Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Nasr Sûresi, 2. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Nasr Sûresi, 2. Ayet

    وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve raeyte-nnâse yedḣulûne fî dîni(A)llâhi efvâcâ(n)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Ve insanların Allah'ın dinine grup grup girdiklerini gördüğünde."

      Müfessirlerin ifade ettiğine göre daha önce insanlar birer birer müslüman oldukları halde Mekke'nin fethinden sonra gruplar halinde İslâm dinine girmeye başladılar. Allah'ın dinine gösterilen bu rağbetin sebebi, yukarıda sözünü ettiğimiz manevi açılımlar da olabilir. Nitekim Resûlullah'ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “İki aylık mesafenin oluşturduğu alan içinde düşmanların benden korkması gibi ilâhî bir desteğe mazhar kılındım. Bir ay(lık mesafe) ön taraftan, bir ay(lık mesafe) arka yönden”.

      Nasr sûresinin ilk iki âyetinde çeşitli açılardan Resûlullah'ın ölüm haberine işaret vardır. Bazı kaynaklarda belirtildiğine göre bu sûrenin nüzulü münasebetiyle Hz. Peygamber'in kalbi ve zihni ölümünün yakın olduğunu kendisine haber vermiştir. Birincisi biraz önce bahis konusu ettiğimiz istidlâl şekli olup bizzat kendisi ölümünün yaklaştığını anlamıştır, çünkü memur kılındığı tebliğ ve İslâm'a çağrı görevini tamamlamıştı. İkincisi, Allah'ın, resûlüne has alâmetler ışığında muttali kılması suretiyle Hz. Peygamber buna vâkıf olmuştur. Artık o, bizim idrakimizin anlayamayacağı işaretleri anlamıştır. Üçüncüsü daha önce tebliğ görevini bizzat kendisi yürüttüğü halde bu defa insanların topluluklar halinde dine girmeleri suretiyle tebliği şahsen ifâ etme yükü üzerinden alınmış bulunuyordu, işte bu sebeple de vâdesinin geldiğini anlamıştı. Bir tür delil teşkil eden bu hususun izahı şöyledir: İnsanlar gruplar halinde Allah'ın dinine girince, oluşan toplumsal realite İslâm'ın yaygınlık kazandığına ve taraftarlarının çoğaldığına bir kanıt oluşturur. Artık kendini gösteren üstünlük ve hâkimiyet, Resûlullah'ın ayrılması halinde müslümanların dinî konumlarının bozulmayacağının güvencesini teşkil ediyordu.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Raeyte (رَأَيْتَ)

        İbn Fâris, kelimenin türediği "r-e-y" kökünün gözle görmek veya kalp gözüyle, yani akılla idrak etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, görme eylemini duyusal, akli ve hayali olmak üzere kısımlara ayırır; bu ayetteki kullanımının hem fiziksel olarak insanların kitleler halinde gelişine şahit olmayı hem de ilahi vaadin eksiksiz bir şekilde gerçekleşmesini basiretle idrak etmeyi ifade ettiğini vurgular.

        Nâs (النَّاسَ)

        İbn Fâris, kelimenin kökenini hareket etmek anlamına gelen "n-v-s" veya ünsiyet kurmak anlamına gelen "e-n-s" köküne dayandırır ve toplumsal bir varlık olarak insanların birbiriyle kaynaşmasını, sosyal hareketliliğini yansıttığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin insanların topluluk halinde yaşama doğasına ve birbirlerine karşı fıtri olarak ünsiyet (yakınlık) duyma özelliklerine dikkat çektiğini ifade eder.

        Yedhulûn (يَدْخُلُونَ)

        İbn Fâris, "d-h-l" kökünün temel olarak bir şeyin içine girmek, dahil olmak veya bir yere nüfuz etmek anlamlarını taşıdığını söyler. Râgıb el-İsfahânî, duhul (girmek) kavramının hem ev gibi somut mekanlar hem de din, iş veya sistem gibi soyut durumlar için kullanıldığını; bu ayet bağlamında kitlelerin İslam'ın manevi ve hukuki dairesine tabi olmalarını, onun şemsiyesi altına girmelerini temsil ettiğini belirtir.

        Dîn (دِينِ)

        İbn Fâris, kelimenin boyun eğmek, itaat etmek ve ceza veya mükafat olarak karşılık vermek anlamlarını barındıran "d-y-n" kökünden geldiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, din kavramını itaat ve mutlak teslimiyet temelinde şekillenen, ilahi bir otorite tarafından konulan kurallar bütünü ve nizam olarak tanımlar. Arthur Jeffery, kelimenin etimolojisinde Arapçadaki itaat kökü ile Pehlevicedeki "daena" (inanç sistemi) ve Aramicedeki "din" (hüküm, yargı) kavramlarının iç içe geçtiğini; ayette kelimenin kurumsal bir inanç sistemini, yani İslam'ı işaret edecek şekilde şekillendiğini savunur. Theodor Nöldeke, terimin İbrahimi gelenekteki hüküm kavramı ile Fars bölgesindeki inanç sistemi manalarının Arap yarımadasında birleştiğini, burada toplumsal ve siyasi itaati de kapsayan kapsamlı bir sistem anlamı kazandığını kaydeder. Toshihiko Izutsu, kelimenin cahiliye dönemindeki geleneksel itaat bağlamından sıyrılarak, Kur'an sistematiğinde Yaratıcı'ya karşı duyulan nihai bağlılık ve O'nun tesis ettiği evrensel yaşam nizamı olarak nasıl yeniden inşa edildiğini analiz eder.

        Allah (اللَّهِ)

        İbn Fâris, bu yüce ismin "e-l-h" kökünden türediğini ve ibadet etmek, sevgi ve huşu ile bir varlığa yönelip sığınmak manalarını barındırdığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, ayetteki bu kullanımın "din" kelimesiyle oluşturduğu isim tamlamasına dikkat çekerek, boyun eğilecek, teslim olunacak ve kurallarına tabi olunacak yegane mutlak otoritenin kimliğinin vurgulandığını belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, buradaki kullanımı tarihsel bağlam içinde değerlendirerek, kurulan yeni nizamın ve insanların kitleler halinde dahil olduğu sistemin beşeri bir siyasi yapı değil, doğrudan ilahi bir inayet ve otoriteye ait olduğunu teyit ettiğini açıklar.

        Efvâcâ (أَفْوَاجًا)

        İbn Fâris, "f-v-c" kökünün, bir grubun hızlıca bir yöne yönelmesi, kalabalık topluluklar ve zümreler oluşturması anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin insanların bölük bölük veya gruplar halinde hareket etmelerini tanımladığını; ayette bireysel ve tekil geçişlerden ziyade büyük kitleler halindeki toplu yönelimleri ve akınları simgelediğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimeyi tarihsel gerçeklik zemininde ele alarak, Mekke'nin fethinden sonra Arap yarımadasındaki çeşitli kabilelerin artık bireysel direnç göstermekten vazgeçip, heyetler ve kabileler halinde topluca yeni dini ve siyasi otoriteye boyun eğişlerini yansıttığını vurgular.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X