Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Mürselât Sûresi, 22. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Mürselât Sûresi, 22. Ayet

    اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İlâ kaderin ma’lûm(in)

    Yorum

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      21-22. ''Onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik!''

      Onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik. Âyetin metninde yer alan “karâr mekîn” (قرار مكين) (sağlam yer) ana rahmidir. Allah Teâlâ, ana rahmini önemsenmeyen suyun tutunacağı sağlam bir yer yapmıştır. Ve o sudan rahme tutunan alaka (zigot) ve belli belirsiz bir et parçası (mudğa) yaratmıştır. Söz konusu su, Cenâb-ı Hakk’ın çıkmasını belirlediği vakte kadar orada kalır.

      Yorum

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Kader (قَدَرٍ)

        İbn Fâris, "k-d-r" kökünün bir şeyin miktarını, sınırını ve gücünü ifade eden temel bir yapıya sahip olduğunu belirtir; ayetteki bağlamında ise yaratılışın süresi ve ölçüsü anlamını taşıdığını vurgular. Râgıb el-İsfahânî, "kader" kavramını bir şeyin sahip olduğu ölçü ve miktar olarak tanımlar ve burada nutfenin ana rahminde kalacağı, önceden belirlenmiş olan o dakik süreyi karşıladığını açıklar. Toshihiko Izutsu, kökün anlambilimsel alanında "ölçüp biçme" eyleminin merkezi bir rol oynadığını, bunun sadece fiziksel bir nicelik değil, ilahi bir takdir ve ontolojik bir belirleme (limit) olduğunu ifade eder. Angelika Neuwirth, erken Mekki surelerin biyolojik süreçleri betimleyen bölümlerinde bu kelimenin, zamanın ve mekanın ilahi bir plan dahilinde sınırlandırılmasını simgeleyen bir terminoloji olarak kullanıldığını belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin "ölçü ve miktar" manasından hareketle, insanın ana rahmindeki gelişim sürecinin rastgele değil, her anı önceden tayin edilmiş "belirli bir süre" içinde gerçekleştiğini dilsel düzlemde mühürlediğini ifade eder.

        Malum (مَّعْلُومٍ)

        İbn Fâris, "a-l-m" kökünün bir şeyi diğerinden ayıran bir iz, işaret ve bilgi anlamına geldiğini belirtir; ayette "ma'lûm" formunda gelerek, sürenin belirsiz olmadığını, aksine Allah katında kesin bir bilgiyle sabitlendiğini ifade ettiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, "ilim" kökenli bu kelimenin bilinen, tayin edilen ve üzerinde şüphe bulunmayan bir durumu nitelediğini, doğum vaktinin ve gelişim evrelerinin ilahi bilgi nizamı içinde netleştirildiğini aktarır. Arthur Jeffery, "a-l-m" kökünün Sami dillerinde "bilmek, işaretlemek" anlamındaki kadim köklerine atıf yaparak, Kur'an'ın bu kelimeyi "önceden belirlenmiş ve sınırları çizilmiş" olan durumları ifade etmek için kullandığını kaydeder. Toshihiko Izutsu, kelimenin anlambilimsel çerçevesinde "belirlilik" vurgusunun yattığını; "ma'lûm" sıfatının, yaratılış süresinin insan için gizli olsa da ilahi otorite nezdinde tam olarak hesaplanmış ve bildirilmiş bir takvim olduğunu simgelediğini vurgular. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin "bilinen, belirlenmiş" manasına gelerek "kader" kelimesini nitelediğini ve bu sayede insanın yaratılış serüvenindeki her saniyenin ilahi bir kayıt ve bilgi dahilinde ilerlediğini etimolojik bir kesinlikle ortaya koyduğunu ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin "malum, belli" manasından yola çıkarak, doğum vaktinin Allah'ın bilgisinde kesinleşmiş bir tarih olduğunu ve bu nitelemenin yaratılış nizamındaki kusursuzluğa işaret ettiğini belirtir.

        Yorum

        İşleniyor...
        X