu belirtir. Ayetteki fiil formunun, ayın güneşi hem zaman hem de yörünge bağlamında izlemesini anlatan somut bir peşinden gitme ve ardışıklık eylemini ifade ettiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, bu kökten gelen kelimelerin bir kimsenin veya nesnenin diğerini fiziksel olarak izlemesi, ardı sıra gelmesi veya hükmüne uyması anlamlarına geldiğini açıklar; burada ise ayın doğuş, batış veya aydınlanma sürecinde güneşin peşinden gelmesi şeklindeki yapısal bir izlemeyi ifade ettiğini söyler. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, klasik Arap lügatlerinde bu kökün salt tesadüfi bir hareketten ziyade "bağlılık ve uyum içinde izleme" anlamı taşıdığına dikkat çeker; ayın güneşi takip etmesinin etimolojik düzeyde kozmik bir düzen ve belirlenmiş bir yörüngesel ardışıklık tasavvurunu yansıttığını ifade eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin linguistik yapısı içindeki kullanımını tahlil ederken, "telâ" fiilinin sadece mekan bağlamında basit bir takip olmadığını, ışığın ve aydınlığın güneşten aya devredilmesi şeklindeki dinamik, görsel ve birbirini tamamlayan bir sürekliliği anlattığını belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla