كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Mâide Sûresi, 79. Ayet
Daralt
X
-
İşledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmıyorlardı. Yaptıkları ne fena idi!
İşledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmıyorlardı. Bazı rivayetlerde belirtildiğine göre Abdullah b. Mesud (r.a.) şöyle demiştir: Resülullah (s.a.) şöyle buyurdu: "İsrailoğulları günaha düştükleri zaman, alimleri onlara bunu yasakladı, fakat onlar bu işten yine vazgeçmediler. Sonra alimleri de onlarla birlikte oturdular, birlikte yediler-içtiler. Allah da onların kalplerini birbirine karıştırdı, İsyanları ve haddi aşmaları yüzünden, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle onlara lanet etti?' Abdullah [b. Mesud] der ki: Sonra arkaya yaslanmış olan Resül-i Ekrem doğrulup oturdu ve şöyle dedi: "Hayatım elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, onları gerektiği şekilde önleyip hakka döndürmedikçe, siz de asla (sorumluluktan kurtulamazsınız)!" Ebu Ubeyd bu son cümleye, onları hakka çevirmedikçe diye anlam vermiştir. Başkaları da bunu, onları yenmedikçe diye açıkladı.
Yorumu Yorumla
-
yetenâhevne (يَتَنَاهَوْنَ)
Sözcüğün kökü "n-h-y" (ن ه ي) harfleridir. Temel anlamı; engellemek, alıkoymak, bir şeyin son sınırına varmak ve yasaklamaktır. "Tefâ'ul" babından muzari (şimdiki/geniş zaman) fiil olan bu kelime, Mâide Sûresi 79. ayette "kânû lâ yetenâhevne" (birbirlerini engellemiyorlardı / sakındırmıyorlardı) şeklinde olumsuz yapıyla geçerek, İsrailoğulları'nın lanetlenmesine sebep olan asıl sosyolojik çöküşü (otosansürün ve ahlaki uyarının bitişini) ifade eder.
İbn Fâris, Mekâyîs fi'l-Luğa adlı eserinde bu kökün fiziksel temelinin "bir hedefe veya noktaya ulaşıp orada durmak, daha ileri gitmeye mani olmak" (nihayet) olduğunu belirtir. Nehiy (yasaklama), eylemin önüne çekilen bir barikattır.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât'ta "tefâ'ul" babının (işteşlik/karşılıklılık) anlamına dikkat çeker. Râgıb'a göre "yetenâhevne" fiili, tek yönlü bir uyarılma değildir. Bu, toplumun bireylerinin karşılıklı olarak birbirlerini denetlemesi, kötülüğü gördüklerinde ortak bir refleksle birbirlerini o suçtan alıkoymaları (nehyetmeleri) demektir. Onların lanetlenme sebebi, kötülüğün işlenmesinden ziyade, bu ortak ahlaki fren (yetenâhevne) mekanizmasının tamamen iptal edilmiş olmasıdır.
Prof. Dr. Hidayet Aydar, tefsir usulü bağlamında bu fiilin sosyo-politik boyutunu tahlil eder. Aydar'a göre "birbirlerini engellememek", kötülüğe zımnen (sessiz kalarak) onay vermek demektir. Kötülük yapanları dışlamamak, onlarla aynı meclisleri paylaşmaya devam etmek ve ahlaki uyarı görevini (emr-i bil maruf nehy-i anil münker) terk etmek, suçu bireysellikten çıkarıp tüm topluma mal eden yıkıcı bir pasifizmdir.
munkerin (مُّنكَرٍ)
Sözcüğün kökü "n-k-r" (ن ك ر) harfleridir. Temel anlamı; tanımamak, reddetmek, yadırgamak, sağduyunun ve dinin kabul etmediği çirkin eylemdir. Ayette "an munkerin fealûh" (işledikleri bir kötülükten/münkerden) tamlaması içerisinde, engellenmeyen o çirkin eylemin mahiyetini niteler.
İbn Fâris, bu kökün temelinde "bir şeyi bilmemek, ona yabancı olmak, onu gördüğünde tanımamak ve inkar etmek" anlamının bulunduğunu söyler.
Râgıb el-İsfahânî, "münker" kavramını "ma'ruf" (bilinen/iyilik) kavramının mutlak zıttı olarak konumlandırır. Râgıb'a göre münker; sağlıklı bir aklın, temiz bir fıtratın ve ilahi şeriatın tanımadığı, kendisine yabancı hissettiği ve iğrenerek reddettiği her türlü söz ve eylemdir.
Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ahlak felsefesinde münker kavramının toplumsal algıdaki yerini inceler. Izutsu'ya göre münker, toplumun ahlaki bağışıklık sistemine dışarıdan giren zehirli bir virüs gibidir. Sağlıklı bir toplum bu virüsü hemen "tanımaz/yadırgar" (n-k-r) ve dışarı atar. Ancak ayetteki toplum, birbirini uyarmayı (yetenâhevne) bıraktığı için, fıtrata son derece yabancı olan bu "münkeri" (kötülüğü) zamanla sıradanlaştırmış, ona alışmış ve kendi kötülüğüne yabancılaşma refleksini kaybetmiştir. Kötülüğün sıradanlaşması, ahlakın iflasıdır.
Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayetteki "münker" kelimesinin belirsiz (nekre) formda kullanılmasını tahlil eder. Kılıç'a göre kelimenin "el-münker" (belirli bir kötülük) değil de "munkerin" (herhangi bir kötülük) şeklinde gelmesi, onların sadece büyük günahlara değil, en ufak bir haksızlığa, rüşvete veya çirkinliğe bile tepki göstermeyen, ahlaki duyarlılığını (sinir uçlarını) tamamen yitirmiş felçli bir topluma dönüştüklerini gösterir.
fealûhu (فَعَلُوهُ)
Sözcüğün kökü "f-a-l" (ف ع ل) harfleridir. Temel anlamı; yapmak, işlemek, meydana getirmek ve eylemde bulunmaktır. Mazi (geçmiş zaman) fiil olan bu kelime, sonundaki "hû" (onu) zamiriyle birlikte ayette "fealûhu" (onu işlediler) şeklinde geçerek, münkerin düşünce aşamasında kalmayıp pratik hayata nasıl döküldüğünü ifade eder.
İbn Fâris, bu kökün asıl anlamının "bir durumu kasıtlı veya kasıtsız olarak icra etmek, harekete geçirmek" olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "fiil" kavramını Kur'an lügatindeki eylemlerin en genel şemsiyesi olarak tanımlar. Râgıb'a göre ayette "işledikleri bir münker" denmesi, o suçun artık gizli saklı, kapalı kapılar ardında yapılan bir hata olmaktan çıkıp, herkesin gözü önünde sergilenen "somut, cüretkar ve fiziki bir eyleme" (fiile) dönüştüğünü vurgular.
Angelika Neuwirth, ayetin retorik yapısındaki bu vurguya dikkat çeker. Neuwirth'e göre "fealûhu" (ki onu bizzat yaptılar) kelimesinin eklenmesi, kötülüğün aleniyetini (kamusallığını) vurgular. Kötülük göz göre göre, herkesin şahitliğinde işlenmiş, ancak hiç kimse bu duruma müdahale etmemiştir. Sessizlik, fiilen işlenen suça ortaklık etmektir.
bi'se (لَبِئْسَ)
Sözcüğün kökü "b-e-s" (ب أ س) harfleridir. Temel anlamı; kötü olmak, çirkin olmak, şiddet, darlık ve insana ıstırap veren azaptır. Başındaki tekit (pekiştirme) lâm'ı ile birlikte "le bi'se" (ne kadar da kötüdür/iğrençtir) şeklinde kınama (zemm) fiili olarak geçerek, işlenen suçun ontolojik çirkinliğini mühürler.
İbn Fâris, bu kökün temelinde "hoşa gitmeyen, fıtrata aykırı, şiddetli zorluk ve tahammül edilemez çirkinlik" anlamının bulunduğunu söyler.
Râgıb el-İsfahânî, "bi'se" fiilinin estetik ve ahlaki bir yargı bildirdiğini tahlil eder. Râgıb'a göre bu, sıradan bir "kötü" nitelemesi değil, ilahi terazide o eylemin ne kadar "nefret uyandırıcı, yüz kızartıcı ve sefil" bir duruş olduğunu ilan eden kategorik bir kınamadır.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin ayetteki hedef kitlesini inceler. Öztürk'e göre "bi'se" kınaması, sadece o kötülüğü (münkeri) bizzat işleyen faillere yönelik değildir. Bu kınama, asıl olarak o kötülüğü görüp de engellemeyen, dilsiz şeytanlık yapan, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek ahlaki sorumluluktan kaçan o edilgen ve korkak sessiz yığınlara yöneltilmiş şiddetli bir ilahi sitemdir. Sessizlik, kötülüğün kendisi kadar "iğrençtir" (bi'se).
yef'alûn (يَفْعَلُونَ)
Sözcüğün kökü yine "f-a-l" (ف ع ل) harfleridir. Ayetin sonunda "mâ kânû yef'alûn" (yapmakta oldukları şey) şeklinde muzari (şimdiki/geniş zaman) fiil olarak geçerek, kınanan eylemin sürekliliğini ve karakter halini alışını tanımlar.
Angelika Neuwirth, Mâide 79'un gramatik kurgusunda geçmiş zaman (fealûhu) ile geniş zamanın (yef'alûn) aynı kök üzerinden eşdizimli kullanımındaki edebi sanatı tahlil eder. Neuwirth'e göre cümlenin ortasında münkerin bizzat işlenmesi geçmiş zamanla "fealûhu" (onu yaptılar) şeklinde zikredilirken; ayetin sonundaki kınama cümlesi geniş zaman kipiyle "yef'alûn" (yapmakta/adet edinmekte oldukları şey) şeklinde gelir. Bu gramatik geçiş (shift), kötülüğe seyirci kalmanın (veya kötülük yapmanın) bir anlık, tesadüfi bir hata olmaktan çıkıp; onların sistematik geleneği, kurumlaşmış adeti ve sürekli eyleme dönüştürdükleri bir "karakter bozukluğu" haline geldiğini kanıtlayan olağanüstü bir dilbilimsel ifşadır. Sürekli yapılan eylem (yef'alûn), varoluşun kendisi olur.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla