لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلاً فِجَاجاً۟
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nuh Sûresi, 20. Ayet
Daralt
X
-
19-20. "Allah yeryüzünü sizin için sergi gibi döşemiştir Ki onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz."
Allah yeryüzünü sizin için sergi gibi döşemiştir. Yani yeryüzünü, serilmesinden yararlanılan bir sergi gibi yapmıştır. Şayet onu böyle yapmasaydı insanlar ihtiyaçları olan şeylere erişemez ve onlardan yararlanamazlardı. Bunun belirtilmesinde Cenâb-ı Hakk’ın onlara yönelik büyük iyiliklerinin hatırlatılması vardır.
Ki onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz. Denildi ki âyette yer alan “fıcâc” (فِجَاجًا), geniş yollar demektir. Bazıları da ovalardaki yollara “sübül” (سُبُلًا), dağlardaki yollara ise “fıcâc” (فِجَاجًا) demiştir. Bu da, yüce Allah’ın kullarına yönelik büyük nimetlerindendir. Çünkü O, mahlûkatın rızıklarını şehirlerde takdir etmiştir. Şayet onlara yeryüzünde yol yapma fırsatı vermeseydi girecekleri bir yol bulup da bedenlerini ayakta tutacak gıdalara ulaşamazlardı. Dolayısıyla girdiğimiz, ihtiyaçlarımıza ve geçim maddelerine ulaştığımız yollar, emrimize verilen ve ihtiyaçlarımıza ulaşmamızı sağlayan hayvanlar gibi olmaktadır. Bu da yeryüzü bölgelerinin mülkiyeti ve idare edilmesi tek galip ve hâkim olan Allah’a ait olduğunu sana ifade eder. Aslında Cenâb-ı Hak, geçimlerini sağlamaları için yaratıkları yeryüzüne dağılmaya muhtaç kılmış ve yolları da buna ulaşacakları bir vesile yapmıştır. Bundan çıkan sonuç da dünyanın dört bir yanının mâlikinin bir tek varlık olduğudur.
Yorumu Yorumla
-
Taslukû (تَسْلُكُوا)
İbn Fâris, s-l-k kökünün bir şeye girmek, bir yolu takip etmek ve bir şeyi bir şeyin içinden geçirmek anlamlarına geldiğini belirtir; ipliğin iğne deliğinden geçirilmesine de bu kökten hareketle "sülûk" denildiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu fiilin bir yolu katederken o yolun sınırlarına ve gidişatına tabi olmayı, yolu adım adım aşmayı temsil ettiğini açıklar; ayette yeryüzünün bir uçtan bir uca seyahat edilmesini, oradaki imkanların kullanılarak mesafelerin katedilmesini ifade ettiğini belirtir. Toshihiko Izutsu, sülûk kavramını insanın mekânsal hareketliliği bağlamında inceler ve yeryüzünün bir "bisât" (sergi) kılınmasının amacının, insanın bu sergi üzerinde amaçlı ve bilinçli bir biçimde yol alması (taslukû) olduğunu analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin insanın yeryüzündeki sosyo-ekonomik hareketliliğine ve rızık arayışına işaret ettiğini, ilahi iradenin yeryüzünü insanın dolaşımına ve istifadesine açtığını vurgular.
Subulen (سُبُلًا)
İbn Fâris, s-b-l kökünün temel anlamının bir şeyin sarkması, uzanması ve süreklilik arz etmesi olduğunu belirtir; yola "sebîl" denilmesinin nedeni, yolun bir noktadan diğerine uzanıp gitmesidir. Râgıb el-İsfahânî, "sebîl" kelimesinin üzerinde kolaylıkla yürünebilen, işlek ve belirgin yol anlamına geldiğini; çoğul formu olan "subul"ün yeryüzündeki yolların çeşitliliğini, her yöne uzanan ulaşım ağlarını ve geçitleri temsil ettiğini açıklar. Arthur Jeffery, kelimenin Aramice "şebîlâ" ve İbranice "şebîl" formlarıyla dilsel bir akrabalığı olduğunu, kadim Sami dillerinde "patika" veya "yol" anlamında yaygın olarak kullanıldığını ifade eder. Toshihiko Izutsu, sebîl kavramını Kuran'ın anlamsal dünyasında hem fiziksel hem de sembolik bir "doğru yol" metaforu olarak ele alır; ancak bu ayette fiziksel coğrafyanın bir parçası olarak, insanın yeryüzündeki yerleşim yerlerini birbirine bağlayan somut ulaşım damarlarını ifade ettiğini analiz eder.
Ficâcen (فِجَاجًا)
İbn Fâris, f-c-c kökünün iki şeyin arasının açılması, genişlemesi ve özellikle iki dağ veya tepe arasındaki geniş açıklık anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "fecc" kelimesinin geniş yol veya vadi anlamına geldiğini, çoğulu olan "ficâc"ın ise insanların rahatça geçebileceği, engebeli araziler arasında ilahi bir lütuf olarak bırakılmış ferah ve geniş geçitleri temsil ettiğini açıklar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimeyi yeryüzünün jeolojik ve coğrafi yapısındaki "kolaylaştırıcı" unsurlar bağlamında değerlendirir; Allah'ın yeryüzünü sadece bir kütle olarak değil, dağlar ve engebeler arasına geniş ulaşım koridorları (ficâc) yerleştirerek insanın hareket kabiliyetini desteklediğini analiz eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin "genişlik" vurgusuna dikkat çekerek, bu geçitlerin sadece dar patikalar olmadığını, kitlelerin ve ticaret kervanlarının geçebileceği büyüklükte stratejik yollar olduğunu ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla