مُسْتَكْبِر۪ينَ بِه۪ۗ سَامِراً تَهْجُرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mü'minûn Sûresi, 67. Ayet
Daralt
X
-
"Gece sohbetleri yaparken büyüklük taslayarak onun hakkında hezeyanlar savururdunuz."
Büyüklük taslayarak. Müfessirlerin geneli bu beyan hakkında şöyle demişlerdir: "Bihi" $(بِهِ)$deki zamirden maksat el-Beyt, yani Kâbe'dir ve izahı şöyledir: Onlar kendilerini Beytullah'ın yanı başında Allah'ın hareminde güven içinde yaşamakta olduklarını, sair yerlerdeki insanların ise korku içinde olduklarını görünce bunun kendilerinin üstünlüğü ve Allah katındaki itibarları sebebiyle olduğunu sandılar. Bu kuruntu onları Resûlullah'a ve onunla birlikte olan müminlere karşı tavır almaya ve onlara yukarıdan bakmaya itti.
Büyüklük taslayarak. Bazıları ise bu beyanda geçen "bihî" zamirinden maksadın Kur'an olduğunu söylemişlerdir. Bunun da izahı şöyledir: Kur'an indiği zaman Allah'a ve resûlüne karşı büyüklük taslayıp tavır aldılar. "İstikbar"ın Kur'ân'a izafe edilmesi, onun nüzülü sebebiyle Allah'a büyüklenmeleri yüzündendir. Allah Teâlâ onların büyüklük taslamalarını Kur'ân'a nispet etti, çünkü Kur'ân onların büyüklük taslamalarının sebebi idi. Bu husus şu ilâhî beyanda dile getirilmiştir: "Ne zaman bir sûre indirilse, içlerinden 'Bu hanginizin imanını arttırdı ki?' diye soranlar çıkar. Ama bu, iman etmiş olanların imanını pekiştirmiştir ve onlar sevinç içindedirler. Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların (mânevî) kirlerine kir katmıştır ve onlar inkârcı olarak ölüp gitmişlerdir". Onların pisliklerinin artmasını sûreye nispet etti, çünkü sûrenin gelişi onların pisliklerinin artmasının sebebi olmaktadır. Her ne kadar gerçeklikte böyle bir pislik artışı olmasa da mânevî anlamda bir kullanım söz konusu olmaktadır.
Gece sohbetleri yaparken... hezeyanlar savururdunuz. Zeccâc şöyle demiştir: es-Semer (السَّمَر) ay ışığıdır. Onlar ay ışığında bir araya gelip eğleniyorlar ve hezeyanlarda bulunuyorlardı. es-Semer, gece laflaması ve eğlencesi demektir. "Tehcurûn" (تَهْجُرُونَ) kelimesine bazıları saçmalama, hezeyanda bulunma anlamı vermişlerdir. Bazıları da Kur'ân'ı terkediyorlar diye açıklamışlardır. Yani onlar onunla amel etmiyorlar, onu kale almıyorlardı. Bu da "hecr" $(هجر)$yani terketme demektir. Bir başka kırâat şekli de vardır: "Tuhcirûn" (تُهْجِرُونَ) Bu takdirde mâna müstehcen konuşuyor ve bozgunculuk yapıyordunuz, demek olur.
Sâmiran tehcurûn (سَامِرًاتَهْجُرُونَ) ifadesi belirttiğimiz gibi gece sohbeti demektir. (تَهْجُرُونَ) uykuda olan ya da şiddetli hasta olan bir kimsenin sayıklaması gibi sayıklamak ve hezeyanda bulunmak demektir. "Ehcere, yuhciru" (أَهْجَرَ،يُهْجِرُ) kökünden ise müstehcenlik, çirkin söz söylemek demektir. "Heccera, yuhecciru" (هَجَّرَ،يُهَجِّرُ) ise gündüzün şiddetli sıcağında yürüdü demektir.
Yorumu Yorumla
-
Mustekbirîne (مُسْتَكْبِرِينَ)
İbn Fâris: Kelimenin k-b-r kökünün asli manasının "büyüklük, ulu olmak, yücelik" olduğunu saptar. İstif'âl babından türeyen ism-i fâil çoğul (mustekbir) yapısının, kendisinde gerçek, ontolojik bir büyüklük bulunmamasına rağmen, zoraki bir şekilde "büyüklük taslayan", kibre kapılan ve hakkı kabul etmeyi onuruna yediremeyen kişileri nitelediğini kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî: "İstikbar" kavramını, kişinin kendi haddini aşarak Allah'a veya O'nun elçilerine karşı boyun eğmeyi reddetmesi, gerçeği küçümsemesi olarak tanımlar. Ayette hal (durum) zarfı olarak "mustekbirîne" (kibirlenerek/büyüklük taslayarak) şeklinde gelmesinin; onların ayetlerden geri geri kaçmalarının (nükûs) sebebinin delil yetersizliği veya akli bir şüphe değil, tamamen kalplerini zehirleyen bu "sosyal ve teolojik kibir" olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu: Kur'an'ın ahlak sisteminde "istikbar" kavramını şirk psikolojisinin tam merkezine yerleştirir. Bu kelimenin, insanın (özellikle Mekke aristokrasisinin) kendini evrenin merkezine koyarak mutlak Yaratıcı'nın otoritesine başkaldırması (tuğyan) olduğunu belirtir. "Mustekbirîn" vasfının, vahye karşı örgütlenen, ekonomik ve siyasi gücüne güvenen Cahiliye elitlerinin en karakteristik varoluşsal hastalığı olduğunu tahlil eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: Kelimenin lügat anlamının "kibirlenenler, büyüklük taslayanlar, kendini üstün görenler" olduğunu aktarır. Ahlak ve kelâm ilminde bu terimin, insanın kendi acziyetini unutup Allah'ın ayetlerine ve peygamberlerine karşı ilahlık iddiasına (veya otorite isyanına) kalkışmasını ifade eden, helaki zorunlu kılan en büyük ahlaki çöküş olduğunu açıklar.
