قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَاماً وَحَلَالاًۜ قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Yunus Sûresi, 59. Ayet
Daralt
X
-
De ki: Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir kısmını helâl bir kısmını haram saymanıza ne demeli? De ki: Buna Allah mı izin verdi yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz?
De ki: Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeyler... Muhtemelen Cenâb-ı Hak buradaki indirme fiilini göğe nispet etmektedir. Her ne kadar rızıkları yetiştiren toprak ise de, onların vasıtaları gökle ilgilidir, ürünün yetişmesi, çardakların olgunlaşması, hülasa her şeyin yetişip olgunlaşması gökten gelen (güneş ve yağmur) vasıtalar sayesindedir. Rızıkların vasıtaları tabiri ile, toprakta bitkinin yetişmesini sağlayan yağmur gibi vasıtaları kastediyorum; insanların ve hayvanların gıdası olarak ortaya çıkan her şey onun sayesinde yetişmektedir. Aynı şekilde ürünün yetişmesini, çardakların ve her türlü meyvenin olgunlaşmasını sağlayan güneşi kastediyorum. İşte bundan dolayı Cenâb-ı Hak, az önce söylediğimiz gibi indirme fiilini göğe nispet etmektedir. Nitekim bir âyet-i kerîmede de şöyle buyurur: "Rızkınız ve size vâdedilenler göktedir". Yani rızıklarınızın bizzat kendileri değil, vasıtaları göktedir. Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeyler meâlindeki ifade, Allah'ın sizin için yarattıkları anlamına da gelebilir. Böyle Allah'a nispet edilen her şey, ancak onu yaratmış olması itibariyle nispet edilmiştir. Yani onları indirerek yarattı. Nitekim başka bir âyette şöyle buyurur: "Hayvanlardan da sizin için sekiz eş indirdi" . Yani zikretmiş olduğu hayvanları sizin için yarattı. En doğrusunu Allah bilir.
Onlardan bir kısmını helâl bir kısmını haram saymanıza ne demeli? Bazıları dedi ki: Bundan maksat, Enâm ve Mâide sûrelerinde sözü edilen ve insanların kendilerine haram kıldıkları bahîre, sâibe, vasîle gibi hayvanlardır. Onlardan bir kısmını taptığınız putlara adayarak kendinize haram kılıyorsunuz. Yani onlar bu hayvanları putlara adamışlardı. Bunlar Enâm sûresinde belirtilmiştir: "Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar". Bu âyette ve devam eden âyetlerde bu hayvanları belirtmiştik. En doğrusunu Allah bilir.
De ki: Buna Allah mı izin verdi yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz? Yani haram kıldığınız şeylerin haramlığına, helâl kıldıklarınızın helâlliğine Allah mı izin verdi, yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz? Aksine Allah adına siz hüküm veriyorsunuz. Bu sûre, Mekkeliler'le yapılan tartışma üzerine onlara karşı delil olarak inmiştir. Onlar peygamberlere ve kitaplara inanmıyorlardı. Halbuki bir şeyin haram veya helâl olduğu bilgisine ancak peygamberler, kitaplar ve Allah'tan gelen haber ile ulaşılır. Onlar ise bunların hiçbirine inanmıyorlardı. Öyleyse helâl veya haram olduğu bilgisine ulaşma vasıtalarına inanmadığınız halde nasıl helâl ve haram kılabilirsiniz? Size helâl olan bir şeyi nasıl haram kılar, haram olan şeyi de nasıl helâl sayarsınız? Bu âyette Cenâb- Hak onların akılsızlıklarını, inatçılıklarını ve Allah'a yaptıkları iftiraları haber vermektedir. Onlar Allah'a bile iftiraya cüret ettiklerine göre başkalarına daha rahat iftira ederler. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
kul (قُلْ)
İbn Fâris, Mekâyîsu'l-Luga eserinde k-v-l kökünün temel anlamının "bir fikri veya iradeyi sese ve lafza dönüştürmek" olduğunu belirtir. Bu kök, bir kanaatin dış dünyaya beyan edilmesini ifade eder.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetin başındaki bu emri, peygamberin muhataplarını "kendi tutarsızlıklarıyla yüzleşmeye" davet eden bir ilahi talimat olarak değerlendirir. Öztürk'e göre "De ki", müşriklerin rızık konusundaki keyfi yasaklamalarına karşı peygamberin elinde mutlak bir hakikatin bulunduğunu ve bu hakikatin ilahi bir otoriteye dayandığını gösteren bir başlangıç vurgusudur.
ereeytüm (أَرَأَيْتُمْ)
İbn Fâris, r-e-y kökünün "gözle görmek, bilmek ve bir görüşe sahip olmak" anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "ereeytüm" (Gördünüz mü?) kalıbının burada fiziksel bir görmeden ziyade "Bana haber verin, düşünün, şu durumun farkında mısınız?" anlamında bir "bilgilendirme ve sorgulama" kalıbı olduğunu açıklar. Bu yapı, muhatabı zihni bir muhakemeye zorlayarak onları içine düştükleri mantık hatasıyla (Allah'ın helal kıldığını haram saymalarıyla) yüzleştirmeyi amaçlar.
enzela (أَنْزَلَ)
İbn Fâris, n-z-l kökünün temel anlamının "yukarıdan aşağıya doğru iniş, bir yerde konaklama ve ikram" olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "inzâl" (indirme) eylemini "yüce bir makamdan (ilahi mertebeden) aşağıya (beşer seviyesine) bir nimeti veya bilgiyi ulaştırmak" olarak açıklar. Ayette rızık için bu fiilin seçilmesi, rızkın tesadüfi bir oluşum değil, bizzat Allah'ın lütfuyla gökten veya ilahi irade katından gönderilen bir "ikram" olduğunu tescil eder.
Arthur Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qur'an eserinde bu kelimenin teknik bir teolojik terim olarak "ilahi bağış" (divine bestowal) anlamında merkezi bir rol üstlendiğini ifade eder. Jeffery'ye göre bu kullanım, nimetin kaynağının beşer değil, aşkın bir güç olduğu fikrini pekiştirir.
rızk (رِزْقٍ)
İbn Fâris, r-z-k kökünün "sürekli olan nasip, bağış ve faydalanılan her şey" anlamına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "rızık" kavramını "canlıların hayatiyetini devam ettirmesi için onlara verilen maddi ve manevi imkanlar" olarak tanımlar. Râgıb'a göre rızık, Allah'ın kullarına olan kesintisiz ikramıdır; ayette bu kelimenin belirsiz (nekira) gelmesi, her türlü yiyecek ve imkanın bu kapsamda olduğunu gösterir.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki "rızık" vurgusunun müşriklerin "bahîra", "sâibe" gibi isimlerle bazı hayvanları ve gıdaları keyfi olarak haram kılmalarına karşı bir itiraz olduğunu belirtir. Öztürk'e göre rızık, mülkiyetin gerçek sahibi (Allah) tarafından serbest bırakılmışken, insanların bu alan üzerinde kısıtlama yapması "ilahi lütfa müdahale" olarak değerlendirilir.
harâmen (حَرَامًا) ve halâlâ (حَلَالًا)
İbn Fâris, h-r-m kökünün "yasaklamak, engellemek ve bir şeyin dokunulmazlığı/kutsallığı (hürmet)"; h-l-l kökünün ise "bir bağı çözmek, serbest kalmak ve pürüzsüzleşmek" anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "haram"ı yasal veya ahlaki bir sınırın ötesine geçişin yasaklanması, "helal"i ise üzerindeki yasak bağının çözülerek serbest bırakılması olarak tanımlar. Ayette müşriklerin rızkı bu iki kategoriye ayırmaları (fe-cealtüm minhu harâmen ve halâlâ), onların kendilerini "yasa koyucu" (şâri') yerine koyduklarını ifade eden bir yergi cümlesidir.
Toshihiko Izutsu, Kur'an'da Etik Terimler çalışmasında bu iki kelimeyi cahiliye döneminin "etik-hukuki kodları" olarak inceler. Izutsu'ya göre müşrikler, kabilevi geleneklere dayanarak bazı rızıkları "haram" (mukaddes/yasak) kılıyordu; Kur'an ise bu isimlendirmenin ilahi bir dayanağı olmadığını, dolayısıyla "batıl" olduğunu ilan eder.
ezine (أَذِنَ)
İbn Fâris, e-z-n kökünün "işitmek, kulak vermek ve bir şeye rıza gösterip yol vermek (izin)" anlamlarına geldiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî, "izin" kavramını "bir engelin kaldırılması ve bir eylemin yapılmasına rıza gösterilmesi" olarak tanımlar. Ayetteki "Allah mı size izin verdi?" (âllâhu ezine lekum) sorusu, helal ve haram belirleme yetkisinin münhasıran Allah'a ait olduğunu, O'nun izni olmadan yapılan her belirlemenin hükümsüz olduğunu vurgulayan bir "reddiye"dir.
tefterûn (تَفْتَرُونَ)
İbn Fâris, f-r-y kökünün temel anlamının "bir şeyi kesmek, bir parçayı bütünden ayırmak ve bir şeyi yoktan uydurmak/yapmak" olduğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî, "iftira"yı "yalanın en ileri derecesi" olarak tanımlar. Bu, bir haberi sadece yanlış vermek değil, aslı olmayan bir şeyi kasten "kurgulayarak" birine (burada Allah'a) nispet etmektir. Ayetin sonundaki "Allah'a mı iftira ediyorsunuz?" (em alallâhi tefterûn) sorusu, müşriklerin kendi uydurdukları haramları Allah'ın emriymiş gibi sunmalarının en ağır ahlaki ve dini suç olduğunu ilan eden sarsıcı bir finaldir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla