ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nâziât Sûresi, 22. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: naziat suresi 22. ayet, naziat suresi, en yüce rab iddiası, toplama, kibir, seslenme, arkasını dönme, naziat 22
-
"Sonra mücadele etmek üzere sırt çevirdi."
Hasan-1 Basrî dedi ki: Firavun hafifmeşrep ve taşkın biriydi. Yoksa hükümdarlar herhangi bir işe davet edildiklerinde ya çağrıcının davetine icabette bulunmak ya da onu reddetmek için üzerinde durup, inceden inceye düşünürler. Sırt çevirip arka dönmek ve tavır almak ancak hafifmeşrepliğin ve taşkınlığın bir ifadesidir. Diğerleri ise: Allah'a itaatten yüz çevirdi ve O'na sırtını döndü, sihirbazları toplamak için harekete geçti ya da Hz. Mûsa'ya "Şimdi sen, aramızda -senin de bizim de caymayacağımız- uygun bir yerde bir buluşma zamanı belirle" diyenleri bir araya toplamak için harekete geçti.
Yorumu Yorumla
-
Edbera (أَدْبَرَ)
İbn Fâris, d-b-r kök harflerinden oluşan bu kelimenin temel semantik ekseninin bir şeyin arkası, sonu ve gerisi olduğunu belirtir. Bir şeyin arkasını dönüp gitmesini ifade eden "idbâr" eyleminin, mevcudiyetin sonlanması veya bir yönden uzaklaşma anlamı taşıdığını açıklar. Râgıb el-İsfahânî, "edbera" fiilinin bir kimsenin yüzünü çevirip arkasını dönmesi anlamına geldiğini, buradaki bağlamın ise Firavun’un kendisine sunulan hakikatten ve o büyük mucizeden (el-âyetü’l-kübrâ) yüz çevirerek, hidayet yoluna sırtını dönmesini simgelediğini vurgular. Celaleddin el-Suyuti, klasik tefsir geleneği çerçevesinde bu fiili, Firavun'un Hz. Musa'nın davetini reddettikten sonra yanından uzaklaşması ve ilahi mesaja karşı olumsuz bir tavır takınarak orayı terk etmesi olarak detaylandırır. Angelika Neuwirth, Mekki surelerdeki bu tür hareket bildiren fiillerin, muhatabın (Firavun) hakikatle karşılaştıktan sonraki "mekansal ve zihinsel kopuşunu" nitelediğini, arkasını dönme eyleminin bir reddediş jesti olarak edebi bir işlev gördüğünü analiz eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik dünyasında "idbâr" kavramının "ikbal" (yönelme) kavramının zıttı olduğunu, Firavun’un bu eylemiyle ilahi davete karşı mutlak bir yabancılaşma ve kopuş sürecine girdiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kökenindeki "arkasını dönme" vurgusunun, Firavun'un mucize karşısında düştüğü acziyeti örtmek için sergilediği kibirli bir kaçış olduğunu, delil karşısında söyleyecek sözü kalmayan müstebit bir otoritenin takındığı o tipik savunma refleksini nitelediğini ifade eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, "edbera" kelimesinin etimolojik olarak bir sürecin sonuna gelindiğini ve artık geri dönüşü olmayan bir yola (inkara) girildiğini temsil ettiğini söyler.
Yes'â (يَسْعَىٰ)
İbn Fâris, s-ayn-y kök harflerinin temel semantik anlamının hızlı yürümek, bir iş için koşturmak, çabalamak ve gayret etmek olduğunu belirtir. Bu kökün, sadece fiziksel bir yürüyüşü değil, bir amaca yönelik yoğun bir faaliyeti de kapsadığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "sa'y" kavramının bir hedefe ulaşmak için sergilenen ciddi ve kararlı yürüyüş olduğunu vurgular; buradaki kullanımın Firavun’un sadece fiziksel olarak oradan uzaklaşmasını değil, aynı zamanda Hz. Musa’ya karşı bir komplo hazırlamak, sihirbazları toplamak ve halkı kışkırtmak için büyük bir süratle harekete geçmesini temsil ettiğini açıklar. Celaleddin el-Suyuti, klasik rivayetlere dayanarak bu fiilin Firavun’un yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak (fesat) ve tebliği durdurmak için başlattığı o yoğun ve kötü niyetli "koşturmacayı" nitelediğini aktarır. Angelika Neuwirth, kelimenin şimdiki/geniş zaman kipiyle gelmesinin, Firavun’un inkardaki dinamizmini ve kötülük yolundaki sürekliliğini simgelediğini; "edbera" (arkasını döndü) statik eyleminin hemen ardından gelen bu "sa'y" (koşturma) dinamizminin edebi bir zıtlık oluşturduğunu analiz eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın etik-dini terminolojisinde "sa'y" kelimesinin genellikle insanın ahiret için yaptığı olumlu çabalar için kullanıldığını ancak burada "firavuni bir çaba" olarak karşımıza çıkarak, insanın enerjisini yanlış bir yöne kanalize etmesindeki o trajik kararlılığı simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kökenindeki "gayret" vurgusunun, Firavun'un gördüğü mucizeyi etkisiz kılmak için giriştiği o hummalı propaganda faaliyetini nitelediğini, tebliğe karşı geliştirilen karşı-atağın hızını ve şiddetini muhatabın zihninde canlandırdığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "yes'â" fiilinin semantik derinliğinde bir "arzulama" ve "niyet" boyutu olduğunu, Firavun'un tüm varlığıyla ilahi iradeyi engellemeye odaklandığını ve bu uğurda hiçbir çabadan kaçınmadığını analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla