قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلاً لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mü'minûn Sûresi, 114. Ayet
Daralt
X
-
"Allah buyurur: Pek kısa bir süre kaldınız; keşke bunu (dünyada iken) bilmiş olsaydınız.
Ahiret Aleminin Akli Delili
Allah buyurur: Pek kısa bir süre kaldınız; keşke bunu (dünyada iken) bilmiş olsaydınız. Yani sadece kısa bir süre kaldınız, keşke bunu biliyor olsaydınız. Ne yazık ki bilmiyorsunuz.
Yorumu Yorumla
-
Kâle (قَالَ)
İbn Fâris: Kelimenin k-v-l kökünün asli manasının "söz söylemek, dudaklardan dökülen anlamlı ses, bir hükmü veya düşünceyi dil ile beyan etmek" olduğunu saptar. Ayetin başındaki bu fiilin (O/Allah dedi ki), inkârcıların o şaşkınlık dolu "bir gün kaldık" itirafının hemen ardından, mutlak Yaratıcı'nın zamanın gerçek mahiyetini bildiren o kesin ve tartışılmaz ilahi fermanının (tasdikinin) başlangıcını nitelediğini belirtir.
Lebistum (لَبِثْتُمْ)
İbn Fâris: Kelimenin l-b-s kökünün temelinde "bir yerde beklemek, duraklamak, ikamet etmek, kalmak ve gecikmek" anlamlarının bulunduğunu saptar. Fiilin mazi muhatap çoğul kalıbında (kaldınız / beklediniz) gelmesinin, Allah'ın da onların bu dünyevi konaklama süresini uzun ve kalıcı bir yaşam olarak değil, sadece geçici bir "bekleme/duraklama" anı olarak tasdik ettiğini kaydeder.
Kalîlen (قَلِيلًا)
İbn Fâris: Kelimenin k-l-l kökünün asli manasının "bir şeyin miktar, sayı veya hacim olarak az olması, yetersizliği ve çokluğun (kesret) tam zıddı" olduğunu saptar. Ayette zarf olarak (çok az bir süre / kısacık) gelmesinin, dünyanın o binlerce yıllık tarihinin veya uzun insan ömrünün, ebediyet (ahiret) terazisinde tartıldığında ontolojik olarak ne kadar zayıf, değersiz ve "küçücük" bir an olduğunu nitelediğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: "Kıllet" kavramını, hem zamansal kısalık hem de değer/kıymet bakımından düşüklük olarak tanımlar. Allah'ın "Sadece çok az bir süre kaldınız" (İn lebistum illâ kalîlen) buyurmasının; zamanın izafiyetini ilahi bir hükme bağladığını ve insanın sonsuzluk karşısında elde ettiği o "kısacık" (kalîl) mühleti israf etmesinin ne büyük bir trajedi olduğunu vurgular.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: Kelimenin lügat manasının "az, kısa, değersiz, yetersiz" olduğunu aktarır. Kelâm ilminde bu ifadenin, dünyanın fani (geçici) yapısını ve ahiretin sonsuzluğunu kıyaslayan eskatolojik bir zaman ölçüsü olduğunu; insanın o "azıcık" zamanı ebedi bir azaba çevirmesindeki o büyük akılsızlığı gözler önüne serdiğini açıklar.
Ta'lemûn (تَعْلَمُونَ)
İbn Fâris: Kelimenin a-l-m kökünün asli manasının "bir şeyin hakikatine nüfuz etmek, onu diğerlerinden ayıran izi/alameti kavramak ve kesin bilgiye ulaşmak" olduğunu saptar. Fiilin geniş zaman kipiyle (biliyorsunuz / biliyor olsaydınız) gelmesinin, gerçeği zihinsel olarak şeksiz şüphesiz idrak etme eylemini nitelediğini kaydeder.
Prof. Dr. Sadık Kılıç: Bilgi (ilim) ve zaman diyalektiğinin felsefi trajedisini inceler. "Keşke siz (bunu dünyadayken) bilmiş olsaydınız" (lev ennekum kuntum ta'lemûn) cümlesinin, bilginin zamanlamasına yönelik sarsıcı bir eleştiri olduğunu belirtir. İnkârcılar hesap gününde o kısacık zamanı (kalîlen) artık "bilmektedirler"; ancak sınav bittikten sonra elde edilen bilginin (gecikmiş ilmin) hiçbir ontolojik ve ahlaki kurtarıcılığı yoktur. Bu fiil, vaktinde kullanılmayan aklın ebedi pişmanlığıdır.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla