Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Meâric Sûresi, 34. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Meâric Sûresi, 34. Ayet

    وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Velleżîne hum ‘alâ salâtihim yuhâfizûn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Namazlarının gereklerini titizlikle yerine getirenler"

      Namazların gereklerini titizlikle yerine getirenler. Namazı yerine getirmek demek onu vaktinde ve şartlarına uygun olarak kılmak demektir. Onları namazlarını korumaya sevkeden şebep Allah’tan korkmalarıdır. Namaz kılmak, günahlarına kefaret yapılınca günahlarını örtmek için onu eda etmeye teşvik edilmişlerdir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Salâtihim (صَلَاتِهِمْ)

        İbn Fâris, s-l-v (se-le-ve) kökünün temel manasının ateşle bir şeyi yumuşatmak ve bir şeye yönelmek olduğunu belirtir; namaz kılan kişinin kalbinin ilahi huzurda yumuşaması ve Allah'a mutlak bir yöneliş içinde olması sebebiyle kelimenin bu kökten geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "salât" kelimesinin aslen dua, tazim ve övgü anlamlarını barındırdığını, şer'i bir terim olarak ise rükû ve secdeleri olan belirli ibadeti nitelediğini açıklar; kelimenin sonundaki iyelik ekinin (onların namazı), bu ibadetin müminin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösterdiğini belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin kökeni itibarıyla Süryanice "slotha" ve Aramice "slota" (dua/tapınma) formlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ve Kur'an'ın bölgedeki bu kadim dini terimi alarak İslami ibadetin merkezine yerleştirdiğini kaydeder. Toshihiko Izutsu, namazın Kur'an'ın semantik dünyasında sadece fiziksel bir ritüel değil, Allah ile kurulan dikey bir iletişim ve teslimiyet hali olduğunu; bu bağlamda namazın insanın tüm ahlaki yapısını inşa eden ve onu ayakta tutan ana unsur olarak işlev gördüğünü vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bu ayetteki kullanımının, namazın vakitleri, rükünleri ve huşusu ile birlikte bir bütün olarak ele alınmasını ifade ettiğini, ibadetin içsel ve dışsal tüm şartlarıyla ikame edilmesine işaret ettiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin "sıla" (kavuşma/bağ) köküyle olan anlamsal bağına dikkat çekerek, namazın kulun yaratıcısına tutunduğu yegane bağ olduğunu ve bu bağın üzerine titrenmesi gerektiğini dile getirir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, "salât"ın bu ayette, ahlaki erdemleri kemale erdiren ve müminin tüm hayatını düzene sokan merkezi bir ibadet olarak zikredildiğini ifade eder.

        Yuhâfizûn (يُحَافِظُونَ)

        İbn Fâris, h-f-z kökünün asıl anlamının "bir şeyi dikkatle gözetmek, olduğu hal üzere tutmak ve onun zayi olmasına engel olmak" manasına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "muhafaza" eyleminin bir şeyi değişmekten, bozulmaktan ve eksilmekten korumak olduğunu, namaz bağlamında ise bu eylemin namazın vakitlerine, rükünlerine ve şartlarına titizlikle riayet etmeyi nitelediğini açıklar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin "mufâale" babında (karşılıklı/yoğun eylem bildiren kalıp) gelmesinin, burada sıradan bir korumanın ötesinde, namazın ruhunu ve kalitesini dünyevi her türlü meşguliyete ve içsel fısıltıya karşı ciddi bir çabayla, tavizsiz bir şekilde müdafaa etme şuurunu yansıttığını belirtir. Toshihiko Izutsu, bu fiilin Kur'an'ın ahlaki uyanıklık (vigilance) konseptinin bir parçası olduğunu, namaza yönelik bu muhafazanın aslında namazın kişiyi kötülüklerden koruma işlevini aktif tutmak anlamına geldiğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin geniş zaman (muzari) kalıbında gelmesinin, namaza gösterilen bu hassasiyetin anlık bir eylem değil, müminin karakterine yerleşmiş sürekli bir teyakkuz hali olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "yuhâfizûn" kelimesinin şekli bir bekçilikten ziyade emanet bilincine işaret ettiğini; insanın namazı korumakla aslında kendi fıtri saflığını ve ilahi otoriteyle olan ontolojik bağını koruma altına aldığını dile getirir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, bu kelimenin namazı kılıp bitirilecek bir görev olarak değil, hayatın tam merkezinde korunması ve üzerine titrenmesi gereken bir yaşam tarzı olarak sunan güçlü bir fiil olduğunu kaydeder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X