وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يماًۚ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Meâric Sûresi, 10. Ayet
Daralt
X
-
"Dost dostunun halini sormaz olur."
Dost dostunun halini sormaz olur. “Yes’elu” (يَسْأَلُ) kelimesinin başındaki “yâ” harfi, zamme ile “yüs’elü” (يُسْأَلُ) ve fetha ile “yes’elü” (يَسْأَلُ) şeklinde okunmuştur. “Yüs’elü” (يُسْأَلُ) şeklinde okuyana göre âyetin mânası şöyle olur: Dost dosttan sorumlu tutulmaz, dünyada olduğu gibi bir dost bir dostun yerine hesaba çekilmez, çünkü o gün adalet günüdür. Bir kişinin günahını başkasından sormak adaletten değildir. “Yes’elü” (يَسْأَلُ) şeklinde okuyana göre, âyetin mânası şudur: O günün dehşeti ve şiddetinden dolayı dost dosttan yardım ve şefaat isteyemez, yahut da dost, kendi nefsi ile meşgul olduğu için dostunun halini soramaz.
Yorumu Yorumla
-
Yeś’elu (يَسْأَلُ)
İbn Fâris, s-e-l kökünün temel anlamının bir şeyi talep etmek, bilgi istemek veya birinin halini hatırını sormak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu fiilin bu ayetteki bağlamda "birinin durumunu merak edip sormak" veya "yardım istemek" anlamında kullanıldığını, o günün dehşeti sebebiyle insanların en yakınlarını bile sorup soruşturamayacak bir halde olacağını ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın kıyamet sahnelerindeki toplumsal çözülmeyi anlatan semantik alanında bu kelimenin, aradaki tüm bağların koptuğunu ve bireyin kendi derdine düştüğünü simgeleyen bir eylemsizlik halini temsil ettiğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin buradaki kullanımının "hal hatır sormak" veya "ilgilenmek" manasında olduğunu, en samimi dostların bile birbirine karşı tam bir ilgisizlik ve yabancılaşma içinde bulunacağını belirtir.
Hamîm (حَمِيمٌ)
İbn Fâris, h-m-m kökünün asıl anlamının "sıcaklık ve hararet" olduğunu; yakın dosta da onun acısıyla kalbi ısındığı veya onun için dertlendiği için "hamîm" dendiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin hem sıcak suyu hem de insanın halinden anlayan, dert ortağı olan çok yakın dostu ve akrabayı nitelediğini belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin ayette hem özne hem de nesne olarak tekrar edilmesinin, aradaki yakınlık ne kadar derin ve sıcak olursa olsun, o gün bu bağın hiçbir işlevinin kalmayacağını vurgulayan dilsel bir mucize olduğunu kaydeder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kavramın "sıcak bir sevgi ve sadakatle bağlı olan kişi" anlamına geldiğini, ayetin ise bu en rafine insani bağın bile kıyamet anında nasıl koptuğunu resmettiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, h-m-m kökündeki hararetin, dostluktaki samimiyeti ve koruma içgüdüsünü temsil ettiğini ancak ayetin bu doğal refleksin bile o gün devre dışı kalacağını haber verdiğini ifade eder.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla