وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاساًۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nebe' Sûresi, 10. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: parlak kandil, yedi kat gök, nebe suresi, gece örtüsü, nebe suresi 10. ayet, güneş, nebe 10, gündüz geçimi
-
"Geceyi (uyku için) örtü yaptık."
Âyetteki "libâsen" kelimesi başkası değil sadece gözlere nispetle örtü demektir. Görmez misin ki geceleyin namaz kılan kişi gece örtüsü ile yetinmeyip gerçek anlamda elbise giymekle memurdur. Gece elbisesi, sıcağın ve soğuğun vereceği rahatsızlığın savulması konusunda bilinen elbisenin işlevini görmez. Bazıları dediler ki: "Libâs", yani örtüden maksat meskendir. Nitekim bir başka âyette şöyle buyurulmuştur: "Ve O, geceyi 'seken' (dinlenme zamanı) yapmıştır". Muhtemelen bu yorumu yapanlar gerçek ve tam anlamıyla dinlenmenin, huzur ve sükûn bulmanın uyku ile olacağını görmüşler ve bu durum, onları böyle bir yoruma sevk etmiştir.
Yorumu Yorumla
-
Cealnâ (جَعَلْنَا)
Bu kelimenin kökü c-e-l harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi inşa etmek veya bir konuma yerleştirmek olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda bu fiil, gecenin doğasına yeni bir fonksiyonel boyut kazandırılmasını ifade eder; yani gecenin sadece bir zaman dilimi olmaktan çıkarılıp, canlılar için koruyucu bir örtü vasfına büründürülmesini temsil eder. Râgıb el-İsfahânî, "ceal" eyleminin burada bir şeyi belirli bir sıfatla nitelendirmek ve ona özel bir hikmet yüklemek anlamına geldiğini açıklar. Gecenin "libâs" (örtü) kılınması, onun yaratılış amacındaki insan merkezli tasarımı ve rahmet boyutunu vurgular. Toshihiko Izutsu, bu fiilin Kur'an'ın kozmolojik sisteminde "ontolojik bir yapılandırma" görevi gördüğünü, var olan bir unsura (geceye) ilahi iradeyle yeni bir anlam alanı açıldığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin çoğul birinci şahıs (Biz) formunda gelmesinin, bu düzenlemenin mutlak bir kudret ve azametle gerçekleştirildiğini, evrensel dengenin tesadüfe yer bırakmayan bir tasarım ürünü olduğunu vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, fiilin burada gecenin biyolojik ve psikolojik etkilerini bir düzene sokma eylemini anlattığını, kaotik bir karanlık yerine korunaklı bir sükunet alanı inşa edildiğini belirtir.
El-leyl (اللَّيْلَ)
Bu kelimenin kökü l-y-l harflerinden oluşur. İbn Fâris, l-y-l kökünün gündüzün zıttı olan karanlık zaman dilimini ifade ettiğini ve bu kökten türeyen kelimelerin temelde "kararmak", "gizlemek" ve "örtmek" anlamlarıyla ilişkili olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, geceyi ışığın kaybolmasıyla eşyanın görünmez hale geldiği süre olarak tanımlar; ayette gecenin zikredilmesinin amacının, onun eşyayı ve insanı bürüyen, saklayan karakterine dikkat çekmek olduğunu ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik dünyasında gecenin (leyl) genellikle sükunet, ibadet ve ilahi tecellilerin yaşandığı özel bir zaman dilimi olarak kurgulandığını, burada ise "libâs" metaforuyla birleşerek koruyucu bir kozmik zırh niteliği kazandığını belirtir. Angelika Neuwirth, surenin ritmik yapısında gecenin bir "örtü" olarak betimlenmesinin, kadim Yakın Doğu şiirindeki "karanlığın her şeyi yutması" imgesini olumlu bir "korunma ve dinlenme" imgesine dönüştürdüğünü vurgular. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin "el-" takısıyla (marife) gelmesinin, muhatapların her gün tecrübe ettiği o bildik karanlığın muazzam bir ayet (kanıt) olarak yeniden düşünülmesini sağladığını ifade eder.
Libâs (لِبَاسًا)
Bu kelimenin kökü l-b-s harflerinden oluşur. İbn Fâris, l-b-s kökünün temel anlamının bir şeyi başka bir şeyle örtmek, bürümek ve bazen de hakikatle batılı birbirine karıştırmak (telbis) olduğunu belirtir; elbisenin bu isimle anılması, bedenin ayıplarını ve çıplaklığını tamamen örtüp gizlemesi sebebiyledir. Râgıb el-İsfahânî, "libâs" kelimesinin aslen bedene giyilen her türlü giysiyi ifade ettiğini, ancak ayette gecenin karanlığının insanı ve yeryüzünü kuşatmasını anlatan harika bir istiare (metafor) olarak kullanıldığını açıklar. Tıpkı elbisenin insanı sıcaktan, soğuktan ve dış etkenlerden koruduğu gibi, gecenin de insanı yorgunluktan ve dış dünyanın gürültüsünden muhafaza ettiğini söyler. Arthur Jeffery, kelimenin diğer Sami dillerindeki (özellikle Aramice ve Akkadca "lubushu") karşılıklarına değinerek, kavramın "örtünme" ve "kuşanma" anlamında çok köklü bir geçmişe sahip olduğunu, Kur'an'da ise bu somut anlamın kozmik bir koruma kalkanı manasında derinleştiğini belirtir. Angelika Neuwirth, bu kelimenin kullanımını edebi bir şaheser olarak niteler; gecenin siyah bir örtü gibi dünyanın üzerine serilmesinin, insana huzur ve emniyet veren estetik bir tasvir sunduğunu ifade eder. Toshihiko Izutsu, bu metaforun insanın varoluşsal ihtiyaçlarına hitap ettiğini; gecenin bir elbise gibi insanı sarmalamasının, uykunun sağladığı o gizemli ve korunaklı alanı temsil ettiğini vurgular. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "libâs" kelimesinin burada sadece görsel bir örtü değil, aynı zamanda fonksiyonel bir mahremiyet ve dinlenme zırhı anlamı taşıdığını belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin seçimindeki amacın, tabiat olaylarının insan hayatıyla ne denli uyumlu ve şefkat dolu bir şekilde kurgulandığını göstermek olduğunu ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla