Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Nebe' Sûresi, 34. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Nebe' Sûresi, 34. Ayet

    وَكَأْساً دِهَاقاًۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve ke/sen dihâkâ(n)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "İçki dolu kadehler."

      "Dihâkan" (bir yoruma göre) "dolu" demektir. Başka bir yoruma göre de "katışıksız, safî" anlamındadır. "Peşi peşine" anlamı olduğu da söylenmiştir. Allah, bardakları "dolu" olmakla niteledi ki bu cennetliklerin içtikleri bardakların dünyadakilerin aksine hiç eksilmeyeceği bilinsin. "Sâfî"lik anlamı verenler onların dünya içkilerinde olduğu gibi baş ağrısı verme, aklı baştan alma ve sarhoş etme gibi her türlü olumsuzluklardan, sıkıntı verecek hallerden uzak ve temiz olma özelliğini kastederler. Peş peşe anlamı verenler de şu yorumu yaparlar: Cennet şarabı onlar içtikleri sürece hiç kesilmez, tükenmez, aksine kadehler ardarda gelir, onlarda içmelerini engelleyecek sarhoşluk gibi haller yoktur ki içmekten geri dursunlar. Abbas b. Abdülmuttalib'in (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Biz Câhiliye döneminde sâkiye sunmasını istediğimiz de "İdhak lenâ", yani "Doldur! Doldur!" derdik".​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Ke'sen (كَأْسًا)

        Bu kelimenin kökü k-e-s harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının içinde içecek bulunan kap veya kadeh olduğunu belirtir. Arap dilinde bir kaba "ke's" denilmesi için mutlaka içinde içecek olması gerektiğini, boş kaba ise genellikle "kadeh" veya "inâ" denildiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "ke's" kelimesini "içki ile dolu kadeh" olarak tanımlar ve Kur'an'da cennet ehli için zikredilen bu kelimenin, hem kabın güzelliğini hem de içindeki sıvının lezzetini kapsayan bütüncül bir nimet imgesi sunduğunu açıklar. Arthur Jeffery, kelimenin Habeşçe "kâ's" veya Süryanice "kâsâ" gibi diğer Semitik dillerle olan yakın ilişkisine dikkat çeker ve bu terimin kadim Yakın Doğu'da ziyafet kültürünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, cennet tasvirlerinde "ke's" kelimesinin kullanımının, sadece susuzluğu gidermeyi değil, aynı zamanda cennet sakinleri arasındaki sosyal uyumu, neşeyi ve seçkin bir ziyafet atmosferini (banquet) sembolize ettiğini ifade eder. Angelika Neuwirth, surenin bu bölümünde sunulan görsel şölenin "ke's" ile sıvı bir boyuta taşındığını, bunun dünyadaki kısıtlı zevklerin ahiretteki sınırsız ve kusursuz formunu temsil ettiğini söyler. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada cennetteki içeceklerin sunum tarzına ve kalitesine işaret ettiğini, "ke's" kelimesinin muhataplarda her zaman "dolu ve lezzetli bir ikram" çağrışımı yaptığını vurgular.

        Dihâkâ (دِهَاقًا)

        Bu kelimenin kökü d-h-k harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "dolu olmak", "üst üste binmek" ve "sıkıştırmak" olduğunu belirtir. Bir kabın "dihâk" olması, onun ağzına kadar dolu olmasını ve içindeki sıvının bolluğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "dihâk" kelimesini "saf, berrak ve kesintisiz şekilde doldurulmuş" kadeh olarak tanımlar. Bazı dilcilerin bu kelimeyi "peş peşe gelen" anlamında da kullandığını, bunun da cennetteki ikramın hiç kesilmeden devam edeceği anlamına geldiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, "dihâk" sıfatının cennetin "bolluk" ve "refah" semantiğini pekiştirdiğini, kadehlerin her zaman dolu ve taze tutulmasının ilahi cömertliğin bir göstergesi olduğunu belirtir. Angelika Neuwirth, bu kelimenin fonetik yapısındaki yoğunluğun, sunulan içeceğin kalitesini ve miktarını muhatabın zihninde canlı bir şekilde canlandırdığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "dihâk" vasfının burada kadehin hem doluluğunu hem de içindeki sıvının berraklığını (safiyetini) nitelediğini, böylece hem göze hem de damağa hitap eden bir mükemmelliğin anlatıldığını söyler. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada "ağzına kadar dolu, tertemiz ve ışıl ışıl" anlamlarını barındırdığını, bunun da muttakîlerin dünyadaki sakınmalarına karşılık verilen muazzam bir ödül olduğunu vurgular.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X