فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nâziât Sûresi, 18. Ayet
Daralt
X
-
"De ki: Arınmayı ister misin?"
Yani davetine icabet ettiğin zaman arınacağın kimsenin çağrısına evet diyecek misin? Ya da sende, nefsinin arınacağı ve gelişeceği davet konusu olan İslâm'a karşı bir kabul arzusu yok mu? Sonra bu âyette şöyle bir ders de vardır: Her kim başkasını erginliği ve olgunluğu kendisine bağlı olan bir davranışa davette bulunacak olursa onun yapması gerekli olan iş önce onu şefkatle (rıfk) ve yumuşaklıkla davet etmesidir. Nitekim Allah Teâlâ bunu Hz. Mûsâ ve Hârun peygamberlere emretmiş ve onlara şöyle buyurmuştur: "Yine de ona söyleyeceklerinizi yumuşak bir üslûpla söyleyin!" Aynı şekilde burada da "Arınmayı ister misin?" buyurmuştur. Bunun ardından da davete icabete yanaşmaması halinde sözünü şiddetli bir azara dönüştürmüştür. Mûsâ peygamberin ağzından hikâye edilen şu kavl-i celîlinde olduğu gibi: "Mûsâ şöyle dedi: 'Çok iyi biliyorsun ki, bunları birer ibret olmak üzere ancak göklerin ve yerin Rabb'i indirdi. Ey Firavun! Ben de öyle düşünüyorum ki hakikaten senin işin bitik!'"
Yorumu Yorumla
-
Kul (قُلْ)
İbn Fâris, bu kelimenin kökü olan k-v-l harflerinin temel anlamının bir sesin çıkması ve bir manayı taşıyan ifadenin yerinden oynaması olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "kavl" kavramının hem düşüncenin zihindeki ilk hali hem de dil yoluyla açığa çıkması anlamına geldiğini ifade eder; buradaki emir formunun Hz. Musa'ya, Firavun'a karşı hitap ederken nezaket ve hikmeti önceleyen bir başlangıç yapması gerektiğini simgelediğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu emir kipinin tebliğcinin kendi adına değil, mutlak otorite olan Allah adına konuştuğunun bir belgesi olduğunu, Hz. Musa'nın şahsında tüm davetçilere muhataba bir seçenek sunma (istifham) üslubunu öğrettiğini belirtir.
Tezekkâ (تَزَكَّىٰ)
İbn Fâris, z-k-y kök harflerinden oluşan bu kelimenin iki temel anlam ekseni olduğunu belirtir: Bunlardan ilki bereket, artış ve çoğalma; ikincisi ise arınma, temizlenme ve her türlü kirden (maddi ve manevi) uzaklaşmadır. Râgıb el-İsfahânî, "tezkiyye" eyleminin insanın nefsini kötü duygulardan, kibrinden ve ilahlık iddiası gibi sapkınlıklardan temizleyerek onu fıtratındaki safiyete kavuşturması olduğunu vurgular; kelimenin "tefe'ul" kalıbında gelmesinin, bu arınmanın bir süreç olduğunu ve bireyin bu uğurda bilinçli bir irade sergilemesi gerektiğini nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın etik-dini sisteminde bu kökün "tuğyan" (haddi aşma) kavramının karşıt kutbunda yer aldığını, insanın kendi sınırlılığını fark ederek ontolojik bir dürüstlükle ilahi iradeye teslim olmasını simgelediğini analiz eder. Angelika Neuwirth, bu kelimenin Firavun’un "tağa" (azgınlaşma) nitelemesine karşı edebi bir tedavi teklifi olduğunu, "tezekkâ" ifadesinin kibrin yerini alçakgönüllülüğe ve manevi büyümeye bırakması anlamına geldiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin semantik derinliğinde "kendini aşma" ve "asli cevhere dönme" vurgusu bulunduğunu, bunun da Firavun’un şahsında insanın sahte benliğinden (egosundan) sıyrılıp hakikate açılması sürecini temsil ettiğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu nitelemenin kuru bir ahlaki öğüt değil, muhatabın iç dünyasında bir devrim yapması için sunulmuş "kendini ıslah etme" çağrısı olduğunu, etimolojik kökenindeki "artış" anlamının ise bu arınma sonucunda kişinin manevi makamının yükseleceğine işaret ettiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, tezekkâ kelimesinin etimolojik olarak bir "çiçeklenme" ve "gelişme" imgesini barındırdığını, ruhun günah paslarından temizlenerek ilahi feyizle tekrar canlanmasını simgelediğini söyler.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla