اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Vâkıa Sûresi, 4. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: vakıa suresi 4. ayet, sarsıntı, vakıa 4, vakıa suresi, yükseltme, ufalanma, alçaltma, arz
-
"Yer şiddetle sarsıldığı zaman;"
Bu İlâhî beyan da bir soru üzerine söylenmiştir. Sanki kâfirler kıyametin vasfını ve onun mutlaka vuku bulacağını müminlerden duyduklarında “ne zaman vuku bulacak” diye sormuşlar, işte bunun üzerine de Yer şiddetle sarsıldığı zaman cevabı gelmişti. Bu, "Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığı zaman” mealindeki âyet gibidir; yer şiddetle sarsılır ve içindekileri dışarı atar.
Yorumu Yorumla
-
Ruccet (رُجَّتِ)
İbn Fâris, bu fiilin kökeni olan "r-c-c" kökünün sarsılmak, şiddetle hareket etmek ve gidip gelmek (titremek) gibi temel fiziksel eylemleri ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "recc" kavramının ağır ve bütünleşik bir cismin art arda ve şiddetle sarsılması anlamına geldiğini, ayette yeryüzünün bilinen durağanlığını tamamen kaybederek yapısal bir yıkıma uğramasını anlattığını vurgular. Celaleddin el-Suyuti, fiilin edilgen (meçhul) yapıda kullanılmasının, bu kozmik sarsıntının dünyevi bir doğa olayından değil, karşı konulamaz ilahi bir müdahaleden kaynaklandığını ve yeryüzünün bu dışsal güç karşısındaki mutlak acziyetini gösterdiğini kaydeder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin fonetik yapısına dikkat çekerek, şeddeli okunan "cim" (c) harfinin yarattığı vurgulu ve sürtünmeli sesin yerkabuğunun şiddetli kırılmasını ve sarsıntısını adeta işitsel olarak taklit ettiğini, böylece kıyamet dehşetinin sese dayalı bir ahenkle muhataba hissettirildiğini savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, eskatolojik bir tasvir olan bu sarsıntının, yeryüzünün yerçekimi ve yapısal bütünlüğünün tamamen çöküşünü simgelediğini, olayın boyutunun sıradan bir deprem algısının çok ötesinde ontolojik ve nihai bir altüst oluş olduğunu analiz eder. Angelika Neuwirth, Mekke dönemi metinlerinde bu tür şiddetli sarsıntı bildiren fiillerin, muhatabın maddi dünyaya ve onun kalıcılığına dair duyduğu yersiz güven duygusunu parçalamak amacıyla özel bir retorik strateji olarak seçildiğini ifade eder.
El-Ard (الْأَرْضُ)
İbn Fâris, "e-r-d" kökünün temel etimolojik anlamının aşağıda olan, alçakta bulunan, taban ve ayak basılan zemin olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, göğün zıddı olarak insanın yerleşim alanı olan yeryüzünü tanımlayan bu ismin, söz konusu ayetin bağlamında ontolojik işlevini yitirdiğini; varoluşundan beri sahip olduğu güvenli bir sığınak ve sabit bir mekan olma vasfını tamamen kaybederek kozmik felaketin merkez üssü haline geldiğini analiz eder.
Raccen (رَجًّا)
Râgıb el-İsfahânî, kelimenin kendi fiilinden sonra bir masdar (mef'ul-i mutlak) olarak gelmesinin, sarsıntının şiddetini, korkunçluğunu ve boyutunu maksimize etme işlevi gördüğünü, bunun insan tahayyülünün ve dünyevi tecrübelerin tamamen ötesinde mutlak bir şiddete işaret ettiğini belirtir. Celaleddin el-Suyuti, aynı kökten gelen bu kelimenin cümlenin sonunda tekrar edilmesinin dilbilgisel bir pekiştirme (te'kid) olduğunu, sarsıntı eyleminin mecazi bir ifade veya basit bir mecaz-ı mürsel olmayıp somut, kesin ve eşi benzeri görülmemiş bir fiziksel gerçeklik olarak yaşanacağını kaydeder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu gramatikal vurgunun ve "r-c-c" kökünün tekrarlanmasının, kıyamet gününün dehşetini muhatabın psikolojik algısına sarsılmaz bir biçimde yerleştirmeyi amaçlayan kurani bir anlatım sanatı olduğunu, yeryüzünün varlıksal formunu kaybetmeye giden sürecinin bu vurucu ritimle zihinlere kazındığını analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla