مُدْهَٓامَّتَانِۚ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Rahmân Sûresi, 64. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: nimet, rahman 64, koyu yeşil, iki cennet daha, yalanlama, rahman suresi 64. ayet, rahman suresi
-
64-65. "İkisi de yemyeşil. Artık Rabb'inizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?”
“Müdhâmmetân” (مُدْهَامَّتَانِ) kelimesinin, siyaha çalan koyu yeşil anlamına geldiğini daha önce söylemiştik. Cenâb-ı Hak yukarıda “İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunur” diye nitelediği o iki cennetten farklı olarak burada bu nitelemeyi yapmaktadır.
Yorumu Yorumla
-
Müdhâmmetân (مُدْهَامَّتَانِ)
Kelimenin kökeni d-h-m harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "siyahlık, koyu renk, karanlık ve gece basması" olduğunu belirtir; simsiyah ata veya zifiri karanlık geceye bu kökten hareketle "edhem" denildiğini, kelimenin bitkiler için kullanıldığında ise suya doymuş, aşırı yeşillenmiş ve gürlüğünden dolayı uzaktan bakıldığında siyaha çalan koyu bir renk almış taze otları/ağaçları ifade ettiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, "dehme" kavramının yoğun siyahlığı anlattığını, ayetin bağlamında inananlara sunulan bu iki bahçenin (cennetin) kuraklıktan veya solgunluktan tamamen uzak bir şekilde, sulanmanın ve canlılığın zirvesine ulaşarak siyaha meyleden o en koyu, en olgun ve en derin yeşil renge bürünmesini tahlil eder. Toshihiko Izutsu, kelimeyi Kur'an'ın ödül ve renk semantiği çerçevesinde değerlendirerek, yeryüzünde kavurucu güneşin, sarı kumların ve göz alan kurak aydınlığın (çölün) içinde yaşayan bedevi Arap için, gökyüzünü kapatacak kadar sık dokunmuş, içi karanlık ve serin kalmış "koyu yeşil/siyaha çalan" bir vaha imgesinin, mutlak ferahlığın, güvenliğin ve ontolojik doygunluğun en somut göstergesi olduğunu analiz eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi, fonetik ve yapısal işlevine odaklanır; Kur'an'da tek bir kelimeden oluşan nadir ayetlerden biri olan bu lafzın, bünyesindeki uzatmalar (med) ve vurgularla (şedde) muazzam bir ritmik ve fonetik ağırlık taşıdığını, kelimenin bu yavaş, yoğun ve ağır okunuşunun, o iki cennetteki birbirine girmiş, ağırlaşmış ve sımsıkı kenetlenmiş yaprakların/dalların oluşturduğu fiziksel yoğunluğu muhatabın zihninde kusursuz bir estetik ve müzikaliteyle canlandırdığını detaylandırır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bağlamsal gücüne dikkat çekerek, bu tek kelimelik ayetin sıradan bir sıfat olmadığını, aksine muhatabın dünyasındaki en büyük görsel cazibe ve lüks olan "koyu gölgelik" arzusunu doruk noktasına çıkaran, ilahi mükafatın ulaştığı o kusursuz peyzajı ve ihtişamı muazzam bir vurguyla zihinlere kazıyan sarsıcı bir retorik tercih olduğunu vurgular. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kavramı ontolojik ve felsefi bir boyutta ele alarak, varlık aleminde bitkilerin siyaha çalmasının bir çürüme veya solma değil, aksine varoluşsal enerjinin, ilahi feyzin ve suyun en üst sınırına (kemal noktasına) ulaşması olduğunu; dolayısıyla "müdhâmmetân" kelimesinin cennetteki o ebedi diriliğin, hiç eksilmeyen tazeliğin ve ontolojik kemalin mutlak sınırını sembolize ettiğini ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla