Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Âdiyât Sûresi, 1. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Âdiyât Sûresi, 1. Ayet

    وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Vel-’âdiyâti dabhâ(n)

    Yorum

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Yemin olsun nefes nefese koşanlara;"

      Ali (kerremallâhu vecheh) ve Abdullah (radıyallahu anhumâ) “ve’l-âdiyâti dabhan” (وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا) ve akabinde gelen âyetlerin deve hakkında olduğunu söylemişlerdir, İbn Abbâs (radıyallahu anh) ve yorumculardan daha başkaları ise at hakkında olduğunu ifade etmişlerdir. Ne var ki Ali (radıyallahu anh) Bedir günü vuku bulan olaydan bahsedildiğini belirtir. İbn Mesûd (r.a.) ise hac esnasında olduğunu bildirmiştir. Maksadın at olduğunu söyleyenler şöyle dediler: Bu Hz. Peygamberin (a.s.) göndermiş olduğu bir seriyye hakkında idi. Haberi gecikmişti. Bu yüzden Hz. Peygamber üzülmekteydi. Bunun üzerine Cibril (a.s.) onun âyette belirtilen nitelikteki haberi getirdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) ve müminler sevindi.

      İbn Abbâs’ın (r.a.) dediği gibi seriyye ve at hakkında ise o takdirde yeminin yorumu birkaç şekilde yapılabilir. Birincisi: Bu gayba dair bir bilgidir. Çünkü kimse onların durumunu bilmiyordu. Atların hallerinin bu şekilde tasvir edilmesi ancak gökten gelen vahiyle ya da bizzat gören birinin müşahedesiyle olabilirdi. Onlara tanıklık eden hiçbir kimse yoktu buna rağmen Hz. Peygambere (a.s.) onların durumu bildirilmişti. Daha sonra durumun, aynen Hz. Peygamberin bildirdiği gibi olduğu onlar nezdinde ortaya çıkmıştı. Bu şekilde anladılar ki o Resûlullah’tır. Ve o bütün bunları ancak Allah Teâlâ’dan kendisine gelen vahiy yoluyla bilebilmektedir. Bu ise onun peygamberliğine işaret eden en büyük mûcizelerden biridir.

      Yahut yemin, atların şiddeti, kuvveti ve gözlerinin keskinliğine yapılmıştır. Öyle ki ayın olmadığı, ışığın bulunmadığı kapkaranlık gecede dörtnala gidebilmekte, koşmasının şiddetinden toynaklarının taşlara şiddetle vurmasından etrafa kıvılcımlar saçılmaktadır. İnsanın düz bir yerde bile yapamadığı bir şeyi o gece karanlığında üstelik de inişli çıkışlı engebeli yerlerde yapabilmekte, koşmasının şiddetinden tozu dumana katmakta, düşmanın ortasına dalmaktan çekinmemektedir.

      Ya da düşmanlarının en gafil olduğu sabah vaktinde onlara baskın yapmakta iradelerinin bulunmasını ve maksatlarının gerçekleşmesini hatırlatmaktadır.

      Sonra nefes nefese koşan ve arkasından kıvılcım saçan vb. gibi özelliklerle anılan atlara yemin etmesinde üç müjde bulunmaktadır. Birincisi onlar için üzücü bir hadise olmamıştır. İkincisi düşmana baskın vardır. Üçüncüsü de onlar düşmana dalmışlardır.

      Maksadın deve olduğu kanaati taşıyanlar ise bunun hac mevsiminde vuku bulunduğunu söylerler. Onların seyrinin hızlı olduğunu ve karanlık gecelerde, vadiler, inişler ve yokuşlarla dolu yollarda onların koşmalarının şiddetini tasvir etmiş olur.​

      Yorum

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Âdiyât (العاديات)

        İbn Fâris, Mu'cem Mekâyîsi'l-Luğa adlı eserinde kelimenin kökü olan ayn-dal-vav (a-d-v) harflerinin temel olarak sınırları aşmak, ileri gitmek ve hızlıca koşmak anlamlarına geldiğini belirtir; bu ayet bağlamında savaşta hızla ve sınır tanımaz bir biçimde koşan atları ifade ettiğini vurgular. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât sözlüğünde kelimenin kökenini hızlı hareket etmek ve seğirtmek olarak tanımlar, ayetteki kullanımının nefes nefese kalacak kadar efor sarf ederek koşan savaşçı atlarına işaret ettiğini detaylandırır. Celaleddin el-Suyuti, tefsir aktarımlarında bu kelimenin şiddetle savaş alanına atılan atları temsil ettiğini, bazı erken dönem rivayetlerde hacca veya savaşa giden develer olarak da yorumlandığını ancak ağırlıklı görüşün hücum eden atlar yönünde olduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, İslam öncesi Arap şiiri ve akın (gazve) kültürünün sosyolojik bağlamını ele alarak, kelimenin Bedevi Arap hayatının ve hayatta kalma mücadelesinin merkezinde yer alan, sabah baskınlarında kullanılan savaş atlarına atıfta bulunduğunu, kelimenin dönemin muhatapları için doğrudan askeri ve ekonomik bir gerçekliği imgelediğini ifade eder. Angelika Neuwirth, erken dönem Mekke surelerindeki yemin kümelerini fonetik ve yapısal olarak incelerken, kelimenin Bedevi akınlarının çarpıcı imgelerini veya eskatolojik/apokaliptik bir hücumu çağrıştırdığını, Arapça okunuşundaki ritmik ahengin, atların dörtnala koşma eylemini ve ayak seslerini dilbilimsel bir musiki olarak yansıttığını öne sürer. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin anlamsal boyutlarına odaklanarak, durağanlığın zıttı olan yoğun, durdurulamaz bir ileriye doğru itici gücü, canlılığı ve yüksek bir hücum enerjisini ifade ettiğini belirtir.

        Dabhan (ضَبْحًا)

        İbn Fâris, kelimenin kökü olan dat-ba-ha (d-b-h) harflerinin, atların hızlı koştuklarında ve yorulduklarında göğüslerinden gelen nefes nefese kalma durumunu ve çıkardıkları hırıltılı sesi kaydeder; bu sesin diğer hayvan seslerinden (örneğin kişneme veya havlama) etimolojik olarak farklılaştığını ve özellikle savaşta efor sarf eden atlara (nadir durumlarda tilki gibi hayvanlara) özgü bir soluma sesi olduğuna dikkat çeker. Râgıb el-İsfahânî, bu etimolojik temele katılarak kelimenin şiddetle koşan bir atın göğsünden gelen soluması olduğunu, kelimenin fonetik yapısının (dabh) ağır ve hırıltılı nefes alma sesini doğrudan taklit eden ses yansımalı (onomatopeik) bir nitelik taşıdığını, kelimenin lafzı ile manası arasındaki bu uyumun cümlenin etkisini artırdığını ifade eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), Kur'an'ın edebi ve üslup analizini yaptığı et-Tefsîrü'l-Beyânî adlı eserinde, kelimenin çıkardığı akustik tınının savaş alanının canlı ve işitsel bir tablosunu çizdiğini, hücuma geçen bineklerin yorgunluğunu, hararetini ve eforunu kökün bu ses yansımalı kalitesi aracılığıyla okuyucunun zihnine adeta kazıdığını vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Bedevi baskın kültürüyle olan kopmaz bağlantıya dikkat çekerek, baskın yapan atların çıkardığı bu nefes nefese sesin (dabh), sabah saldırısının amansız sürprizliğini, hızını ve gerilimini gösterdiğini, böylece surenin girişindeki yeminin dramatik ve psikolojik etkisini zirveye taşıdığını belirtir.

        Yorum

        İşleniyor...
        X