Sâmiren (سَامِرًا)
İbn Fâris: Kelimenin s-m-r kökünün temelinde "gece karanlığı, geceleyin uyanık kalıp sohbet etmek ve gece masalları" anlamlarının yattığını saptar. Gece vakti, özellikle ay ışığında toplanıp konuşan gruba "sâmir" (veya sümhûr) denildiğini belirterek; ayetteki bu kelimenin, Mekkeli elitlerin gece serinliğinde Kabe etrafında veya meclislerinde toplanarak yürüttükleri o kibirli ve gürültülü sohbetleri nitelediğini kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî: "Semr" kavramını, insanların geceleyin bir araya gelerek havadan sudan, masallardan (esâtir) veya dedikodulardan bahsetmeleri olarak açıklar. İnkârcıların "sâmir" (gece sohbetçileri) olarak nitelenmesinin; onların gündüzleri vahye sırt çevirip kaçarken, geceleri bir araya gelip karanlığın rahatlığında peygamber ve Kur'an aleyhine alaycı, mesnetsiz ve kof dedikodular (karalama kampanyaları) ürettiklerini anlambilimsel olarak vurgular.
Prof. Dr. Hidayet Aydar: Müşriklerin gece toplanmalarının sosyolojik ve mekânsal bağlamına dikkat çeker. "Sâmiren" kelimesinin, Mekke aristokrasisinin (Dar'ün-Nedve veya Harem etrafındaki) o elitist gece meclislerini resmettiğini belirtir. Onların kutsal mekânı (Harem'i) tefekkür için değil, vahyi itibarsızlaştırmak, masallar anlatmak ve ilahi mesajı alaya almak için bir eğlence/dedikodu merkezine çevirmelerini tahlil eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: İlgili maddesinde sözlük anlamının "gece sohbet edenler, geceleyin toplanan topluluk, masal anlatanlar" olduğunu aktarır. Tefsir literatüründe bu kelimenin, müşrik liderlerin Kabe'nin gölgesinde geceleyin toplanıp, Kur'an'a "şiir, büyü, ataların masalları" diyerek halkı zehirleyecek propagandaları nasıl organize ettiklerini ifade eden tarihsel ve sosyolojik bir tasvir olduğunu açıklar.
Tehcurûn (تَهْجُرُونَ)
İbn Fâris: Kelimenin h-c-r kökünün iki temel anlama geldiğini saptar: Birincisi "bir şeyi terk etmek, ondan ayrılmak ve uzaklaşmak" (hicret); ikincisi ise "sayıklamak, hezeyanda bulunmak, saçmalamak ve çirkin söz söylemek" (hucr). Fiilin geniş zaman kalıbında (tehcurûn) gelmesinin, müşriklerin Kur'an hakkında süreklilik arz eden bir biçimde çirkin ve asılsız hezeyanlar ürettiklerini nitelediğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: "Hecr" kavramının hem bedenen terk etmeyi hem de dille iftira üretmeyi barındırdığını açıklar. Ayette müşriklerin gece meclislerindeki (sâmir) fiilleri olarak zikredilmesinin, onların Kur'an karşısında rasyonel bir delil getiremediklerinde, tıpkı ateşi çıkan hastaların sayıklaması veya sarhoşların hezeyanı gibi mantıksız, çirkin ve saldırgan sözlere (hucr) başvurduklarını vurgular.
Dücane Cündioğlu: Kelimenin bağlamında taşıdığı o eşsiz ikili anlam yapısına (tevriye/dil oyununa) felsefi bir estetikle yaklaşır. O'na göre "tehcurûn" fiili, Kur'an'ın poetik dokusunda her iki manayı da aynı anda işletir: İnkârcılar hem kibre kapılarak vahyi "terk ederler/ondan uzaklaşırlar" (bedensel/zihinsel hicret/kopuş); hem de gece karanlığında akıllarını yitirmiş gibi vahiy hakkında asılsız "hezeyanlar/saçmalıklar üretirler" (sözlü hucr). Hakikati terk eden aklın, kaçınılmaz olarak hezeyana sürükleneceğini saptayan muazzam bir dilbilimsel ve teolojik tahlildir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: Fiilin lügat manasının "terk etmek, saçmalamak, hezeyan savurmak, çirkin söz söylemek" olduğunu belirtir. Tefsir ilminde bu eylemin, ayetler karşısında aciz kalan putperest zihniyetin; peygambere "mecnun, şair, kâhin" diyerek gece sohbetlerinde yürüttükleri o asılsız, tutarsız ve şuursuz sözlü saldırı (propaganda) halini özetlediğini açıklar.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla