حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mü'minûn Sûresi, 99. Ayet
Daralt
X
-
"Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, 'Rabbim! Beni geri gönder' der."
Müşriklerin Yeni Bir Şans İstemesi
Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, Rabbim! Beni geri gönder der. Bu ifadenin zahirine göre Rabbim! Beni geri gönder sözü kâfirlerce öldükten sonra, âhiret korkularını ve onun dehşetengiz sahnelerini gördükten sonra söylenmiş olmalıdır. Çünkü ölüm bir mekândan başka bir mekâna intikal değildir. Aksine ölüm kendilerinde bulunan hayatı alıp götüren bir olgudur. Ne var ki tefsirciler şöyle demişlerdir: Bu söz, onların ölüm meleğini gördükleri ve bütün korkunçluklarıyla canlarını almak üzere üzerlerine abandığı andadır. İşte o anda dünya hayatına yeniden başlamaya döndürülmek isterler. Birinci izah bizce daha uygun ve kabule daha yakındır.
Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca. Bu beyan "Ve de ki: 'Rabbim!' Şeytanların gizli kışkırtmalarından sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim!" meâlindeki âyetle bağlantılı ve onun cevabı değildir. Çünkü aynı türden değildir, cinsleri de farklıdır. En doğrusunu Allah bilir ya, bu "Doğrusu biz onlara hakkı bildirdik, onlar ise kesinlikle yalancıdırlar" meâlindeki âyetle bağlantılıdır ve "... ama onların çoğu gerçeği sevmezler!" meâlindeki âyetlerin cevabıdır. Şöyle demiş oluyor: Onlar bu halde yaşantılarına devam ederler. Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman Hakk'a döner ve tasdik eder. Lâkin artık bu dönüş ve tasdik ona o vakitte bir yarar sağlamaz.
Rabbim! Beni geri gönder! "Rabbi'r-ciûnî (رَبِّارْجِعُونِ)" diye söyledi de tekil kipiyle "Rabbi'r-ci'nî (رَبِّارْجِعْنِ)" şeklinde söylemedi. Bu durum iki şekilde izah edilebilir: Birincisi: O hengamedeki kişi krallardan talepte bulunur ve onlara hitap eder gibi bir istekte bulunmuş ve bu yüzden tekil kipiyle değil de çoğul şekliyle seslenmiştir: Zira hükümdarlara "Ekselansları, şunu yapar mısınız!" şeklinde çoğul kipiyle hitap edilmesi âdettendir. Nitekim Allah'ın kelâmında da cevap olmak üzere "Biz şunu yaptık!" "Şunu yapacağız!" şeklinde bir kullanım bulunmaktadır.
İkincisi de bu cümlenin sözünün şöyle yorumlanmasıdır: Kişi, Rabb'inden ruhlarını almakla görevli meleklere, kendisini dünyaya geri göndermelerini emretmesini ister. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
El-Mevtu (الْمَوْتُ)
İbn Fâris: Kelimenin m-v-t kökünün asli manasının "hareketin, gücün ve biyolojik canlılığın tamamen kesilmesi, sükûnet ve yaşamın son bulması" olduğunu saptar. Ayette harf-i tarifle (El-Mevt) gelmesinin, her insanın mutlak surette karşılaşacağı, ertelenemez ve kaçınılamaz o bilinen sonu (eceli) nitelediğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: "Mevt" kavramını, bedeni idare eden ruhun ayrılmasıyla organik yapının işlevini yitirmesi olarak tanımlar. "Onlardan birine ölüm geldiğinde" cümlesinde bu kelimenin fail (özne) olarak kullanılmasının, ölümün pasif bir tükeniş değil, ilahi bir emirle insanın kapısını çalan ve dünyevi mühleti kesin olarak kapatan aktif bir "elçi/kapanış eylemi" olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu: Kur'an'ın ontolojik ve eskatolojik (ahiret odaklı) sisteminde "mevt" kavramını tahlil eder. Cahiliye Arapları için ölüm, her şeyin bittiği anlamsız bir hiçliktir (dehrin yok edişi). Ancak Kur'an, ölümü (el-mevt) ahirete geçişin, hesap vermenin ve büyük uyanışın o sarsıcı "eşiği" olarak yeniden tanımlar. Ayette ölümün gelmesiyle inkârcının "Rabbim beni geri döndür" feryadı, bu eşikteki o korkunç uyanışın dilbilimsel kanıtıdır.
İrciûn (ارْجِعُونِ)
İbn Fâris: Kelimenin r-c-a kökünün temelinde "ilk başladığı yere geri dönmek, bir durumdan eski duruma geçmek ve iade olmak" anlamlarının bulunduğunu saptar. Emir kipi ve çoğul muhatap formuyla (Beni geri döndürün) gelmesinin, ölen kişinin can havliyle ve çaresizlik içinde dünyaya, o kaybettiği mühlete (hayata) geri dönme yönündeki o şiddetli, imkânsız ve panik dolu talebini nitelediğini kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî: "Rucû" eylemini, varlığın çıkış noktasına veya terk ettiği bir hâle doğru yeniden yönelmesi olarak açıklar. İnkârcının "Rabbim beni geri döndür" nidasında, kelimenin çoğul kalıpta (irciûn) kullanılmasının; şiddetli dehşet, saygı (ta'zim) veya canını almaya gelen meleklerin çokluğu sebebiyle ortaya çıkan psikolojik bir feryat formunu yansıttığını anlambilimsel olarak vurgular.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk: Kelimenin barındırdığı psikolojik çöküşe dikkat çeker. "İrciûn" (Beni döndürün) fiili, ölüm anındaki o büyük pişmanlığın (nedâmetin) felsefi dışa vurumudur. Dünyada Kur'an ayetlerinden topukları üzerine geri kaçan (tenkisûn) o kibirli akıl, şimdi ölümün pençesinde, aynı inatla "dünyaya geri dönmek" (rucû) için yalvarmaktadır. Bu durum, ilahi adaletin tecellisindeki o kusursuz ironiyi resmeder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla