ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Rahmân Sûresi, 48. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: akan iki pınar, yalanlama, rahman suresi 48. ayet, çeşitli ağaçlar, nimet, rahman suresi, rahman 48
-
48-49. "İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunur. Artık Rabb'inizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?”
50-51. "İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır. Artık Rabb'inizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?”
Allah Teâlâ sonra her zümreye ait cennetin niteliğini de belirtmektedir; hayırda önde gidenler, sıddıklar ve şehitler için İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunan iki cennet olduğunu söylemektedir. Müfessirlerin geneli buradaki “zevâtâ efnân” (ذَوَاتَا أَفْنَانٍ) ibaresine “zevâtâ ağsân” (ذواتا أغصان), yani çeşit çeşit ağaçlar bulunan cennetler diye tefsir ettiler. Ancak böyle olmasında büyük bir hikmet söz konusu değildir. Fakat bu beyanın fenler yani sanatlar ve çeşitler mânasına gelmesi mümkündür, yani o iki cennette her çeşit sanat ve fen vardır. Mukâtil şöyle dedi: Amel defterleri sağdan verilenler için olan iki cennetin “İkisi de yemyeşildir”. Buradaki “müdhâmmetân" (مُدْهَامَّتَانِ) kelimesi, yeşilliği çok kuvvetli olduğu için siyaha benzeyen koyu yeşil mânasına gelir. Bu iki cennet, önceki iki cennetten daha düşüktür, çünkü Allah bunları tek bir vasıfla nitelemekte, önceki iki cenneti İse fenler ile nitelemekte, ayrıca o iki cennet hakkında, İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır buyurmaktadır. Amel defterleri sağdan verilenler hakkında da “İkisinde de akan iki su kaynağı bulunur” demektedir. “Nâdıh” kelimesi, akışı belli olmayan su demektir, önceki âyette akıp giden iki kaynak deniyordu, bu âyetteki nadh kelimesi ise akıp giden sudan daha düşük bir akışı ifade eder.
İbn Kuteybe şöyle dedi: “Naddâhatân (نَضَّاخَتَانِ) kelimesi, yerden damla damla çıkan su demektir”. Cenâb-ı Hak önceki iki cennet hakkında ise meâlen şöyle buyurdu: “İkisinde de her meyveden farklı türler bulunur. Yani ikisinde de her türlü üründen yahut hangisi olursa olsun her renkten farklı türler vardır. Amel defterleri sağdan verilenler hakkında da meâlen şöyle buyurdu: “Her ikisinde türlü meyveler, hurma ve nar var”. Burada Allah sınırlı mahiyette gıdaların bulunduğunu, öncekinde ise bu iki cennetin diğerinden daha üstün olduğunun bilinmesi için “İkisinde de her meyveden farklı türler bulunur” buyurarak genellikle her şeyin bulunduğunu söylemektedir. İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunan iki cennet mealindeki âyetin tanımına göre her birinde tek başına bir hikmet bulunması da mümkündür. Çünkü söylediğimiz gibi ikisinde de her türlü sanat ve her türden nimetler vardır. Bu iki kaynaktan biri, bilinen ve vâdolunan kaynaktır, diğeri de bilmedikleri ve kendilerine vâdedilmeyen kaynaktır.
Yorumu Yorumla
-
Zevâtâ (ذَوَاتَا)
Kelimenin kökeni z-v harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "sahip olmak, bir şeyi barındırmak ve ona malik olmak" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "zû" kelimesinin müennes (dişil) ve tesniye (ikil) formu olan bu ifadenin, doğrudan bir şeye aidiyeti ve sahipliği bildirdiğini; ayetin bağlamında bir önceki ayette zikredilen "iki cennet"in (cennetân) muazzam özelliklere, göz alıcı bir çeşitliliğe ve gölgelik ağaç dallarına "sahip" olduğunu vurguladığını tahlil eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin tesniye (ikil) formunda kullanılmasının edebi ahengine odaklanarak, surenin genelindeki ikili hitap (insan ve cin) ve ikili ödül (iki cennet) ritmine kusursuz bir estetik uyum sağladığını, "sahip olma" lütfunun doğrudan bu iki görkemli cennete atfedilerek ilahi mükafatın ihtişamının pekiştirildiğini detaylandırır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bağlamsal işlevine dikkat çekerek, soyut ve anlaşılamaz bir cennet tasvirinden ziyade, ilk muhatabın (bedevinin) dünyasında en çok arzulanan şey olan "gölgelik ve meyve veren ağaçlara sahip olma" durumunun somut, cazip ve net bir mülkiyet ifadesiyle (zevâtâ) sunulduğunu analiz eder.
Efnân (أَفْنَانٍ)
Kelimenin kökeni f-n-n harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "çeşitlilik, tür, bir şeyin kısımları ve dallar" olduğunu belirtir; ağacın sağa sola yayılan kollarına (fenen) da bu yayılımdan ve çeşitlilikten dolayı bu ismin verildiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "efnân" kelimesinin hem "ağaç dalları" (fenen'in çoğulu) hem de "çeşitler, türler" (fenn'in çoğulu) anlamına geldiğini belirterek, ayetin bağlamında bu kelimenin her iki semantik zenginliği de kapsadığını; cennetin hem uçsuz bucaksız, serin gölge veren sık dallara sahip ağaçlarla dolu olduğunu hem de akla hayale gelmeyecek kadar geniş bir nimet "çeşitliliğini" barındırdığını tahlil eder. Toshihiko Izutsu, kelimeyi Kur'an'ın ödül semantiği ve estetik tasavvuru içinde değerlendirerek, çöl ikliminin o kurak, kavurucu ve tekdüze tabiatından kurtulan inananlara, ebedi ahiret yurdunun en belirgin vasfı olarak "çeşitliliğin" ve "yemyeşil dalların" (efnân) sunulmasının, muazzam bir psikolojik ferahlama ve ontolojik bir doygunluk hissi verdiğini analiz eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi tasvir gücüne odaklanır; "efnân" kelimesinin hem görsel bir zenginlik (birbirine girmiş meyve yüklü dallar) hem de duyusal bir zenginlik (çeşit çeşit nimetler) ifade eden eşsiz bir çok anlamlılık (tevriye) barındırdığını, cennetin ihtişamının tek bir kelimeye sığdırılarak estetik bir şahesere dönüştürüldüğünü vurgular. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kavramı felsefi ve ontolojik bir boyutta ele alarak, ilahi lütfun tekdüze, durağan ve sıkıcı olmadığını, aksine "efnân" kavramıyla her an yenilenen, sınırsız varyasyonlara ayrılan, insanın sonsuzluktaki estetik ve duyusal arzularını sınırsız bir çeşitlilikle karşılayan dinamik bir varoluşsal ödül mekanizmasını sembolize ettiğini ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla