Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Âdiyât Sûresi, 5. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Âdiyât Sûresi, 5. Ayet

    فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Fe-vesatne bihi cem’â(n)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      4. "Derken o sırada tozu dumana katanlara;"

      5. "Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara!"


      Maksat devedir yorumu yapanlara göre toplanma hacda olur. Bilinen toplanma. Maksat attır diyenler ise düşmanın toplanmasını ve onların ortasına dalmayı kastederler.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Vesatne (وَسَطْنَ)

        İbn Fâris, Mu'cem Mekâyîsi'l-Luğa’da kelimenin kökü olan v-s-t (v-s-t) harflerinin "bir şeyin tam ortası, merkezi ve iki uç arasındaki dengeli nokta" anlamına geldiğini belirtir. Fiil formundaki bu kullanımın, bir hareketin nihai hedefi olan merkez noktaya ulaşmayı ve orayı yarmayı ifade ettiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât’ta "vesat" kavramının hem mekânsal hem de niteliksel bir ortayı temsil ettiğini, ayetteki eylemin ise atların düşman saflarının veya topluluğun tam merkezine dalıp orayı ortalamasını betimlediğini açıklar. Toshihiko Izutsu, kelimenin semantik derinliğini incelerken bunun bir askeri harekatın en riskli ve belirleyici aşaması olduğunu, "yarmak" ve "merkezine nüfuz etmek" manasının, surenin başından beri tırmanan gerilimin zirve noktası (climax) olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimeyi tarihsel bağlamda değerlendirerek, baskın yapan süvarilerin sadece düşmana yaklaşmakla kalmayıp, onların savunma hattını dağıtarak en kalabalık ve stratejik noktaya (merkez/vesat) kadar ilerlediklerini, bunun tam bir hakimiyet ve galibiyet anını simgelediğini belirtir. Angelika Neuwirth, surenin ritmik yapısında bu fiilin bir "durak" ve "yerleşme" anı sunduğunu, önceki ayetlerdeki hızlı akışın (koşu, kıvılcım, toz) bu kelimeyle hedefe kilitlendiğini ve mekânsal bir derinlik kazandığını savunur. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), fiilin çoğul dişil kalıpta (atlara atıfla) gelmesinin, bu merkeze dalışın bir bütünlük ve kararlılık içinde gerçekleştiğini, eylemin ani ve sarsıcı etkisinin "vesatne" lafzıyla mühürlendiğini vurgular.

        Cem'an (جَمْعًا)

        İbn Fâris, kelimenin kökü olan c-m-a (c-m-a) harflerinin "dağınık olan unsurları bir araya getirmek, toplamak ve bir bütün oluşturmak" manasına geldiğini belirtir. "Cem" kelimesinin bu bağlamda, karşı tarafta bekleyen veya baskına uğrayan insanların oluşturduğu kalabalığı, orduyu veya topluluğu ifade ettiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, "cem" kavramının sadece sayısal bir çokluğu değil, aynı zamanda bir amaç doğrultusunda veya bir mekanda birleşmiş bir kütleyi temsil ettiğini, ayette bu kelimenin mef'ul (nesne) olarak gelerek "topluluğun tam içine dalınan hedefi" nitelediğini söyler. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin Cahiliye dönemi sosyal yapısındaki karşılığına dikkat çekerek, bunun baskın yapılan kabilenin ana gövdesi veya savaş meydanında toplanmış askeri birlik olduğunu, saldırının tekil bireylere değil, organize bir kitleye yönelik gerçekleştiğini belirtir. Toshihiko Izutsu, kelimenin semantik alanında "bütünlük" fikrinin baskın olduğunu, "cem" ifadesinin saldırıya uğrayan tarafın o anki savunma bütünlüğünü veya sayıca üstünlüğünü yansıttığını, süvarilerin ise bu bütünlüğü (cem) parçaladığını ifade eder. Angelika Neuwirth, "cem'an" kelimesinin belirsiz (nekra) ve tenvinli gelmesinin, o kalabalığın mahiyetine dair dehşet verici bir belirsizlik ve büyüklük hissi uyandırdığını, görsel tablonun bu son kelimeyle tamamlandığını savunur. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin filolojik tahlilinde, eylemin (dalma/ortalamama) nesnesi olarak "cem"in seçilmesinin, saldırının ne kadar derin ve etkili olduğunu, düşman grubun tam kalbinin hedef alındığını göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtir.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X