اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mücâdele Sûresi, 15. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: mücadele 15, mücadele suresi, şiddetli azap, mücadele suresi 15. ayet, kötü amel, allah, azap
-
"Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!"
Sonra Allah, onların o adamları dost edinmeleri ve yalan yemin etmeleri sebebiyle kendileri için âhirette çetin bir azap hazırladığını haber vermektedir. Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür! Yani onlar, dünyada yaptıkları şeyler sebebiyle kendilerine kötülük yapmışlardır.
Yorumu Yorumla
-
A'adde (أَعَدَّ)
İbn Fâris, a-d-d kökünün bir şeyi saymak, hazırlamak, miktarını belirlemek ve biriktirmek anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "i'dâd" kavramının bir nesneyi veya durumu gelecekteki belirli bir amaç veya vakit için tam teşekküllü bir şekilde hazır hale getirmek olduğunu ifade eder; bu bağlamda Allah'ın münafıklar için cezayı bir kenarda, vakti geldiğinde uygulanmak üzere kesin ve eksiksiz olarak hazırladığını temsil eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu fiilin ilahi iradenin kararlılığını ve sonucun kaçınılmazlığını vurgulayan bir "hazırlık" evresini simgelediğini, cezanın sadece bir sonuç değil, önceden tasarlanmış bir adalet tecellisi olduğunu analiz eder.
Allah (اللَّهُ)
İbn Fâris, e-l-h kökünün kulluk, ibadet etmek ve hayretle yönelmek kavramlarıyla ilişkili olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu ismin tüm kemal sıfatlarını kendisinde toplayan, varlığı zorunlu olan ve ibadete layık yegane yüce varlık olduğunu belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin Süryanice "Alaha" ve Aramice "Elah" formlarıyla olan köken birliğine dikkat çekerek, Kur'an'ın bu ismi mutlak bir vahdet içerisinde, münafıkların sinsi planlarını boşa çıkaran en üstün otorite olarak yeniden inşa ettiğini analiz eder.
Azâben (عَذَابًا)
İbn Fâris, a-z-b kökünün tatlı sudan veya bir şeyi engellemekten türediğini, ancak yaygın kullanımda şiddetli ceza manasında yerleştiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, azabın bir kimseyi işlediği suçtan dolayı maruz bıraktığı ağır sıkıntı, elem ve mahrumiyet olduğunu ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın etik yapısında bu kavramın, ilahi sınırlara (hududullah) bilinçli olarak başkaldırmanın ontolojik bir karşılığı olduğunu ve münafıkların toplumsal barışı bozma girişimlerine ilahi bir yanıt teşkil ettiğini analiz eder.
Şedîden (شَدِيدًا)
İbn Fâris, ş-d-d kökünün bir şeyi sıkıca bağlamak, düğümlemek, sağlamlaştırmak ve kuvvetli olmak manasına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "şiddet"in hem fiziksel hem de manevi anlamda tahammülü zor olan, sarsılmaz ve yoğun bir gücü ifade ettiğini açıklar. Ayetteki bağlamda bu sıfat, hazırlanan cezanın hem niteliksel yoğunluğunu hem de ondan kaçışın imkansızlığını temsil eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin kökündeki "düğümleme" vurgusunun, cezanın suçluyla olan kopmaz ve kaçınılmaz bağını yansıttığını analiz eder.
Sâe (سَاءَ)
İbn Fâris, s-v-e kökünün çirkinlik, kötülük ve insanın içini sıkan, ona elem veren durumlar anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "sû" kavramının bir şeyin hem kendi mahiyetinin bozuk olmasını hem de çevresine zarar vermesini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki "ne kötü!" şeklindeki zem (yerme) ifadesi, münafıkların eylemlerinin ahlaki, mantıki ve ontolojik olarak tam bir çöküş ve rezalet içinde olduğunu simgelemektedir.
Ya'melûne (يَعْمَلُونَ)
İbn Fâris, a-m-l kökünün bilinçli bir niyetle, bir amaç doğrultusunda ve farkındalıkla gerçekleştirilen iş ve eylem anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "amel"in kişinin sadece dış dünyadaki mekanik hareketi değil, bu hareketin ardındaki ahlaki tercihleri, gizli niyetleri ve süreklilik arz eden davranış kalıplarını kapsadığını ifade eder. Toshihiko Izutsu, bu kavramın Kur'an'ın sorumluluk ahlakında merkezi bir yer tuttuğunu; insanın sadece anlık tepkilerinden değil, bu eylemleri bir "karakter" haline getirerek bilinçli bir şekilde sürdürmesinden ötürü hesaba çekildiğini analiz eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, fiilin geniş zaman kalıbında gelmesinin, münafıkların bu olumsuz davranışları bir yaşam biçimi haline getirdiklerine işaret ettiğini vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla