ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Müddessir Sûresi, 23. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: müddessir 23, müddessir suresi, kaş çatma, bakış, müddessir suresi 23. ayet, arkaya dönme, kibir, yüz ekşitme
-
"En sonunda sırtını dönüp gitti ve kibrine yenildi."
En sonunda sırtını dönüp gitti ve kibrine yenildi. Âyette sözü edilen kişinin bir tedbir almak için bir araya gelen o topluluğa sırtını dönüp gitmesi ve onlara karşı kibir yapması veya Allah Teâlâ ya itaat etmeye sırtını dönmesi, O'nun resûlüne yüz çevirmesi ve davetine icabet etmemesi nedeniyle kibrine yenik düşmesi mümkündür.
Yorumu Yorumla
-
Edbera (أَدْبَرَ)
Kökü Arapça d-b-r harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel manasının bir şeyin arkası, gerisi ve sonu olduğunu belirtir; "edbera" fiilinin bir şeyden yüz çevirip arkasını dönerek uzaklaşmak anlamına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin "akbele" (yöneldi) fiilinin zıddı olduğunu, hem fiziksel olarak bir yerden ayrılmayı hem de manevi olarak bir fikri veya daveti reddedip ondan yüz çevirmeyi temsil ettiğini vurgular. Ayetteki bağlamda muhatabın (Velid b. Muğire), Kur'an üzerine yaptığı o sinsi mütalaadan sonra, hakikate yönelmek yerine ona sırtını dönmesini resmettiğini kaydeder. Toshihiko Izutsu, kelimeyi kâfir tipolojisinin aktif bir eylemi olarak değerlendirir; ona göre "idbâr", ilahi çağrıyla karşılaşan insanın bu çağrıyı kasten duymazlıktan gelerek kendi karanlığına çekilme eylemidir. Angelika Neuwirth, bu fiili surenin bu bölümündeki dramatik sekansın (nazar-abese-besera-edbera-istekbera) bir parçası olarak görür; bakış ve yüz hatlarındaki değişimin ardından gelen bu bedensel hareketin, içsel inkârın dışsal bir eyleme dönüşmesi olduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada "haktan kopuşu" simgelediğini; muhatabın vahyi dinleyip anladıktan sonra, bile isteye ondan uzaklaşarak kendi statüsüne sığındığını ifade eder.
İstekbera (اسْتَكْبَرَ)
Kökü Arapça k-b-r harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün büyüklük ve azamet anlamına geldiğini, "istif’âl" babındaki bu formun ise kişinin kendisini olduğundan büyük görmesi veya büyüklük taslaması manasını taşıdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "istikbâr" kavramını hakikati kabul etmeye mani olan "kibir" duygusunun eyleme dökülmüş hali olarak tanımlar; kişinin kendi nefsini ilahi otoritenin üzerinde görmesi ve bu sebeple boyun eğmeyi reddetmesi olduğunu vurgular. Toshihiko Izutsu, bu kelimenin Kur'an'ın "cahiliye" ahlakına yönelik en temel eleştirilerinden birini temsil ettiğini savunur; ona göre "istikbâr", insanın kendi sınırlılığını unutarak mutlak bir özerklik iddiasında bulunması ve yaratıcı karşısında küstahlaşmasıdır. Angelika Neuwirth, kelimeyi Mekke toplumundaki aristokratik gurur ve kabilevi üstünlük duygusuyla ilişkilendirir; kişinin sahip olduğu zenginlik ve evlat çokluğunu birer gurur vesilesi yaparak vahye karşı üstünlük taslamasını ifade ettiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "istikbâr"ı insanın ontolojik dengesini kaybetmesi olarak nitelendirir; kişinin kendi varlığını her şeyin ölçüsü kılması ve bu sebeple aşkın olanı (Allah'ı) reddetmesi durumunu nitelediğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada "burnu büyüklük yapmak" anlamına geldiğini, Velid b. Muğire'nin fakir müminlerle aynı safta yer almayı ve bir beşere (peygambere) tabi olmayı kendine yedirememesi sonucu oluşan o kibirli duruşu resmettiğini kaydeder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla