خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Rahmân Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: rahman suresi 3. ayet, beyan öğretimi, insanın yaratılışı, rahman 3, rahman suresi, kuran eğitimi, rahman, insan
-
"İnsanı O yarattı!"
"Ona anlama ve anlatmayı öğretti.”
Beyân
Bazıları İnsanı O yarattı cümlesini, Âdem aleyhisselâmı Allah yarattı diye tefsir ederler. Ona anlama ve anlatmayı öğretti; yani başka bir âyette ifade buyurduğu gibi isimleri öğretti; “Âdem'e bütün isimleri öğretti. Çünkü telkin ve öğretme olmadan isimleri bilmenin yolu yoktur, isimler istidlâl yoluyla bilinen ve idrak edilen bilgiler gibi değildirler. İnsanı o yarattı sözünde, her insanı O yarattı mânası kastedilmiş de olabilir. Beyânı öğretti, yani insanı boş yere yaratmadığının bilinmesi İçin koyduğu emir ve yasaklarla imtihan edeceği işlerin beyanını öğretti. Bu âyet, her insan deneyip anlayıncaya kadar tanımadığı tatları, renkleri ve lezzeti, yani bilmediği türden, renk ve lezzetin İlmini denediklerinden istidlâl yoluyla öğretti mânasına da gelebilir. Müşahede ettiği nesnelerden istidlâl yoluyla Allah’ın varlığına dair bilgiye ulaşma yolunu öğretti anlamına da gelebilir; çünkü onlar insanın muhtaç ve aciz bir varlık olduğunu, ihtiyaçlar ve olaylarla kuşatıldığını müşahede ettiklerinde kendilerini yaratan, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan bir gücün olduğunu ve onları bu şekilde yarattığını da anlarlar. Beyanı öğretme ifadesinin, Kur’ânın beyanını öğretme anlamına gelmesi de mümkündür. Bu durumda âyet Resûlullah’a (s.a.) râcidir, çünkü Kur'anı ona öğretmiş, dolayısıyla beyanı da ona öğretmiştir. O zaman buradaki beyan, Kur’ân’ın beyanıdır, insanların ihtiyaç duyacakları her şeyi, lehlerinde ve aleyhlerinde olan bilgileri onlara açıklaması için ona beyanı öğretti. Beyanın bir kısmının Resûlullah (s.a.) ile ilgili olması, bir kısmının da Hz. Âdem’le ilgili olması ise mümkündür; Resûlullah (s.a.) ile ilgili olan kısmına “Kuranı Rahman öğretti” mealindeki âyette, Hz. Âdem’le ilgili olan kısmına da insanı O yarattı ve ona (beyanı) anlama ve anlatmayı öğretti meâlindeki âyette işaret edilmektedir ki onun yorumu bizim belirttiğimiz şekildedir. Bazıları şöyle dedi: İnsanı O yarattı, yani Âdem’i O yarattı; Ona (beyanı) anlama ve anlatmayı öğretti, yani dünya ve âhiretin beyanını öğretti. İnsanı O yarattı sözü, her insanı O yarattı ve hepsine Kur’ân’ı öğretti, yani öğrenme gücü verdi mânasına da gelebilir. Ona (beyanı) anlama ve anlatmayı öğretti cümlesi de Kur'ândaki hükümlerin, kuralların ve benzeri bilgilerin beyanına ait hususları öğretti mânasına da gelebilir. İbn Kuteybe şöyle dedi: Ona beyanı öğretti sözü, ona konuşmayı öğretti mânasına gelir. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
Haleka (خَلَقَ)
Kelimenin kökeni h-l-k harflerine dayanır. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "bir şeyi ölçüp biçmek, ona belirli bir miktar ve oran takdir etmek, pürüzsüz hale getirmek" olduğunu belirtir; ona göre yaratma eylemi sadece yoktan var etmeyi değil, aynı zamanda var edilene belirli bir form, ölçü ve düzen vermeyi de içerir. Râgıb el-İsfahânî, "halk" kavramının bir şeyi önceden var olan bir modele veya örneğe dayanmaksızın icat etmek ve varlık alanına çıkarmak olduğunu tahlil eder; insan bağlamında kullanıldığında, bu fiilin ona en uygun şekli, fiziki ölçüyü ve yapıyı kazandırmak anlamına geldiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, kelimeyi Kur'an'ın semantik evreni içinde ele alarak, İslam öncesi dönemdeki kör ve bilinçsiz kader (dehr) inancının yerine, her şeyi belli bir amaca ve ilahi takdire göre yaratan mutlak irade sahibi yaratıcı Tanrı tasavvurunun bu fiille merkeze yerleştiğini detaylıca analiz eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin Kur'an'daki edebi ve yapısal bağlamına dikkat çekerek, bu fiilin sadece salt bir var etme eylemini değil, insana özgü o kusursuz tasarımın, takdirin ve ilahi ölçünün hassasiyetini ifade ettiğini belirtir.
El-İnsan (الْإِنسَانَ)
Kelimenin kökeni ü-n-s veya n-s-y harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, kelimenin kökenini "üns" (ünsiyet, alışkanlık, sosyalleşme, cana yakınlık) kavramına dayandırır ve insanın doğası gereği hemcinsleriyle bir arada yaşama ve onlarla kaynaşma ihtiyacı hisseden sosyal bir varlık olması nedeniyle bu isimle anıldığını belirtir; ayrıca kelimenin "gözle görülür olmak" anlamındaki zıt kökensel yaklaşıma da değinerek insanın görünür bir varlık olarak varoluşuna dikkat çeker. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin etimolojisine dair iki temel yaklaşımı birleştirerek aktarır: Bir yandan insanın diğer varlıklarla ünsiyet kuran yapısına işaret ederken, diğer yandan kelimenin "nisyan" (unutmak) kökünden gelebileceğini, insanın doğuştan gelen zaafları sebebiyle Allah'a verdiği ahdi ve yaratılış gayesini unutmaya meyilli bir tabiata sahip olduğu için bu ismi aldığını felsefi bir derinlikle analiz eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın insan tasavvurunu incelerken bu kelimenin semantik alanına odaklanır; kelimenin genellikle insanın zayıflığını, nankörlüğünü, unutkanlığını ve yaratıcısına karşı kibre kapılma potansiyelini vurgulayan bağlamlarda kullanıldığını, ancak yaratılış itibarıyla da vahye muhatap olabilecek en yüksek ontolojik statüyü yansıttığını tahlil eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimeyi metin içi bütünlük bağlamında değerlendirerek, insanın bu isminin onun ontolojik gerçekliğiyle doğrudan örtüştüğünü, unutan ve sürekli ilahi hatırlatmaya muhtaç olan kırılgan doğasının bu kelime aracılığıyla edebi bir üslupla ifade edildiğini detaylandırır.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla