وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَاباًۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Âl-i İmrân Sûresi, 80. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: şirk, inkar, ali imran suresi, ali imran suresi 80. ayet, ali imran 80, melek, mülk, emir, buyruk, müslim, müslüman, teslim olan, küfür, kafir, örtmek, gizlemek, nankörlük, münkir, gavur
-
Ve o peygamberin size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez). Müslüman olmanızdan sonra size inkarcılığı emreder mi hiç?
Peygamberin size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez) mealindeki ayet hakkında farklı görüşler dile getirilmiştir. Denilmiştir ki Peygamberin size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez), çünkü onlar kendilerine Allah'ın böyle emrettiğini söylüyorlardı; tıpkı şu ayet-i kerimede ifade buyurulduğu gibi: "Onlar bir kötülük yaptıkları zaman 'Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti' derler". Şöyle de denilmiştir: Hz. İsa ve Üzeyir ile adları belirtilen diğerleri, size Allah'ı bırakıp da melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmedi; Allah onları bu türlü günahlardan nübüvvet sayesinde korumuştur.
Müslüman olmanızdan sonra size inkarcılığı emreder mi hiç? Bu ilahi beyan da çeşitli anlamlara gelir. "Göklerde olanlar da yerde olanlar da hep O'na boyun eğmişlerdir" mealindeki ayette ifade edildiği gibi her yaratık, Allah'ın birliğine şahitlik etmek esası üzerine yaratıldığına göre, yaratılışımızın onun tarafından gerçekleştirildiğini kabul edip ona siz teslim olduktan sonra Allah size küfrü emreder mi? anlamına gelebilir. Müslüman olmanızdan sonra anlamındaki ifade, O'na teslim oldular, bir kez O'nu ikrar ve kabul ettiler, fakat tevhidi sadece O'na has kıldıktan sonra küfre saptılar, anlamına da gelebilir. Müslüman olmanızdan sonra mealindeki cümlenin, O sizi İslam'a davet etti ve bir kısmınız da O'nu kabul ettikten sonra, manasına gelmesi de muhtemeldir.
Yorumu Yorumla
-
Ve Lâ Ye'murakum (وَلَا يَأْمُرَكُمْ)
İbn Fâris: Hemze-mim-ra (e-m-r) kökünden geldiğini, asıl manasının "bir işin yapılmasını kesin bir dille istemek, buyurmak, talimat vermek ve durum/iş" olduğunu belirtir. Olumsuzluk edatı (lâ) ile eylemin gerçekleşme ihtimalini reddeder.
Râgıb el-İsfahânî: Emir eylemini peygamberin otoritesi bağlamında inceler. Ayetteki "Ve lâ ye'murakum" (O size emretmez) olumsuzlamasının; bir önceki ayette kendisine kitap ve hikmet verilen peygamberin (İsa'nın veya Muhammed'in) ilahi sınırları aşarak insanları şirke zorlama veya onlara kendi dogmalarını dayatma gibi bir ontolojik yetkisinin (emretme gücünün) asla bulunmadığını tahlil eder.
En (أَن)
İbn Fâris: Kendisinden sonra gelen müzari fiili mastar (isim) formuna dönüştüren edattır.
Tettehızû (تَتَّخِذُوا)
İbn Fâris: Hemze-hı-zel (e-h-z) kökünden türediğini, "bir şeyi eliyle tutmak, almak ve sahip olmak" (ahz) manasına geldiğini belirtir. "İfti'al" (ittihaz) babında gelmesinin, bir şeyi kendi iradesiyle, bilinçli, kasıtlı ve sürekli olarak "edinmek, kabul etmek ve içselleştirip benimsemek" olduğunu açıklar.
el-Melâikete (الْمَلَائِكَةَ)
İbn Fâris: Lam-hemze-kef (l-e-k) kökünden geldiğini, asıl manasının "haber göndermek, mektup iletmek ve elçilik yapmak" (âlûk) olduğunu belirtir. Meleklere bu ismin, ilahi haberleri/vahiyleri taşıdıkları için verildiğini etimolojik olarak ifade eder.
Arthur Jeffery: Kelimenin Sami dillerindeki kökenini detaylandırır. İbranice "Malakh" ve Süryanice/Aramice "Malakha" (haberci/elçi) kelimesinin Arapçalaşmış formu (çoğulu) olduğunu; Kuran'ın Hristiyanlık ve Yahudilikteki bu evrensel ruhani varlık konseptini aynen devraldığını filolojik olarak kanıtlar.
Angelika Neuwirth: Meleklerin şefaatçi veya yarı-tanrı olarak edinilmesi konusunu, Geç Antik Çağ'ın pagan ve Hristiyan sentezli inançları üzerinden okur. Kuran'ın, melekleri ilahi hiyerarşide sadece "elçi" (haberci) sınırlarında tuttuğunu; o dönemki Arap müşriklerinin "melekler Allah'ın kızlarıdır" veya gnostiklerin "melekler aracı Rablerdir" şeklindeki dogmalarına karşı, meleklere tapınılmasını sarsılmaz bir teolojik sınırla reddettiğini analiz eder.
Ven-Nebiyyîne (وَالنَّبِيِّينَ)
İbn Fâris: Kelimenin kökeni için iki dilbilimsel yaklaşım sunar. İlki nun-be-hemze (n-b-e) kökünden gelen "önemli haber (nebe) getiren kişi" manası; ikincisi ise nun-be-vav (n-b-v) kökünden gelen "yerden yüksekte olan, şeref ve makamca yüce kişi" manasıdır. Çoğul kalıpta (peygamberler) gelmiştir.
Arthur Jeffery: İbranice "Nabi" ve Süryanice "Nbiya" (Tanrı'nın sözcüsü/uyarıcısı) kelimesinin Arapçalaşmış formu olduğunu; monoteist geleneğin Ortadoğu'daki bu en temel ve evrensel unvanının Kuran tarafından kullanıldığını filolojik verilerle ortaya koyar.
Erbâben (أَرْبَابًا)
İbn Fâris: Ra-be-be (r-b-b) kökünden türeyen "Rab" kelimesinin çoğulu olduğunu belirtir. Asıl manasının "bir şeyi koruyan, himaye eden, yavaş yavaş mükemmele ulaştıracak şekilde terbiye eden ve mutlak otorite sahibi olan efendi" olduğunu açıklar.
Toshihiko Izutsu: Kuran'ın şirk eleştirisinde "Erbâb" (Rabler) kavramını felsefi olarak tahlil eder. İnsanların melekleri veya peygamberleri Rabler edinmesinin, onlara doğrudan "Allah" ismini vermeleri demek olmadığını; aksine onlara yaratıcılık, evreni yönetme (tedbir), şefaat yetkisi, dua edilme veya helal/haram belirleme (yasama) yetkisi atfederek onları ilahi iradeye "ortak koşmak" (şirk) şeklindeki o parçalı ve politeist zihniyeti semantik sınırlarıyla inceler.
E Ye'murukum (أَيَأْمُرُكُم)
İbn Fâris: İstifham (soru) hemzesi, e-m-r (buyurmak) fiili ve çoğul muhatap zamirinin (size mi) birleşimidir.
Râgıb el-İsfahânî: Ayetin bu ikinci kısmındaki soru edatının (e) sıradan bir bilgi arayışı (istifham) olmadığını; akla ziyan, mantık dışı ve dehşet verici bir iddiayı kökünden çürütmek için kullanılan çok sert bir "inkar, şaşkınlık ve kınama (tevbih)" sorusu olduğunu belirtir. "Hiç peygamber size küfrü emreder mi?" diyerek bu ihtimalin felsefi ve ontolojik absürtlüğünü (müstahilliğini) vurur.
Bil-Kufri (بِالْكُفْرِ)
İbn Fâris: Kef-fe-ra (k-f-r) kökünden geldiğini, asıl ve fiziksel anlamının "bir şeyin üzerini örtmek, gizlemek, karanlıkta bırakmak ve saklamak" olduğunu belirtir.
Toshihiko Izutsu: Küfür kavramını bu ayetin bağlamında ontolojik bir ihanet olarak değerlendirir. Meleklere tapınmayı veya İsa, Üzeyir gibi peygamberleri Rab/İlah konumuna yükseltmeyi Kuran'ın doğrudan "Küfür" (Hakikati örtmek) olarak isimlendirmesinin; şirkin sadece masum bir inanç sapması veya aşırı sevgi/yüceltme eylemi olmadığını, aksine o peygamberin bizzat getirdiği ilahi mesajı ve tevhidin aydınlığını kasten kapatan dinamik, aktif ve nankörce bir isyan eylemi olduğunu semantik olarak tahlil eder.
Ba'de (بَعْدَ)
İbn Fâris: Be-ayn-dal (b-a-d) kökünden geldiğini, "zaman veya mekan olarak arkada, sonra olmak" (kablin zıttı) manasına gelen zarf olduğunu belirtir.
İz (إِذْ)
İbn Fâris: Geçmiş zamana işaret eden, "o vakit, -dığı zaman, iken" manalarına gelen zaman zarfıdır.
Entum (أَنتُم)
İbn Fâris: İkinci çoğul şahıs zamiridir (Siz/Sizler).
Muslimûn (مُّسْلِمُونَ)
İbn Fâris: Sin-lam-mim (s-l-m) kökünden türediğini, asıl manasının "barış, güvenlik, hastalıktan/kusurdan uzak olmak ve bir güce karşı hiçbir direnç göstermeksizin kendini boyun eğerek tamamen teslim etmek" olduğunu belirtir.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk: "Siz Müslümanlar (teslim olanlar) iken" (entum muslimûn) ifadesini teolojik ve varoluşsal bir çelişki üzerinden okur. Kuran'ın bu kapanış kelimesiyle muhataplara şunu hatırlattığını analiz eder: İnsanın aklıyla, vicdanıyla ve fıtratıyla mutlak ve tek olana (Allah'a) boyun eğdikten (İslam/Teslimiyet) sonra, yeniden kalkıp yaratılmış olan aciz elçileri (beşer olan peygamberleri) veya melekleri Rab edinmesi akılsal ve teolojik bir intihardır. İslam, her türlü beşeri, kurumsal ve ruhani tahakkümden (Rabler edinmekten) hürleşip sadece mutlak Yaratıcıya teslim olma eylemidir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla