قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Tâ-Hâ Sûresi, 91. Ayet
Daralt
X
-
“Şöyle cevap verdiler: ‘Mûsâ yanımıza dönünceye kadar ona tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.’”
Şöyle cevap verdiler: Mûsâ yanımıza dönünceye kadar ona tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bazıları “len nebraha” (نبرح لن) fiilinin dâhil olduğu cümleyi şöyle açıklamışlardır: Mûsâ yanımıza dönünceye kadar ona tapmaya devam edeceğiz. Buna karşılık başka bazıları da “Ona tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” mânası vermişlerdir.
[Ebû Avsece] “len nebraha” fiilinin “len nezâle” (نزال لن), yani “devam edeceğiz” anlamına geldiğini söylemiştir.
Yorumu Yorumla
-
Kâlû (قَالُوا)
İbn Fâris, Mekâyîs fi'l-Luga adlı eserinde k-v-l kökünün "ağız ve dilin hareketiyle ortaya çıkan anlamlı sesler dizisi, kelam" olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, El-Müfredât'ta eylemin çoğul formuna (vav) dikkat çeker. Harun'un rasyonel ve şefkatli "Rabbiniz Rahmân'dır" uyarısına karşı; İsrailoğullarının bireysel düşünmeyi terk edip, anında sarsılmaz ve şuursuz bir "kolektif isyan/ret cephesi" oluşturarak tek bir ağızdan konuştuklarını analiz eder.
Len nebraha (لَنْ نَبْرَحَ)
İbn Fâris, b-r-h kökünün asli anlamının "bir yerden ayrılmak, zeval bulmak, gitmek ve vazgeçmek" olduğunu belirtir. Başına gelen olumsuzluk edatıyla birlikte (mâ beriha / len nebraha) "bir eyleme veya mekana ayrılmaksızın devam etmek, süreklilik" manası kazandığını kaydeder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, Arap dilbilgisinde "len" edatının sıradan bir olumsuzluk değil, "geleceğe yönelik mutlak, kesin ve şiddetli bir ret" (te'bîd-i nefy) bildirdiğini aktarır. Kitlelerin bu gramatik yapıyı kullanarak Harun'un otoritesine karşı putperest ayinlerini "asla ve katiyen terk etmeyeceklerine" dair sarsılmaz bir inat sergilediklerini sabitler.
Toshihiko Izutsu, kavramın ontolojik ve zamansal boyutunu irdeler. İsrailoğullarının "asla bırakmayacağız" şeklindeki o kesin yeminlerinin; onların zihinlerinde Tevhid'in (soyut İlahın) geçici ve soyut bir tecrübe, putperestliğin (somut nesnenin) ise mutlak bir varoluşsal merkez olarak kodlandığını gösteren devasa bir itikadi çöküş olduğunu felsefi bir dille analiz eder.
Aleyhi (عَلَيْهِ)
İbn Fâris, a-l-y kökünden gelen edatın "üzerine, üstünlük ve bir şeye yönelim" bildirdiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî, bu yönelim zamirinin doğrudan ortaya çıkarılan altın buzağıya (ve onun etrafındaki tapınma ritüeline) kilitlendiğini kaydeder.
Âkifîne (عَاكِفِينَ)
İbn Fâris, a-k-f kökünün "bir şeye yönelip ondan hiç ayrılmamak, sürekli meşgul olmak, hapsolmak ve ibadet amacıyla bir yerde kapanmak" anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "itikaf" kavramının kalbin, bedenin ve zihnin tek bir hedefe kilitlenerek mutlak bir saygı ve huşu ile o şeye bağlanması olduğunu ifade eder. İsm-i fâil (özne) çoğul halinde kullanılarak, putperestlerin o cansız nesne karşısındaki "aktif, kesintisiz ve coşkulu tapınma hallerini" detaylandırır.
Gabriel Said Reynolds, kelimenin Antik Yakın Doğu ritüellerindeki tarihsel karşılığına odaklanır. Altın buzağı etrafında "âkif" olmalarının, sadece anlık bir sapma olmadığını; doğrudan doğruya Mısır'daki tapınaklarda Apis öküzü kültüne yapılan o kesintisiz, trans halindeki resmi tapınak ayinlerinin çölde birebir yeniden sahnelenmesi (kültistik bir ibadet formu) olduğunu teolojik bir dille analiz eder.
Dücane Cündioğlu, kelimenin estetik ve ontolojik trajedisini çözümler. Yüce ve aşkın olan Allah'a karşı özgürleşmesi gereken insan fıtratının; kendi elleriyle ateşe atıp erittiği ruhsuz ve sessiz bir metale (cesede) "kapanıp kalarak" (itikaf ederek) kendi iradesini ve insanlık haysiyetini o madene hapsetmesini varoluşsal bir "kendi kendini köleleştirme" eylemi olarak tahlil eder.
Hattâ (حَتَّىٰ)
İbn Fâris, eylemin, mekanın veya zamanın sona ereceği son noktayı (gaye ve intihâ) belirten sınır edatı olduğunu belirtir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, bu edatın, Harun'un otoritesini bütünüyle yok sayan ve itaati sadece tek bir şarta (Musa'nın gelişine) odaklayan isyankâr bir gramatik barikat işlevi gördüğünü aktarır.
Yercia (يَرْجِعَ)
İbn Fâris, r-c-a kökünün "önceki bir mekana, duruma veya başlangıç noktasına geri dönmek" anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, başındaki sınır edatının etkisiyle nasb edilen (sonu üstün okunan) bu fiilin, Musa'nın dağdan fiziksel olarak kavminin arasına iniş (dönüş) anını kesin bir beklenti ve süreyle ifade ettiğini kaydeder.
İleynâ (إِلَيْنَا)
İbn Fâris, yönelim harfi olan "ilâ" ve birinci çoğul şahıs zamirinin ("nâ" / bize) birleşimiyle, Musa'nın beklenen dönüş rotasının doğrudan onların tapındıkları o isyan alanına kilitlendiğini belirtir.
Mûsâ (مُوسَىٰ)
Arthur Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qur'an adlı eserinde ismin etimolojisini inceler ve Eski Mısırca "ms" (çocuk/doğmuş) veya İbranice "Moşeh" (sudan çıkarılan) kökenlerinden türeyen bir özel isim olduğunu filolojik olarak aktarır.
Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), cümlenin psikolojik teolojisini bu kelime üzerinden kusursuz bir şekilde okur. Harun'un onlara ısrarla "Rabbiniz o mutlak şefkat sahibi Rahmân'dır" diyerek aşkın bir İlah tasavvuru sunmasına karşılık; kitlelerin Allah'ı hiç muhatap almayıp doğrudan "Musa dönünceye kadar" demelerinin barındırdığı o devasa inanç zaafını deşifre eder. İsrailoğullarının tevhid inancının, Yaratıcı'ya değil, sadece bizzat "Musa'nın fiziksel varlığına, karizmasına ve kaba gücüne" (şahsa) dayalı olduğunu; lider yok olduğunda dindarlığın da anında yok olarak puta dönüştüğünü gösteren sarsıcı bir edebi tahlil sunar.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, siyasi itaat ile teolojik iman arasındaki bu derin yozlaşmaya dikkat çeker. Kitlelerin Harun'un rasyonel "bana itaat edin" çağrısını reddedip Musa'nın gelişini şart koşmalarının; otoriteyi sadece kaba kuvvet, öfke ve sertlikle özdeşleştiren, yumuşak huylu Harun'u ise liderden saymayan o hastalıklı "köle toplumu" siyasi refleksini sosyolojik bir perspektifle analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla