مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nâziât Sûresi, 33. Ayet
Daralt
X
-
"Hepsi sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için."
Bu âyette Allah Teâlânın bizim yararımıza sunduğu her bir nimette hayvanlar için de bir fayda sağladığına dair işaret vardır. Hayvanlara özel kıldığı şeylerde ise bizi onlara ortak etmedi. Çünkü Allahın dünyada insanların faydalanması için yarattığı nesneler içinde pis ve iğrenç olanları da vardır, güzel ve lezzetli olup biriktirilenleri de vardır. Onlar içinden güzel ve hoş olanlarını insanların faydasına, pis ve iğrenç bulunanları da hayvanların istifadesine sunmuştur. Hayvanların yararlanması için yarattığı gıdalar ise insan tabiatının hoş görmeyip iğrenç bulacağı yiyeceklerdir. Allah, mevkileri üstün olanların gıdasını da üstün kılmıştır. Belirttiğimiz âyetlerde temiz ve güzel olan yiyeceklerin alınmasının mübah olduğuna delil vardır. Çünkü Allah Teâlâ hoş ve temiz ürünlerden gıdalarını belirlediğini belirterek kendilerine nimet verdiğini ve bu şekilde kendilerini hayvanlardan üstün kıldığını açıklamış, karşılığında da şükretmelerini istemiştir. Hal böyle iken her kim bunları çirkin ve pis (mekruh) görürse insanların faydalanmaları için yaratılmış olan gıdalardan istifadeyi çirkin görmüş olur. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
Metaan (مَتَاعًا)
İbn Fâris, m-t-ayn harflerinden oluşan bu kökün temel semantik anlamının bir şeyin uzaması, fayda vermesi ve bir ihtiyacı gidermek için kullanılan araç gereç olduğunu belirtir. Yolculuğun devamını sağlayan azığa ve evde kullanılan eşyaya bu kökten hareketle "metâ" dendiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "metâ" kavramının kalıcı olmayan, belirli bir süre faydalanıldıktan sonra tükenen her türlü nimeti temsil ettiğini vurgular; ayetteki kullanımın yeryüzündeki suyun ve bitkilerin insanlar için geçici ama hayati birer rızık kaynağı olduğunu nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın etik-dini terminolojisinde bu kelimenin dünya hayatının geçiciliğini ve insanın bu nimetlerle olan sınırlı ilişkisini simgeleyen anahtar bir kavram olduğunu analiz eder. Angelika Neuwirth, kelimenin Mekke dönemi surelerindeki rızık pasajlarında, ilahi lütfun somut ve kullanılabilir bir karşılığı olarak sunulduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kökenindeki "faydalanma" vurgusunun, tabiatın insan için bir "kullanım nesnesi" olarak tasarlandığını ve bu nimetlerin birer yaşamsal gereç (meta) hükmünde olduğunu nitelediğini ifade eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, metaan kelimesinin etimolojik olarak bir "donanım" anlamı taşıdığını, ilahi iradenin yeryüzünü insanın biyolojik varlığını sürdürebilmesi için gerekli her türlü araçla donattığını simgelediğini söyler.
En’âm (أَنْعَامِ)
İbn Fâris, n-ayn-m kök harflerinin temel semantik anlamının yumuşaklık, incelik, kolaylık ve konfor olduğunu belirtir. Özellikle develer, sığırlar ve koyun-keçi türü hayvanlara bu ismin verilmesini, bu hayvanların insana sağladığı büyük kolaylık, yumuşak dokulu ürünler (yün, deri) ve sundukları rızık konforuna dayandırır. Râgıb el-İsfahânî, "en'âm" kelimesinin çoğul bir isim olduğunu ve Kur'an'da genellikle evcil hayvan sürülerine işaret ettiğini; bu hayvanların sadece birer canlı değil, insan hayatını kolaylaştıran ilahi birer "nimet" (ni'met ile aynı kökten) olarak sunulduğunu vurgular. Angelika Neuwirth, pastoral bir toplum olan Mekke muhatapları için bu kelimenin, sosyal ve ekonomik düzenin temel direğini temsil ettiğini ve rızık anlatılarının vazgeçilmez bir unsuru olduğunu analiz eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik dünyasında "en'âm" kavramının insanın doğa üzerindeki hakimiyetini ve ilahi rahmetin hayvanlar vasıtasıyla tecelli edişini simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kökenindeki "yumuşaklık ve bolluk" vurgusunun, bu hayvanların insan hizmetine verilmesindeki o büyük lütfu ve hayatın idamesi için sunulan hayvansal gıda ve taşıma imkanlarını nitelediğini ifade eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, en'âm kelimesinin etimolojik olarak "refah" ve "nimet" kavramlarıyla kopmaz bir bağı olduğunu, bu canlıların yeryüzü sofrasının en bereketli parçaları olarak tasarlandığını söyler.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla