كَلَّا وَالْقَمَرِۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Müddessir Sûresi, 32. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: ağaran sabah, müddessir 32, müddessir suresi, müddessir suresi 32. ayet, yemin, dönüp giden gece, ay, kamer
-
32-34. "Hayır hayır (öğüt almazlar). Aya andolsun! Dönüp gitmekte olan geceye; Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,"
Hayır. “Kellâ” kelimesinin “hayır” mânasında değil de “gerçekten” anlamında olduğunu söyleyenler olmuştur. Bazıları da bu kelimenin reddetme ve uyarma anlamına geldiğini ifade etmişlerdir. Dönüp gitmekte olan geceye; ağarmakta olan sabaha andolsun ki. Bu cümle kasem, yani yemin konumundadır. Daha önce kasemin, kastedilen mânanın pekiştirilmesi için yapıldığını belirtmiştik. Gecenin dönüp gitmesi, gündüzün gelmesiyle olur. Gecenin sonunun belirtilmesinin günün baş tarafının, günün baş tarafının da bütün günün belirtilmesini gerektiriyor olması mümkündür. Öte yandan gece gelince karanlık bütün eşyayı hoş bir vakitte örter. Gündüz de böyledir. Gündüz gelince bütün mahlûkatın üzerinden karanlığı hoş bir saatte kaldırır. Öyle ki insan, ömrü boyunca, -bu eşyanın sayısı kadar uzun ömrü bile olsa-, bunların tamamını öğrenmeye çalışsa bunu başaramaz. Gecenin bahsettiğimiz etkisi, gündüzün de sözünü ettiğimiz durumu, gözle görülen ve müşahede edilen olgulardır. Gecede ve gündüzde var olan hikmet, yani gecenin hangi özelliğinden dolayı eşyanın üstünü örtüp görülmesine engellemeye elverişli olduğu, gündüzün de hangi özelliğinden dolayı örtmeyi ortadan kaldırmaya münasip bulunduğu öğrenilmek istense bu asla kavranamaz. Dolayısıyla âyet, hikmetine akılla ve düşünceyle ulaşmanın mümkün olmadığı her ne varsa onları İnkâr etmemek gerektiğini beyan etmiş olmaktadır. Bu durum, içindeki hikmetler akılla kavranamasa bile peygamberlerin getirdikleri haberleri tasdik etmeyi gerektirmektir. Yine bu İlâhî beyanda, geceyi ve gündüzü varedenin bir olduğu, bütün mahlûkatın O’nun otoritesi ve idaresi altında bulunduğu, bunlar hakkında dilediğine hükmettiği ve istediğini yaptığına dair deliller vardır. Ayetteki yeminin bahsi geçen iki vakte, yani gecenin dönüp gitmesi ve sabahın aydınlanmasına yönelik olması da mümkündür. Bu iki vakit hakkmda da birincide olduğu gibi pekiştirme söz konusu olur.
Âyette geçen “esfera” (أَسْفَرَ) kelimesi aydınlattı ve ışık yayıldı demektir. “Edbera” (أَدْبَرَ) gitti anlamına gelir. [Ebû Bekir el-Esam el-]Keysânî’nin şu açıklamayı yaptığı nakledilir: “De-be-ra” kelimesi Kureyş lehçesidir. Araplar şöyle derler: “Zehebe ke’l-emsi’d-dâbir” (ذَهَبَ كَالْأَمْسِ الدَّابِرِ) yani “O geçip giden dün gibi geçti gitti”. Araplar, günlerin, ayların ve senelerin geçmesini ifade ederken “de-be-ra” fiilini kullanırlar, ama “debera’r-raculü” “adam gitti” ya da “deberal-emru”, “durum gitti” demezler, fakat “edbera” denilir. İbn Mesûd’un mushafında “izâ edbera” (إِذَا أَدْبَرَ) geçerken, başka bazı mushaflarda “iz edbera” (إِذْ أَدْبَرَ) şeklindedir. Yaygın olarak bilinen kırâat ise dediğimiz gibi “izâ debera” (إِذَا دَبَرَ) kırâatidir.
Yorumu Yorumla
-
Kamer (الْقَمَرِ)
İbn Fâris, k-m-r (k-m-r) kökünün temel manasının beyazlık ve bir şeyin renginin açılması olduğunu belirtir; ayın ışığının geceyi aydınlatıp beyaz bir parıltı vermesi sebebiyle bu ismi aldığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kamer kelimesinin özellikle ışığı belirginleşen ve dolunaya yaklaşan ayı nitelediğini; Kur'an'da ay üzerine yemin edilmesinin, kâinattaki büyük nizamın ve zamanın ölçülmesindeki dakikliğin ilahi bir tescili olduğunu vurgular. Toshihiko Izutsu, kelimenin Kur'an'ın kozmik dilinde "ilahî işaretlerden" biri olarak merkezi bir rol oynadığını; bu yeminin, arkasından gelecek olan tehdidin (Sakar) sarsılmaz bir fiziksel gerçekliğe dayandığını sembolize ettiğini savunur. Angelika Neuwirth, bu kozmik yemini eskatolojik bir uyarı ile ilişkilendirir; ayın periyodik döngüsünün, karanlıktan sonra geleceği kesin olan hakikati (vahyi) müjdeleyen edebi bir araç olduğunu belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayın ışığının yansıyan bir nur olmasından hareketle, insanın da hakikat ışığına muhtaç olan ontolojik konumuna ve evrendeki nizamın şahitliğine bir işaret olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada bir "kasem" (yemin) unsuru olduğunu, Allah'ın yarattığı en görkemli gök cisimlerinden biri üzerine yemin ederek, peşinden gelen beyanların ciddiyetini ve doğruluğunu pekiştirdiğini belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla