وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Tûr Sûresi, 25. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: dünya korkusu, tur suresi, hizmetçiler, tur suresi 25. ayet, karşılıklı sohbet, tur 25, aile şefkati, saklı inci
-
"(Cennettekiler) birbirlerine dönüp sorarlar.”
Ebû Bekir el-Keysânî şöyle dedi: Yani dünyada iken yapmış oldukları hataların durumunu sorarlar. O, hemen bunun arkasından gelen “Doğrusu biz, daha önce yakınlarımız arasındayken için için bir korku taşımaktaydık (değil mi?) meâlindeki âyetle bu görüşüne delil getirdi. Sorarlar sözünün, dünyadan sorarlar mânasına geldiği de söylenmiştir. Onların dünyada iken aleyhlerine ve lehlerine yaptıkları işlerden soracakları mânası da bunda var gibidir.
Yorumu Yorumla
-
Akbele (أَقْبَلَ)
İbn Fâris, k-b-l kökünün temel anlamının bir şeye yönelmek, yüzünü dönmek, ön taraf ve sırt dönmenin (idbar) zıddı olarak bir şeyle karşı karşıya gelmek olduğunu dil bilimsel verilerle açıklar. Râgıb el-İsfahânî, eylemi birine yüz yüze yönelmek ve tüm dikkatini ona vermek olarak tanımlar; fiilin bu ayetteki kullanımının cennet ehlinin birbirlerine sevgi, ilgi ve tam bir samimiyetle dönerek sohbete başlamalarını nitelediğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiziksel yönelişin aynı zamanda ruhsal bir durumu temsil ettiğini; dünyevi hayattaki tüm korku ve endişelerden kurtulmuş, mutlak bir güven ve huzur ortamında birbirlerine odaklanmış insanların psikolojik rahatlığını ve derin sosyal sıcaklığını yansıttığını anlambilimsel olarak ifade eder.
Ba'duhum (بَعْضُهُمْ)
İbn Fâris, b-a-d kökünün temel manasının bir bütünün parçası, bir kısmı veya cüzü olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimeyi bir topluluğun bireyleri veya parçaları olarak tanımlar; ayetteki cümlenin akışı içinde aynı kökten gelen kelimelerin "bir kısmı diğer bir kısmına" şeklinde tekrarlı bir yapıyla kullanılmasının, cennetlikler arasındaki yakınlığı, iç içeliği ve karşılıklı samimiyeti pekiştirdiğini açıklar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, b-a-d kökünün oluşturduğu bu karşılıklı yapının, ahiret boyutunda dünyevi hiyerarşilerin, yapay statü farklarının ve aradaki engellerin tamamen ortadan kalktığını; cennet ehlinin mutlak eşit, yatay ve ontolojik bir yakınlık içinde kardeşçe bir ziyafet meclisi kurduklarını semantik bir düzlemde detaylandırır.
Yetesâelûn (يَتَسَاءَلُونَ)
İbn Fâris, s-e-l kökünün temel anlamının birinden bilgi istemek, soru sormak, talepte bulunmak ve bir durumu soruşturmak olduğunu dil bilimsel kurallarla izah eder. Râgıb el-İsfahânî, fiilin "tefâul" babındaki bu formunun karşılıklı eylem bildirdiğini, karşılıklı olarak birbirine soru sormak manasına geldiğini; ayetin bağlamında cennetliklerin birbirlerine dünyadaki hallerini, atlattıkları zorlukları, amellerini ve ulaştıkları bu eşsiz ilahi nimetin hikayesini neşeyle ve şükürle sormalarını ifade ettiğini belirtir. Toshihiko Izutsu, Kur'an semantiğinde "soru sorma" eyleminin uhrevi mekanlara göre değişen teolojik işlevini analiz eder; cehennem tasvirlerindeki karşılıklı sorgulamanın husumet, suçlama ve varoluşsal bir kriz taşıdığını, cennet boyutundaki bu "yetesâelûn" halinin ise mutlak kurtuluşun sevincini paylaşma, ilahi lütfu yâd etme ve ontolojik bir huzur sohbeti niteliği taşıdığını derinlemesine inceler. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin morfolojik yapısındaki uzatmanın (med) ve akıcılığın, cennet meclislerindeki o telaşsız, keyifli ve bitmesi istenmeyen hoş sohbetin ritmini edebi bir ahenkle yansıttığını; buradaki soru sorma eyleminin kaygı verici bir meraktan ziyade, eskatolojik kurtuluşun tadını çıkarma ve ortak hafızayı sevinçle tazeleme amacı güttüğünü semantik açıdan vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla