الٓـمٓ۠
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Secde Sûresi, 1. Ayet
Daralt
X
-
Elif-Lâm-Mîm (الم)
Kur'an-ı Kerim'in Secde Sûresi'nin ilk ayetini oluşturan ve "kesik harfler" (hurûf-ı mukattaa) grubunda yer alan bu dizilim, etimolojik bir kökenden ziyade yapısal ve sembolik bağlamda klasik dönem dilbilimcileri, müfessirleri ve modern şarkiyatçılar tarafından farklı analitik çerçevelerde ele alınmıştır.
Râgıb el-İsfahânî, Kur'an kelimelerini incelediği eserinde bu harflerin Kur'an'ın icazı (benzersizliği) ile yapısal bir bağlantısı olduğunu belirtir. Ona göre bu harfler, Arap dilini oluşturan temel yapı taşlarıdır ve vahyin, Arapların bildiği bu basit harflerden teşekkül etmesine rağmen taklit edilemez oluşuna dikkat çekerek bir "tehaddi" (meydan okuma) işlevi görür.
Celaleddin el-Suyuti, vahiy bilimlerini ele aldığı eserinde bu harflere dair klasik İslam geleneğindeki analizleri tasnif eder. Celaleddin el-Suyuti'ye göre sahabe ve tabiinden gelen en güçlü dilbilimsel yaklaşımlardan biri, bu harflerin bir akronim (kısaltma) olduğudur. Erken dönem otoritelerine dayandırdığı analize göre "Elif-Lâm-Mîm" dizisi, Arapçadaki "Ene'llahu a'lem" (Ben her şeyi en iyi bilen Allah'ım) cümlesindeki kelimelerin baş harflerini (Elif: Ene, Lâm: Allah, Mîm: A'lem) temsil eden şifreli bir formdur.
Theodor Nöldeke, Kur'an'ın tarihsel arka planını incelediği çalışmalarının ilk evrelerinde, bu harflerin vahiy katiplerinin veya el yazması nüshaların sahiplerinin isimlerine işaret eden editoryal kısaltmalar olabileceği teorisini öne sürmüştür. Ancak ilerleyen dönemde bu harflerin doğrudan vahyin orijinal bir parçası ve sûrelerin belirleyici isimleri olduğu yönündeki görüşe daha fazla yaklaşarak erken dönem tezini revize etmiştir.
Arthur Jeffery, Kur'an'daki yabancı kelimeleri incelediği eserinde bu harflerin doğrudan etimolojik kökenlerini araştırmaktan ziyade, kullanım formatlarının yabancı kökenli olup olmadığını analiz eder. Arap alfabesine ait olmalarına rağmen, harflerin bu şekilde izole ve sembolik kullanımının, dönemin Süryani-Arami litürjik okuma geleneklerindeki kısaltmalarla paralellik taşıdığını savunur.
Bu litürjik metin analizini daha spesifik bir alana çeken Christoph Luxenberg (Pseudonym), Syro-Arami okumalar çerçevesinde bu harfleri etimolojik bir kelime olarak değil, Hristiyan Süryani kilise geleneğindeki ilahilerin okunması sırasında müzikal makamları (psalm tonlarını) veya ayin yönergelerini belirten harfsel sembollerin (rubriklerin) Arapçadaki kalıntıları olarak analiz eder.
Aynı metinlerarası çerçevede Gabriel Said Reynolds, "Elif-Lâm-Mîm" gibi dizilimlerin Geç Antik Çağ'daki Hristiyan el yazmalarıyla olan biçimsel ilişkisini inceler. Gabriel Said Reynolds, Süryani metinlerinde metin içi bölümleri ayırmak, duraklamaları göstermek veya okuma formatını belirtmek için kullanılan teknik kısaltmalar ile Kur'an'daki hurûf-ı mukattaa arasında tarihsel bir devamlılık olduğunu ileri sürer.
Angelika Neuwirth ise harfleri performatif bir düzlemde analiz eder. Bu harflerin anlamsal (semantik) bir kökenden ziyade akustik bir işlevi olduğunu; Antik Çağ edebi ve retorik geleneğinde dinleyicinin dikkatini toplamak, okumanın başladığını bildirmek ve dünyevi zamandan kutsal hitap zamanına geçişi işaretlemek üzere kullanılan ses sembolleri olduğunu belirtir.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, tarihselci bir zeminde bu sözcük/harf grubunu inceler. Arapların dönemsel edebi kültüründe bu tür şifreli veya kısaltmalı söylemlerin bulunduğunu, dolayısıyla "Elif-Lâm-Mîm" dizisinin nüzul ortamındaki ilk muhataplar için bütünüyle anlamsız bir form olmadığını belirtir. Batılı araştırmacıların sadece metin tenkidi odaklı yaklaşımlarını eleştirerek, bu harflerin Kur'an'ın kendi retorik dünyası içindeki meydan okuma işlevine dikkat çeker.
Dücane Cündioğlu, konuyu etimolojik bir analizden ontolojik ve semiyotik bir analize taşır. O, "Elif-Lâm-Mîm" dizisinin dildeki anlamın lafızdan bağımsızlaşarak doğrudan sembolik bir forma dönüşümünü temsil ettiğini, dildeki ses ve formun ilahi kökenine işaret eden sırlı bir yapı olduğunu felsefi bağlamda tartışır.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, tefsir ve dilbilim tarihindeki birikimi harmanlayarak bu dizilimin; isim-fiil kısaltmaları (akronim), ebced hesabına dayanan tarihsel şifreler, sûre adları veya Allah ile elçisi arasındaki özel bir dilsel kod (sır) olduğuna dair görüşleri karşılaştırmalı olarak analiz eder. Ansiklopedi, kelimelerin geleneksel etimolojik tahlillerinin ötesinde, bu dizilimin "müteşabih" (anlamı ve mahiyeti kesin olarak bilinemeyen) bir yapı olarak Arap dil kuralları ve İslam teolojisi içindeki yerini tasnif eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla