سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Saf Sûresi, 1. Ayet
Daralt
X
-
Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah'ı tesbih etmektedir, O Azizdir, Hakimdir.
Tesbih
Göklerde bulunanlar da yerde bulunanlar da Allah’ı tesbih etmektedir. Cenâb-ı Hak burada “sebbeha” (سَبَّحَ), başka yerde “yusebbihu” (يُسَبِّحُ) buyurmuştur; tâ ki O nu zikredenin yaptığı tesbihin kesintisiz olduğu bilinsin. Sebbeha, olan teşbihi, yusebbihu sonsuza kadar devam eden teşbihi ifade eder. Bu İlâhî beyanda inatçı kâfirlerin akılsız durumuna düşürülmesi anlamı vardır. Şöyle ki dünyada teşbih ve övgü, ancak teşbih edilen ve övülen kişiye yönelik olur, çünkü övgüye lâyık olandan başkası övülmez, noksanlıklardan münezzeh olmaya lâyık olandan başkası takdis edilmez. Teşbih eden kişinin takdisi ve övgüsü Allaha boyun eğmek ve O na yaklaşmak anlamına gelir, bu da onun şerefini ve üstünlüğünü artırır. Aziz ve Celil olan Allah, sanki o insanın Cenâb-ı Hakka boyun eğdiğini ve teslim olduğunu haber vermektedir. Bu da ona şeref ve güzellik kazandırmakta, dolayısıyla Allaha yaklaşmasını sağlamaktadır. Yalnız kâfirler müstesnadır, çünkü onlar -ondaki şeref, fazilet ve güzellikle birlikte- Cenâb-ı Hakk'ı tesbih etmeyi terk etmişlerdir. Başarıya ulaştıran sadece Allah'tır.
Bu âyet-i kerîme bir başka açıdan onların akılsızlıklarına da işaret etmiş olabilir. O da şudur; Cenâb-ı Hakkın mahlûkattan gelecek bir tesbihe ihtiyacı olsaydı bile, kendisini teşbih edenlerin zikri yeterli olup kâfirlerin teşbihine ihtiyaç kalmazdı. Cenâb-ı Hak, onlardan da onların teşbihinden de zaten müstağni olduğu halde, onlar teşbihi terk ettiler. Onu da sadece akılsızlıklarından dolayı yapmışlardır. En doğrusunu Allah bilir.
O Azîz’dir. Bu lafız, O’nun zatı itibariyle yüce ve üstün olduğunu ifade eder; kâfirlerin tesbihi terk etmeleri, O nu zelil etmez. O Hakîm’dir. Yani birbirine zıt varlıklarda bile kendi rablığının alâmetini ve vahdâniyetinin delilini koyması itibariyle üstün hikmet sahibidir.
Yorumu Yorumla
-
Sebbeha (سَبَّحَ)
İbn Fâris, s-b-h kökünün temel anlamının suda yüzmek, havada süzülmek veya bir şeyden uzaklaşmak olduğunu belirtir; teolojik bağlamda Allah'ı O'na layık olmayan her türlü eksiklikten tenzih etmek ve uzak tutmak anlamını taşıdığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "sebh" kelimesinin suda veya havada hızla hareket etmek anlamına geldiğini, dini terminolojide ise ibadette ve Allah'ı noksanlıklardan arındırmada gösterilen çabukluk ve süreklilik olarak kullanıldığını vurgular. Arthur Jeffery, kelimenin orijinal Arapça "yüzmek/uzaklaşmak" kökünden ziyade, özellikle "Allah'ı tesbih etmek, övmek" şeklindeki spesifik dini kullanımının Süryanice ve Aramice "şabbah" (övmek, yüceltmek) köküyle bağlantılı olduğunu ve bu formun Hıristiyan veya Yahudi literatüründen Arapçaya dini bir terim olarak geçmiş olabileceğini analiz eder.
Allah (اللَّهِ)
İbn Fâris, kelimenin kökenini e-l-h köküne dayandırarak bu kökün kulluk etmek, sığınmak ve korunma talep etmek anlamlarına geldiğini, Allah lafzının da mahlukatın kendisine yönelip sığındığı yüce varlık anlamını taşıdığını açıklar. Râgıb el-İsfahânî, lafzın kökeninin "ilah" kelimesi olduğunu ve başına belirlilik takısı alarak türediğini belirtir; kelimenin gizli olmak, yüce olmak veya kalplerin sevgi ve heyecanla kendisine yöneldiği varlık anlamlarındaki köklerden geldiğini ifade eder. Arthur Jeffery, kelimenin e-l-h kökünden türetilmiş olabileceği gibi, doğrudan Aramice veya Süryanicedeki "Alaha" kelimesinden Arapçaya geçmiş olabileceği görüşünü savunur ve monoteistik tanrı isminin bölgedeki ortak Sami dil havzasında önceden beri var olduğunu belirtir. Theodor Nöldeke de benzer bir etimolojik yaklaşımla, ismin Nebatice ve Aramice "Alaha" formlarıyla ilişkili olduğunu, pan-Sami bir yüce tanrı konseptinin Arapçadaki formunu yansıttığını dile getirir.
Semâvât (السَّمَاوَاتِ)
İbn Fâris, s-m-v kökünün temel anlamının yükseklik ve yücelik olduğunu, bir insanın üzerinde yer alan ve ona gölge eden her şeyin "sema" olarak adlandırıldığını aktarır. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin fiziksel yüksekliğin yanı sıra manevi ve ruhsal bir yüceliğe de işaret ettiğini belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin genel Sami dillerinde ortak bir köke sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, özellikle Kur'an'da kullanılan çoğul "semâvât" (gökler) formunun, Yahudi-Hıristiyan dini metinlerinde göklerin katmanları için kullanılan Süryanice veya Aramice "şemayya" çoğul yapısıyla çok yakın bir paralellik gösterdiğini analiz eder.
Erd (الْأَرْضِ)
İbn Fâris, e-r-d kökünün temel olarak aşağıda olmayı, alçaklığı ve yayılan şeyleri ifade ettiğini; bu yönüyle sema kelimesinin tam zıddı olarak konumlandığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin yerküre veya herhangi bir şeyin en alt kısmı anlamına geldiğini, bağlam içerisinde manevi yüceliğin zıddı olan maddi alemi temsil edecek şekilde kullanıldığını açıklar.
Azîz (الْعَزِيزُ)
İbn Fâris, a-z-z kökünün güç, şiddet ve nadirlik anlamlarına geldiğini; "azze" fiilinin bir kimsenin üstün gelmesi veya bir şeyin nadir, kıymetli hale gelmesini ifade ettiğini, dolayısıyla Allah'ın yenilmez gücünü yansıttığını analiz eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin ulaşılması zor olma ve yenilmezlik durumunu ifade ettiğini, Allah'ın Azîz olmasının O'na kimsenin galip gelemeyeceği gerçeğine dayandığını belirtir.
Hakîm (الْحَكِيمُ)
İbn Fâris, h-k-m kökünün temel anlamının engellemek ve gem vurmak olduğunu; hikmet kelimesinin tıpkı atın gemi gibi insanı cehaletten ve yanlıştan alıkoyduğu için bu kökten türediğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin eşyayı yerli yerine koyan, her işi doğru ve eksiksiz yapan anlamına geldiğini, Allah'ın Hakîm isminin evrendeki kusursuz ve hassas düzenlemeyi işaret ettiğini açıklar. Arthur Jeffery, h-k-m kökünün Arapçada bulunmakla birlikte, özellikle "Hakîm" şeklindeki ilahi sıfat kullanımının, İslam öncesi dönemde Aramice konuşan monoteist topluluklarda Tanrı'nın hikmetini ifade etmek için kullanılan Aramice ve Süryanice "hakkima" (bilge) kelimesiyle kökensel bir bağ taşıdığını ve bu dini terminolojinin Arapçaya adapte edildiğini belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla