وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mü'minûn Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
"Anlamsız, yararsız şeylerden uzak dururlar."
Anlamsız, yararsız şeylerden uzak dururlar. "Lagv" (اللغو) kelimesi sanki bâtıl olan, boş ve önemsiz sayılan her şeyin adıdır. Allah Teâlâ haber verdi ki onlar her türlü bâtıldan ve yasaklandıkları fiillerden yüz çevirirler; her türlü itaate ve emrolundukları eylemlere, yönelirler.
Yorumu Yorumla
-
El-Lağv (اللَّغْوِ)
İbn Fâris: Kök harfleri olan l-ğ-v temelinde, asıl anlamın "dikkate alınmayan, hesaba katılmayan, düşen veya iptal olan söz ve iş" olduğunu saptar. Kelimenin köken itibarıyla kuşların ötüşü gibi anlamsız sesler için de kullanıldığını açıklar. Bu bağlamda lağvın, aklî bir temele dayanmayan, üzerinde düşünülmemiş ve ontolojik bir ağırlığı olmayan her türlü eylemi kapsadığını ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî: Lağv kavramını, "üzerinde düşünülmeden ağızdan çıkan, hiçbir aklî ve dinî faydası olmayan söz ve davranış" olarak tanımlar. İbn Fâris'in tespitlerine paralel biçimde kelimenin anlamsız seslerle olan bağına değinir. Ayetteki kullanımında lağvın, müminlerin uzak durduğu, insanın kemaline hizmet etmeyen, dünyevi veya uhrevi hiçbir katma değer üretmeyen her türlü boş ve batıl meşguliyeti nitelediğini vurgular.
Toshihiko Izutsu: Kur'an'ın ahlaki ve semantik sisteminde lağv kavramının, İslam öncesi cahiliye döneminin anlamsız gürültüsü, içi boş övünmeleri ve ahlaki ağırlığı olmayan eylemleriyle derin bir tezat oluşturduğunu inceler. Ona göre lağv, salt "boş laf" değil, varoluşsal bir hafifliktir. Müminin bu hafiflikten uzak durması, İslam'ın kişiye kazandırdığı varoluşsal ciddiyetin ve ağırbaşlılığın dilbilimsel bir yansımasıdır.
Dücane Cündioğlu: Sözün ontolojik ve ahlaki boyutu üzerine yaptığı analizlerde, lağv kelimesinin sadece "boş söz" olarak çevrilmesinin eksik olacağını, kelimenin aynı zamanda hakikatin sesini bastıran ve zihni dağıtan bir "gürültü" işlevi gördüğünü belirtir. Surenin bir önceki ayetinde geçen "huşû" (sükûnet ve odaklanma) hali ile "lağv" (gürültü ve dağılma) arasında bir zıtlık ilişkisi kurarak, müminin hakikate odaklanabilmesi için bu anlamsız gürültüden arınması gerektiğini tahlil eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: İlgili maddesinde kelimenin "hata, batıl, faydasız söz ve iş" anlamlarına geldiğini, İslam hukukunda (fıkıh) kasıtsız edilen ve geçerliliği olmayan yeminler (lağv yemini) için teknik bir terim olarak kullanıldığını kaydeder. Bu ayetin bağlamında ise kavramın sınırlarının genişletilerek, müminlerin vakitlerini, zihinsel ve fiziksel enerjilerini tüketen, onları asıl gayelerinden saptıran her türlü işlevsiz eylemi ifade ettiğini belirtir.
Mu'ridûn (مُعْرِضُونَ)
İbn Fâris: Kelimenin a-r-d kökünün, bir şeyin enine boyuna ortaya çıkması, görünmesi, sunulması (arz) gibi anlamlarının yanı sıra, "bir şeye yanını (arz) dönmek, yüz çevirmek, uzaklaşmak" anlamlarını da içerdiğini açıklar. İ'raz eyleminin, kişinin bir şeye karşı yalnızca tepkisiz kalması değil, aksine iradi bir şekilde yönünü ve yanını başka tarafa çevirmesini, aktif bir uzaklaşmayı ifade ettiğini kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî: Kökün ihtiva ettiği "genişlik" ve "bir şeye tesadüf etme" anlamlarından yola çıkarak, "i'raz" (yüz çevirme) fiilinin, kişinin kendi yan tarafını dönerek karşılaştığı bir şeyi reddetmesi, ondan fiziksel, zihinsel veya kalbî olarak ayrılması olduğunu belirtir. Ayette, müminlerin hayatın içinde lağv (boş işler) ile ister istemez karşılaşabileceklerini, ancak onların ayırıcı vasfının bu durum karşısında o boşluğa takılıp kalmayıp, bilinçli ve iradi bir şekilde yönlerini hakikate doğru değiştirmeleri (mu'ridûn) olduğunu ifade eder.
Prof. Dr. Sadık Kılıç: Kur'an antropolojisinde ve ahlak felsefesinde "i'raz" kavramının, sıradan bir ilgisizlik veya kaçıştan ziyade, güçlü bir ahlaki tercih ve duruş olduğunu vurgular. Müminlerin boş, çirkin ve faydasız olanla karşılaştıklarında gösterdikleri bu "yüz çevirme" eyleminin, pasif bir eylemsizlik değil, kişinin kendi haysiyetini ve manevi bütünlüğünü korumaya yönelik aktif, asil ve onurlu bir tavır olduğunu tahlil eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: "İ'raz" kelimesinin sözlükte "yüz çevirmek, vazgeçmek, ilgi göstermemek" anlamlarına geldiğini aktarır. Kur'an terminolojisinde i'raz fiilinin genellikle inkarcıların ilahi ayetleri ve peygamberin davetini reddetmesi, haktan yüz çevirmesi gibi olumsuz bağlamlarda kullanılmasına karşın; bu ayette "mu'ridûn" ism-i fâil (etken özne) formuyla müminlerin olumlu, erdemli ve takdire şayan bir eylemi olarak, batıldan ve faydasız olandan kararlılıkla uzak durmalarını nitelemek üzere özgül bir kullanıma sahip olduğunu saptar.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla