Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Tûr Sûresi, 39. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Tûr Sûresi, 39. Ayet

    اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَـكُمُ الْبَنُونَۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Em lehu-lbenâtu ve lekumu-lbenûn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Kız çocuklar O’na, erkek çocuklar da size öyle mi?”

      Bu âyet-i kerîme, daha önceki âyetler gibi değildir, çünkü önceki âyetler Resûlullah (s.a.) ile onlar arasındaki karşılıklı sözlerle ilgili idi. Bu âyet ise doğrudan doğruya Allah ile ilgili olup onların söyledikleri “Melekler Allah’ın kızlarıdır” sözleri hakkındadır. Cenâb-ı Hak, bunu söyleyen insanların şöyle yaptıklarını da haber vermektedir: “Onlardan birine bir kız müjdelendiğinde, öfkelenerek yüzü mosmor kesilir”. Allah Teâlâ burada onların, kendilerine nispet edildiğinde öfkelenerek mosmor kesildikleri kız çocuklarını Allah’a nispet ederek nasıl beyinsizce davrandıklarını haber vermektedir. Bununla da Resûlullah’ın (s.a.) gönlünü teskin etmekte ve onların eziyetlerine karşı sabırlı olmasını telkin etmektedir. Yani onlar benim hakkımda bile bu türlü sözler söylüyorlar, senin hakkında söylediklerine karşı da sabırlı ol! En doğrusunu Allah bilir. Bu âyet-i kerîme, onların Resûlullah (s.a.) ile tartıştıkları bir konu ile ilgili de olabilir. Bu durumda âyetin mânası şöyle olur: Yoksa kızlar Resûlullah’ın (s.a.) da erkekler sizin olduğu için mi ona tâbi olmaya yanaşmıyorsunuz? En doğrusunu Allah bilir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Em (أَمْ)

        İbn Fâris, bu edatın temel olarak bir konudan veya durumdan diğerine geçiş yapmak (idrab), muhatabı seçenekler arasında bırakmak veya bir iddiayı reddedip diğerinin çelişkisini sorgulamak amacıyla kullanıldığını dil bilimsel kurallarla açıklar. Râgıb el-İsfahânî, "em" edatının burada "yoksa" manasına gelerek, önceki ayetlerdeki felsefi ve epistemolojik sorgulamalardan vazgeçip, müşriklerin teolojik ve sosyolojik çelişkilerine dair o meşhur iddialarına geçişi sağlayan anlambilimsel bir köprü işlevi gördüğünü belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, surenin retorik kurgusu içinde peş peşe gelen "em" edatlarının, müşrik aklını her yönden kuşatan, kaçış yollarını kapatan ardışık bir sorgulama (istifham-ı inkârî) zinciri olduğunu; bu ayette ise sıranın onların en absürt ve en kibirli inançlarına geldiğini anlambilimsel olarak değerlendirir.

        el-Benâtu (الْبَنَاتُ)

        İbn Fâris, b-n-y kökünün temel manasının bir şeyi inşa etmek, yapı kurmak ve üst üste koymak olduğunu; evlatların da nesli, kabileyi ve aileyi inşa eden temel yapı taşları olmasından dolayı kız (bint) veya erkek (ibn) çocuklara bu ismin verildiğini dil bilimsel verilerle açıklar. Râgıb el-İsfahânî, kelimeyi insanın soyunu devam ettiren kız çocukları olarak tanımlar; ayetteki bağlamının, müşriklerin melekleri Allah'ın kızları olarak görme şeklindeki asılsız mitolojik inançlarına doğrudan bir atıf olduğunu belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin Sami dilleri havzasındaki ortak akrabalık terminolojisinin bir parçası olduğunu; Süryanice "bartâ" ve İbranice "bat" kelimeleriyle aynı kökenden gelerek antik çağ Ortadoğu coğrafyasında köklü bir kullanıma sahip olduğunu detaylandırır. Toshihiko Izutsu, kelimenin Kur'an semantiğinde cahiliye döneminin çelişkili teolojisini deşifre etmek için kullanıldığını analiz eder; pagan Arap toplumunda bir utanç vesilesi sayılarak diri diri toprağa gömülen "kız çocukları"nın, aynı toplum tarafından yaratıcı güce (Allah'a) nispet edilmesinin yarattığı o devasa ontolojik ve psikolojik tutarsızlığı derinlemesine inceler. Prof. Dr. Sadık Kılıç, b-n-y kökünden gelen bu kelimenin yaratıcıya isnat edilmesinin mutlak tevhid inancına yapılmış ontolojik bir saldırı olduğunu; ilahi makamın her türlü cinsiyetten, üreme eyleminden ve insani özellikten münezzeh olduğu gerçeğinin, bu kelime üzerinden müşrik aklına çarpıldığını anlambilimsel bir düzlemde detaylandırır.

        Lekumu (لَكُمُ)

        İbn Fâris, başa gelen "lam" harfinin mülkiyet, tahsis, hak etme ve aidiyet bildirdiğini; yanındaki "kum" (siz) zamiriyle birleşerek bir şeyin doğrudan muhatabın tasarrufuna ve seçimine ayrıldığını dil bilimsel kurallarla izah eder. Râgıb el-İsfahânî, bu yapının bir nesnenin veya durumun kişinin kendi iradesiyle kendisine mal edilmesini nitelediğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, bu aidiyet zarfının kullanımının, müşriklerin bencil ve çıkarcı doğasını yansıttığını; toplumda değerli ve güçlü gördükleri şeyleri kendilerine (lekum), zayıf ve değersiz gördükleri şeyleri ise Allah'a layık görmelerindeki o kaba cüretkarlığı anlambilimsel olarak deşifre ettiğini ifade eder.

        el-Benûn (الْبَنُونَ)

        İbn Fâris, b-n-y kökünün temel anlamının inşa etmek olduğunu; erkek çocukların (ibn/benûn) Arap toplumunda kabilenin fiziki ve askeri gücünü, soyun devamlılığını inşa eden asıl unsurlar olarak görüldüğünü dil bilimsel verilerle açıklar. Râgıb el-İsfahânî, kelimeyi neslin taşıyıcısı, gücün ve statünün sembolü olan erkek çocuklar olarak tanımlar; ayetteki kullanımının, müşriklerin toplum içindeki iktidarlarını erkek çocuk sayısıyla ölçtükleri o kabileci sosyolojiye bir eleştiri olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi bağlamını inceleyerek; ayetin bir tarafında "el-benâtu" (kızlar), diğer tarafında "el-benûn" (erkekler) kelimelerinin yer almasının muazzam bir tezat (tıbak) sanatı oluşturduğunu, bu edebi zıtlığın müşriklerin zihnindeki o hastalıklı cinsiyetçi ayrımcılığı ve teolojik adaletsizliği tek bir kısa cümlede özetlediğini semantik bir dille vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bu ayetteki bağlamının, cahiliye aklının ataerkil kibrini paramparça eden bir teolojik ironi taşıdığını; "en iyisi sizin, en kötüsü Allah'ın mı?" şeklindeki bu retorik sorunun, onların tanrı tasavvurlarının ne kadar sığ, antropomorfik (insan biçimci) ve tamamen kendi sosyolojik ön yargılarından ibaret olduğunu anlambilimsel olarak kanıtladığını detaylandırır.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X