اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Vâkıa Sûresi, 1. Ayet
Daralt
X
-
"Büyük olay gerçekleştiği zaman;"
Vâkıa Kelimesinin Anlamı
Doğrudan böyle bir hitapla söze başlanması uygun değildir, buna göre âyet, belirtilmeyen bir soru ve hitabın cevabıdır. Muhtemelen müminler kendi aralarında âhirette verileceği vâdedilen güzellikleri konuşuyorlardı, o sırada kâfirler onlara soruyor: Bu güzellikler size ne zaman verilecek? Onlar da Büyük olay gerçekleştiği zaman cevabını veriyorlar. Nitekim insan birine, şu iş ne zaman olacak, diye sorduğunda, karşısındaki ona, şu iş olduğunda diye cevap verir. Dolayısıyla bu ifade, sorulan sorunun cevabıdır. Kuranda bu şekilde geçen bütün âyetler böyle yorumlanır. Meselâ “Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığı zaman” meâlindeki âyet de böyledir. Buradaki “vâkıa” (الْوَاقِعَةُ) kelimesini şöyle yorumlamak mümkündür: Sevap ve ceza günü geldiğinde; dolayısıyla buradaki “vâkıa” kelimesi sevap ve cezadan kinâyedir. “Vâkıa” kelimesinin, kıyâmet, saat ve benzerleri gibi ölümden sonra dirilme gününün ismi olması da mümkündür. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
Veka'at (وَقَعَتِ)
İbn Fâris, bu fiilin türediği "v-k-a" kökünün, bir şeyin yukarıdan aşağıya düşmesi, inmesi ve bir yere yerleşip sabitlenmesi temel anlamlarını taşıdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "vukû" kelimesinin aslen bir cismin ağır ve sarsıcı bir şekilde düşmesi anlamına geldiğini, bağlam içerisinde bu fiilin kaçınılmaz ve dehşetli bir şekilde gerçekleşecek olan büyük kozmik olayın meydana gelmesini ifade ettiğini vurgular. Celaleddin el-Suyuti, ayetteki eylemin mazi (geçmiş zaman) kipiyle "veka'at" şeklinde kullanılmasının, henüz gerçekleşmemiş bir geleceği anlatsa da olayın şüphesizliğini ve kesinliğini pekiştirdiğini aktarır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, eskatolojik sahneleri tasvir eden bu fiilin geçmiş zaman formuyla sunulmasının, muhatabın zihninde olayın mutlak surette vuku bulacağı, hiçbir kaçışın veya geri dönüşün olmayacağı yönünde sarsıcı bir kesinlik ve psikolojik etki yaratmayı amaçladığını analiz eder.
El-Vâkıa (الْوَاقِعَةُ)
İbn Fâris, kelimenin etimolojik kökeni itibarıyla vuku bulması engellenemeyecek, inkar edilmesi veya önüne geçilmesi mümkün olmayan mutlak durum ve olay anlamına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin başındaki harf-i tarifin (el- takısı) bilinen ve dehşeti tüm insanlık tarafından bizzat tecrübe edilecek olan o spesifik nihai güne işaret ettiğini, "vâkıa"nın sözlük anlamı olarak "düşen, vuku bulan şey" demek iken bu bağlamda mutlak felaket ve kıyamet anlamında ismileştiğini açıklar. Celaleddin el-Suyuti, "el-Vâkıa" kelimesinin doğrudan kıyamet gününün özel isimlerinden (alem) biri haline geldiğini ve Kur'an'ın bu terimi dehşet verici sonun kaçınılmaz bir hakikat olduğunu bildirmek için bir sıfat-isim olarak kullandığını kaydeder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ahiret inancı terminolojisinde bu tür kelimelerin, sıradan fiziksel eylemleri (düşme, çarpma) anlatan köklerden türetilerek, kozmik ve dünya düzeninin aniden yıkılışını anlatan sarsıcı ve teknik terimlere dönüştürüldüğünü, "el-Vâkıa"nın da aniden başa çöken bu ontolojik çarpışmayı temsil ettiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu ismin varoluşsal bir gerçeklik olarak insanın ve evrenin üzerine aniden çökecek olan nihai sonu ve bu sonun ontolojik mahiyetini anlamsal olarak bünyesinde barındırdığını ifade eder. Angelika Neuwirth, Mekke dönemi surelerinin ritmik ve retorik yapısı içinde "el-Vâkıa" gibi vurucu terimlerin, dinleyiciyi yaklaşan kozmik yıkıma karşı teyakkuzda tutmak için seçildiğini ve kelimenin ses bilimsel (fonetik) yapısının da bu ani düşüş ve çarpma hissini desteklediğini savunur.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla