وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Tekvir Sûresi, 10. Ayet
Daralt
X
-
Suhuf (الصُّحُفُ)
İbn Fâris, s-h-f kökünün temel anlamının yaymak, genişletmek ve üzerine yazı yazılan geniş bir yüzey (sayfa, deri, papirüs) olduğunu, kelimenin ayette insanların amellerinin ve yapıp ettiklerinin kaydedildiği sayfaları ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin üzerine yazı yazılmak için hazırlanmış her türlü nesneyi tanımladığını, kıyamet gününde insanların dünyadaki yaşamlarının kayıtlı olduğu ve onlara sunulacak olan amel defterleri anlamına geldiğini aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin Sami dillerinde köklü bir geçmişe sahip olduğunu, Habeşçe veya Aramice üzerinden Arapçaya geçmiş olabileceğini belirterek, Kur'an'da yazılı metin, ilahi kayıt veya amel defterleri manasında kullanıldığını ifade eder. Angelika Neuwirth, erken Mekke dönemindeki ahiret inancını vurgulayan kitap ve kayıt metaforunun çok önemli bir parçası olan bu kelimenin, kozmik yıkımdan sonra insanların karşısına çıkarılacak bireysel sorumlulukların dökümünü temsil ettiğine dikkat çeker. Gabriel Said Reynolds, kelimenin Geç Antik Çağ dini literatüründeki ve Süryani Hristiyanlığındaki amel defterlerinin açılması konseptiyle güçlü teolojik ve linguistik paralellikler taşıdığını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin dönemin kayıt tutma ve yazılı belgeleme kültürü üzerinden ahiretteki mutlak adaleti temsil ettiğini, dünyada işlenen her eylemin silinmez bir yazılı belge gibi muhafaza edildiğini anlattığını aktarır. Prof. Dr. Hidayet Aydar, Arap dilinde yazılı metinler için kullanılan bu ifadenin ayette ilahi gözetimin, şeffaflığın ve kayıt altına alma işleminin kusursuzluğunu vurguladığını belirtir.
Nuşiret (نُشِرَتْ)
İbn Fâris, n-ş-r kökünün temel anlamının dürülen veya katlanan bir şeyi açmak, yaymak ve etrafa dağıtmak olduğunu, ayette insanların amel defterlerinin dünyadaki ömür bittikten sonra dürüldüğünü, kıyamet gününde ise herkesin önüne tekrar açılıp yayılmasını ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin kapalı ve gizli olan bir şeyin açığa çıkması, yayılması ve okunabilir hale gelmesi anlamını taşıdığını, dünyada saklı kalan eylemlerin bu sayede herkes tarafından bilinir olacağını kaydeder. Celaleddin el-Suyuti, fiilin amel sayfalarının hesap anında ilahi kudret tarafından insanın gözleri önüne serilip açılması olayını anlattığını aktarır. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), fiilin yapısına ve edebi gücüne odaklanarak, bu eylemin insanın iç dünyasının, herkesten sakladığı sırlarının ve yapıp ettiklerinin evrensel bir sahnede apaçık hale getirilmesini ve hiçbir şeyin gizli kalamayacağı bir teşhir anını edebi bir sarsıcılıkla sunduğunu belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, edilgen (meçhul) yapının, insanların kendi defterlerini açmalarından ziyade, mahşerde kurulan ilahi mahkemenin karşı konulamaz işleyişiyle amellerin ifşa edilmesini, mutlak ve mecburi bir şeffaflığı simgelediğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin insanın sırlarının faş olmasını, dünyadayken kapalı tutulan, saklanan veya unutulan tüm yaşantıların büyük bir açıklıkla gözler önüne serilmesini anlattığını, böylece çok ağır psikolojik bir hesaplaşma ve yüzleşme sahnesi kurduğunu ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla