Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Mü'minûn Sûresi, 79. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Mü'minûn Sûresi, 79. Ayet

    وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Vehuve-lleżî żeraekum fî-l-ardi ve-ileyhi tuhşerûn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. Nihayet O'nun huzurunda toplanacaksınız"

      Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. Yani O, gücü ve kudreti ile sizi yeryüzünün sakinleri kıldı ve sizi boş yere yaratmadığını bildirdi, aksine ölümden sonra dirilmek ve mahşerde O'nun huzurunda toplanmak üzere yarattı.

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Zeraekum (ذَرَأَكُمْ)

        İbn Fâris: Kelimenin z-r-e kökünün temelinde "saçmak, tohum ekmek, rüzgârın bir şeyi savurması, yaratmak ve çoğaltmak" anlamlarının yattığını saptar. Fiilin geçmiş zaman kipi ve iyelik ekiyle (Sizi ekip çoğalttı) gelmesinin, insanların yeryüzünde tıpkı toprağa atılıp hızla filizlenen ve her yana yayılan tohumlar gibi, ilahi bir kudretle var edilip gezegenin dört bir yanına dağıtılmasını nitelediğini belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî: "Zer'" eylemini, nesneleri yoktan var edip mekân içinde farklı yönlere doğru saçarak üretmek olarak tanımlar. Ayette Allah'ın insanları yeryüzünde "zeraekum" (yaratıp yaydı) fiiliyle nitelemesinin, hem beşeriyetin nüfus olarak çoğalmasını hem de diller, renkler ve kültürler olarak muazzam bir çeşitlilikle (tohumlar gibi) yeryüzüne serpilmesini anlambilimsel olarak vurgular.

        Angelika Neuwirth: Kur'an'ın yaratılış ve diriliş diyalektiğindeki tarımsal metaforları tahlil eder. "Zeraekum" (sizi tohum gibi serpti) fiilinin, ayetin devamındaki "tuhşerûn" (toplanıp hasat edileceksiniz) fiiliyle kusursuz bir anlamsal köprü kurduğunu belirtir. Kur'an, insanı toprağa ekilen bir tohuma benzeterek, onun ölümden sonra tekrar o topraktan yeşertilip ilahi mahkemeye "derleneceği" gerçeğini rasyonel ve görsel bir döngü içinde eşsiz bir metin dilbilimiyle sunar.

        Diyanet İslam Ansiklopedisi: Fiilin sözlükte "yaratmak, tohum serpmek, saçıp çoğaltmak" manalarına geldiğini aktarır. Tefsir literatüründe bu kelimenin, Allah'ın insan türünü Hz. Adem'den itibaren yeryüzüne halife olarak yerleştirmesini ve her neslin üreyerek dünyayı imar etme sürecini ifade eden temel bir hilkat (yaratılış) eylemi olduğunu açıklar.

        El-Ardı (الْأَرْضِ)

        İbn Fâris: Kelimenin e-r-d kökünün asli manasının "aşağıda olan şey, ayak basılan yer, taban, zemin" olduğunu saptar. Ayette insanların içine saçılıp çoğaltıldığı o devasa ve geçici beşik olan yeryüzünü (dünyayı), yani imtihan sahnesini nitelediğini kaydeder.

        Râgıb el-İsfahânî: "Arz" kavramını, insanın yaşamasına, beslenmesine ve medeniyet kurmasına uygun hale getirilmiş o yoğun toprak tabakası olarak tanımlar. Allah'ın insanları "fîl ardı" (yeryüzünde) yaratıp saçmasının, insanın ontolojik olarak toprağa bağımlılığını (biyolojik kökenini) ve ölümle birlikte yine o toprağa rücu edeceği gerçeğini hatırlattığını vurgular.

        Tuhşerûn (تُحْشَرُونَ)

        İbn Fâris: Kelimenin h-ş-r kökünün temelinde "bir topluluğu yerinden kaldırmak, etraftan zorla bir araya getirmek, sıkıştırarak belirli bir noktaya doğru sevk etmek" anlamlarının bulunduğunu saptar. Fiilin edilgen (meçhul) ve geniş zaman kalıbında (toplanacaksınız / bir araya getirileceksiniz) gelmesinin, kıyamet gününde diriltilen insanların kendi istekleriyle değil, mutlak bir ilahi çekim kuvvetiyle ve meleklerin sevkiyatıyla hesap alanına sürülmelerini nitelediğini belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî: "Haşr" kavramını, bir grubu bulundukları yerlerden çıkararak zorunlu bir hedefe doğru topluca yürütmek olarak açıklar. Ayette "ve ileyhi tuhşerûn" (ve O'na toplanıp götürüleceksiniz) yapısıyla kullanılmasının, yeryüzünün her köşesine dağılmış (zeraekum) olan o milyarlarca insanın, ölümden sonraki süreçte şaşmaz bir yönelimle tek bir merkeze (Allah'ın huzuruna) toplanma mecburiyetini anlambilimsel olarak çerçevelediğini vurgular.

        Toshihiko Izutsu: Kur'an'ın eskatolojik (ahiret odaklı) zaman algısında bu fiilin sarsıcı finalini analiz eder. O'na göre "haşr", varoluş serüveninin büyük kapanış sahnesidir. Parçalanmış, toprağa karışmış ve dağılmış olan insan zerrelerinin (zer'), ilahi bir komutla şiddetle birleştirilip kozmik mahkemeye fırlatılmasıdır. İnsanın dünyadaki yayılışı ne kadar geniş olursa olsun, varacağı son nokta (haşr/toplanma) mutlak ve tektir.

        Diyanet İslam Ansiklopedisi: Kelimenin lügat manasının "toplanmak, bir araya sürülmek, mahşere sevk edilmek" olduğunu aktarır. Kelâm ve akaid ilminde bu kavramın, dirilişin (ba's) hemen ardından insanların amellerinin hesabını vermek üzere Arasat/Mahşer meydanında toplanmasını ifade eden en kritik ahiret aşaması olduğunu açıklar.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X