لَقَدْ كَانَ لَـكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mümtehine Sûresi, 6. Ayet
Daralt
X
-
"İçinizden Allah'ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar için onlarda hiç şüphe yok ki güzel bir örneklik vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü hamde lâyıktır."
İçinizden Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar için onlarda hiç şüphe yok ki güzel bir örneklik vardır. Yani İbrahim ve onunla beraber olanlar, sizin için pek güzel örnektirler; onlara uyar ve İtaat ederseniz siz de güzel örnek olursunuz, Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar için, mealindeki cümle iki mânaya gelebilir: Birincisi, Cenâb-ı Hakk’ın sevabını ümit edenler için anlamına, İkincisi de öldükten sonra diriltileceğine inananlar için anlamına. Cenâb-ı Hak, kitabında, öldükten sonra dirilme olayını çeşitli şekillerde nitelemiştir. “Her kim Rabb’ine kavuşmayı bekliyorsa” mealindeki âyette belirtildiği üzere, Allah bazan onu kendi zatına nispet eder, bunun anlamı öldükten sonra dirilmektir. O, bazan da onu başka şekilde tavsif eder. Şayet ondan maksat “sevap” ise, o zaman, ümit eden kişinin hakikatte, davet edildiği ve ümitlendirildiği şeye ulaştıran sebepleri bulmak isteyen kişi olduğunu haber vermektedir. Korkan da hakikatte sakındırıldığı şeyden ve men edildiği yasaklardan kaçınan kişidir. Sebeplerine sarılmadan sadece ümit ve korkuya bağlanan kimse sadece Cenâb-ı Hak’tan temennide bulunmuş olur. Bu söylediklerimizin delili ise şu ilâhı beyandır: “İman edenler, hicret eden ve Allah yolunda savaşanlar, şüphesiz işte bunlar, Allah’ın rahmetini umarlar”. Cenâb-ı Hakk’ın, ümidin mânasını, kendi yolunda cihat eden mücahitler ve kendisine İtaat ederek yaşayanlar için nasıl gerçekleştirdiğine bakmaz mısın? En doğrusunu Allah bilir. Âyeti, öldükten sonra dirilmeyi umanlar mânasına aldığımızda da aynı şey söz konusudur. Çünkü insan yasak kılman şeyden kaçınır ve emredileni yapmaya çalışırsa, kendisinin Allah’ın sevabına ve rahmetine götüren kişilerle dost olduğu, Allah'ın cezasına ve azabına götüren kişilerden de uzak olduğu anlaşılır. Bunu ise öldükten sonra dirilmeye inanan kişiden başkasının yapmayacağı mâlumdur. Çünkü öldükten sonra dirilmeye inanmayan kişi, ancak dünya menfaatinin peşinden koşan kişileri dost edinir ve sadece dünyada kendisine zarar veren kişilerden kaçmış olur. En doğrusunu Allah bilir.
Kim yüz çevirirse, mealindeki cümle ile Allah’ın yapılmasını emrettiği şeylere itaat etmekten yüz çevirmek kastedilmiştir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü hamde lâyıktır, mealindeki cümle ile de yaratıklara itaat etmekten vazgeçilmesi kastedilmektedir. Bu da, insanlara emrettiği şeylere itaat etmelerine, ihtiyaç duyduğu veya kendisine fayda sağladığı İçin değil Allah’ın bütün bunlardan müstağni olduğunun bilinmesi içindir. O, bunları sadece insanların ihtiyacı olduğu ve itaatlerinin faydasının da sadece kendilerine döneceğini bildiği için emretmiştir. Âyette yer alan “el-Hamîd” (الحميد) lafzının, biri hamd eden, diğeri de hamd edilen olmak üzere iki anlamı vardır. Şayet “hamd edilen” anlamı kastedilirse bu ifade, yaratıklarına verdiği nimetlerden dolayı hamd edilmeye lâyık olan sadece Cenâb-ı Hak’tır, anlamına gelir. Eğer “hamd eden” mânası kast edilirse o zaman, Cenâb-ı Hak, insanların yaptıkları az amele çok mükâfat vermek suretiyle onları övmekte ve teşekkür etmektedir, yahut amelleri sebebiyle onları övmektedir. Dolayısıyla Allah, her iki anlam itibariyle de Hamîd’dir.
Yorumu Yorumla
-
Üsvetün (أُسْوَةٌ)
İbn Fâris, "e-s-v" kökünün bir şeyi örnek almak, taklit etmek ve birinin haliyle teselli bulmak anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kişinin bir başkasının durumunu rehber edinerek onun yolunu izlemesini ifade ettiğini; ayette İbrahim’in tavrının sadece tarihsel bir anı değil, müminler için süreklilik arz eden bir model olduğunu vurgular. Toshihiko Izutsu, bu kavramın İslam toplumunda bireysel eylemi aşan, "normatif bir model" oluşturma işlevini üstlendiğini ve inananların davranışlarını şekillendiren temel bir etik referans olduğunu analiz eder.
Hasenetün (حَسَنَةٌ)
İbn Fâris, "h-s-n" kökünün her türlü güzellik, iyilik ve mükemmelliği temsil ettiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, "hasene"nin hem aklen hem de dinen takdir edilen, insana huzur veren ve neticesi hayır olan güzellikler olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu güzelliğin, İbrahim’in sergilediği tavizsiz tevhid duruşunun estetik ve ahlaki bütünlüğünden kaynaklandığını, müminin bu modelde ruhsal bir tatmin bulduğunu ifade eder.
Yercû (يَرْجُو)
İbn Fâris, "r-c-v" kökünün hem ümit etmek hem de bir beklenti içinde olmak anlamlarını barındırdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu fiili kişinin sevdiği ve ulaşmak istediği bir şeye dair beklentisi olarak tanımlar; ayetteki kullanımın sadece kuru bir temenni değil, eyleme dökülen bir umudu ifade ettiğini açıklar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayetteki "yercû" fiilinin müminin varoluşsal kaygısını Allah ile dindirme çabasını ve eskatolojik bir geleceğe duyulan sarsılmaz güveni simgelediğini tahlil eder.
Allâh (اللَّهَ)
Arthur Jeffery, kelimenin Arapça öncesi semitik kökenlerini ve muhtemelen Süryanice "Alaha" ile olan dilsel akrabalığını tartışarak, ismin monoteist gelenek içindeki tarihsel gelişimini analiz eder. Gabriel Said Reynolds, bu ismin Kur'an'daki kullanımının Geç Antik Çağ'ın teolojik ve litürjik literatürüyle olan kavramsal etkileşimine dikkat çeker. Râgıb el-İsfahânî, ismin tüm kemal sıfatlarını kendisinde toplayan, ibadete layık tek yüce varlığa delalet ettiğini ifade eder.
El-Yevme (الْيَوْمَ)
İbn Fâris, "y-v-m" kökünün zamanın belirli bir dilimini ifade ettiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, ayetteki kullanımın dünyevi zamanın ötesindeki "Hesap Günü"ne işaret ettiğini; buradaki "gün" nitelemesinin o vaktin kesinliğini ve sınırlılığını vurguladığını belirtir.
El-Âhira (الْآخِرَ)
İbn Fâris, "e-h-r" kökünün bir şeyin sonu, sonrası ve gecikmiş olanı anlamlarına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "ahiret" kelimesinin dünya hayatının zıttı olarak, insanın varacağı nihai ve ebedi durağı tanımladığını belirtir. Toshihiko Izutsu, bu kavramın Kur'an'ın dünya görüşünde "şimdiki zaman" (dünya) karşısında konumlanan mutlak gelecek ve eylemlerin sonuçlandığı saha olduğunu detaylandırır.
Yetevelle (يَتَوَلَّ)
İbn Fâris, "v-l-y" kökünün temelinde yakınlık ve dostluk bulunduğunu; ancak bu kalıpta kullanıldığında bir şeyden yüz çevirip başka bir yöne sapmak (tevelî) anlamını taşıdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu fiilin ayetteki bağlamıyla, Allah’ın vahyine sırt çevirmek ve zalimlerin safına meyl etmek olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, "velayet" bağının tersine işletilmesi olan bu durumun, müminin Allah ile olan sadakat sözleşmesini ihlal etmesi anlamına geldiğini analiz eder.
El-Ganiyyü (الْغَنِيُّ)
İbn Fâris, "ğ-n-y" kökünün bir şeye ihtiyaç duymamak, kendi kendine yetmek ve müstağni olmak anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "Gani" sıfatının Allah’ın yarattıklarından ve onların ibadetlerinden tamamen bağımsız olduğunu; aksine her şeyin varlığını sürdürmek için Ona muhtaç olduğunu ifade ettiğini kaydeder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ismin ayetin sonunda yer almasının, hakikatten yüz çevirenlerin Allah'ın yüceliğine hiçbir zarar veremeyeceklerini vurgulayan sarsıcı bir teolojik deklarasyon olduğunu tahlil eder.
El-Hamîdü (الْحَمِيدُ)
İbn Fâris, "h-m-d" kökünün övmek, minnet duymak ve bir iyiliğe karşı takdirde bulunmak anlamlarına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "Hamîd" sıfatının bizzat kendisi övgüye layık olan, tüm eylemleri hikmetli ve kusursuz olan anlamında olduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, bu ismin Allah’ın mutlak mükemmelliğini ve tüm evrenin Ona duyduğu ontolojik şükranı simgeleyen bir kavram olduğunu analiz eder. Angelika Neuwirth, "Gani" ve "Hamid" isimlerinin birlikte zikredilmesinin, Allah'ın hem kimseye muhtaç olmadığını hem de kainattaki tek gerçek övgü odağı olduğunu gösteren mükemmel bir edebi denge sunduğunu vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla