Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Mülk Sûresi, 7. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Mülk Sûresi, 7. Ayet

    اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقاً وَهِيَ تَفُورُۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İżâ ulkû fîhâ semi’û lehâ şehîkan ve hiye tefûr(u)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

      Âyetteki “şehîk” (شَهِيقًا) kelimesi, çirkin ses demektir. Buradaki “ona ait uğultuyu işitirler” beyanı hakkında bazı âlimler “cehenneme ait uğultu” demişler, bazdan da uğultunun cehennemdekilere ait olduğunu söylemişlerdir. “Rabb’inin emrine karşı direnen nice memleket halkı” mealindeki âyette olduğu gibi, bazan mekânın zikri ile o mekânda bulunanların kastedilmiş olması mümkündür. Bize göre ikisi de mümkündür. Bunun mahiyetini bilmeye de ihtiyaç yoktur, çünkü bilmeyenden çıkan çirkin ses onu bilenden çıkan ses gibidir; binaenaleyh ses çıkarma fiilini, sesin mahiyetini bilene nispet etmek bilmeyene nispet etmekten evlâ değildir. Ayetteki “tefûr" (تَفُورُ) kelimesi, kaynar anlamına gelir. Aslında ateş kendi kendine kaynamaz, ancak içine bir şeyin atılmasıyla kaynar. Bu, onların yiyecek ve içeceklerinin de ateşte olduğunu gösterir, ateş, onların yiyecek ve içeceklerini kaynatır.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Ulku (أُلْقُوا)

        İbn Fâris, l-k-y kökünün bir şeyin başka bir şeyle karşılaşması veya bir yere fırlatılması anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "ilkâ" eyleminin bir nesneyi bir yöne doğru kuvvetle ve genellikle değersiz bir eşya gibi atmak olduğunu, ayette suçluların cehenneme hiçbir ihtimam gösterilmeden fırlatılmalarını betimlediğini açıklar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, fiilin edilgen yapıda olmasının, bu kişilerin iradelerini tamamen kaybettiklerini ve ilahi otorite karşısında sadece birer nesneye dönüştüklerini vurguladığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu eylemin sadece mekan değişikliği değil, merhamet odağından ebedi bir kopuş ve aşağılanma anlamına geldiğini belirtir.

        Semi'u (سَمِعُوا)

        İbn Fâris, s-m-a kökünün sesleri algılama ve işitme yetisi olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu işitmenin sadece kulakla duyulan bir ses değil, o sesin dehşetiyle sarsılan bir idrak süreci olduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın bu bağlamda işitme duyusunu psikolojik bir terör aracı olarak kullandığını, cehennemin çıkardığı seslerin insanın iç dünyasında yarattığı yıkımı temsil ettiğini analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, suçluların mekana girmeden önce onun öfkesinden kaynaklanan uğultuyu duymalarının, azabın işitsel bir boyutta başladığını gösterdiğini kaydeder.

        Şehikan (شَهِيقًا)

        İbn Fâris, ş-h-k kökünün yükseklik veya nefes alırken çıkan hırıltılı ses olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, şehîkin nefesin içeri çekilmesi sırasında çıkan, eşek anırmasının başındaki o en çirkin ses olduğunu, cehennemin de içine atılanları yutarken benzer bir uğultu çıkardığını ifade eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu kelimenin cehennemi canlı ve son derece aç bir varlık olarak kişileştirdiğini, derinlerinden gelen bu sesin bir "yutma" hırıltısı olduğunu vurgular. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin yansıma bir ses değeri taşıdığını ve mekanın içindekilere karşı beslediği şiddetli öfkeyi tasvir ettiğini belirtir.

        Tefur (تَفُورُ)

        İbn Fâris, f-v-r kökünün bir şeyin kaynaması, kabararak fışkırması ve hararetin zirveye çıkması anlamına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, tenceredeki suyun taşması gibi, cehennemin de içindekilerle birlikte büyük bir galeyan ve sarsıntı içinde olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, bu fiilin cehennemin durağan değil, sürekli hareket eden ve kaynayan bir enerji alanı olduğunu imlediğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, f-v-r fiilinin cehennemin öfkesinden dolayı yerinde duramamasını ve volkanik bir püskürme halindeki şiddetini temsil ettiğini kaydeder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu durumun ilahi gazabın fiziksel plandaki en dehşetli devinimi olduğunu vurgular.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X