يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِياًّ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Meryem Sûresi, 45. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: dostluk, şeytan, korku, meryem suresi, azap, meryem suresi 45. ayet, meryem 45, rahman, rahmet
-
“Babacığım! Allah’ın azabına uğramandan ve böylece şeytanın yandaşı olmandan korkuyorum.”
Babacığım! Allah’ın gazabına uğramandan korkuyorum. Bazıları “korkuyorum” fiilini “Eğer küfür üzere devam eder ve hayatını bu inançla bitirirsen Allah’ın gazabının sana dokunacağını biliyorum” şeklinde açıklamışlardır. Eğer “korkma” fiilinin açıklaması “bilme” şeklinde olursa tevil bu şartla isabetli olur. “Korkma” kelimesinin bildiğimiz “korkma” mânasında kullanılmış olma ihtimah de vardır. Bana göre mâna eğer vadini yerine getirmezsen Allah’ın azabının sana dokunmasından ve böylece şeytanın yandaşı olmandan, yani azaba yakın olmandan korkuyorum şeklinde olur.
Yorumu Yorumla
-
Yâ (يَا)
Râgıb el-İsfahânî, "yâ" edatının muhatabın dikkatini çekmek, ona yönelmek ve son derece hayati bir duyguyu/uyarıyı iletmeden önce onun zihinsel odaklanmasını sağlamak için kullanılan bir nida (seslenme) harfi olduğunu belirtir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "ey" manasına gelen bu nida edatının, Hz. İbrahim'in babasına yönelteceği şefkat yüklü uyarı öncesinde muhatabı hitaba hazırlayan bir gramatik başlangıç olduğunu kaydeder.
Ebeti (أَبَتِ)
İbn Fâris, "e-b-v" kökünün insanın dünyaya gelmesine vesile olan ata (baba) manasına geldiğini, aynı zamanda koruyan ve terbiye eden kimseler için de bu kökün kullanıldığını açıklar.
Râgıb el-İsfahânî, kelimenin orijinalinin "ebî" (benim babam) olduğunu, ancak aidiyet zamirinin atılarak yerine şefkat ve derin hürmet ifade eden "te" (ta-i te'nis/ivaz) harfinin getirildiğini belirtir. İbrahim, babasının ebedi helakinden duyduğu korkuyu dile getirirken en içten hitap formunu kullanır.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin Kur'an'daki diyalog ahlakına dair önemini vurgular. İbrahim, babasının akıbetine dair duyduğu dehşeti ifade ederken, hitabında hiçbir kabalık barındırmayan "Yâ ebeti" (Ey babacığım) ünlemini tercih ederek nebevi şefkatin muazzam bir örneğini sunar.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "ey babacığım" manasına gelen bu nidanın, babanın ebedi felaketine duyulan derin üzüntüyü barındıran edep yüklü bir sesleniş olduğunu aktarır.
İnnî (إِنِّي)
Râgıb el-İsfahânî, cümleye kesinlik, pekiştirme ve şüphe götürmez bir tahkik katan "inne" edatı ile "yâ" (ben) zamirinin birleşiminden oluştuğunu belirtir. İbrahim'in taşıdığı korkunun sahte veya geçici bir endişe değil, kalbine tam anlamıyla yerleşmiş mutlak bir sarsıntı olduğunu gramatik olarak mühürler.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "şüphesiz ben, muhakkak ki ben" manalarına gelen bu pekiştirmeli ifadenin, Hz. İbrahim'in iç dünyasındaki sarsılmaz kanaati vurguladığını kaydeder.
Ehâfu (أَخَافُ)
İbn Fâris, "h-v-f" kökünün güvenin, emniyetin ve huzurun tam zıddı olarak; yaklaşmakta olan bir tehlikeden dolayı kalbin ürpermesi, endişe duyması ve sakınma hali manalarına geldiğini açıklar.
Râgıb el-İsfahânî, "havf" kavramının, gelecekte vuku bulması beklenen veya muhtemel olan zararlı ve acı verici bir hadiseyi (azabı) önceden idrak edip ruhsal bir ıstırap yaşamak olduğunu ifade eder. İbrahim'in "korkuyorum" demesi, kendi şahsı için değil, tamamen babasının ahirette yaşayacağı trajediyi vahyin nuruyla şimdiden görmesinin getirdiği ağır bir merhamet sancısıdır.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "korkuyorum, endişe ediyorum" manalarına gelen muzari fiilin, Hz. İbrahim'in babasını şirkten vazgeçirmek için başvurduğu fıtri ve psikolojik son argümanı (evlat şefkatini) yansıttığını aktarır.
En (أَنْ)
Râgıb el-İsfahânî, "en" edatının, muzari fiilin başına gelerek onu masdar (isim-fiil) formuna sokan (masdariyet) ve cümleye bağlayan bir harf olduğunu ifade eder. Korkulan şeyin ne olduğunu açıklayan yan cümleciğin başlangıcıdır.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "-mesi, -ması" manalarına gelen bu bağlacın, korkunun nesnesini (azabın dokunmasını) bir kavram haline getirerek cümleyi şekillendirdiğini kaydeder.
Yemesseke (يَمَسَّكَ)
İbn Fâris, "m-s-s" kökünün temel manasının bir nesneye hafifçe dokunmak, dış yüzeyiyle temas etmek ve hissetmek olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "mess" eyleminin şiddetli bir darbeden ziyade, bir şeyin sırf tenle (bedenle) temas etmesini ifade ettiğini açıklar. Ayette "azabın dokunması" (yemesseke) ifadesinin kullanılması çok sarsıcıdır. İbrahim babasına "Azap seni helak eder veya paramparça eder" demez; ilahi azabın sadece o "ufacık teması" bile insanı mahvetmeye, onu ebedi hüsrana sürüklemeye yeterlidir diyerek tehdidin korkunçluğunu estetik bir dille büyütür.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "sana dokunması, sana temas etmesi" manalarına gelen bu fiilin, ilahi cezanın en ufak bir zerresinin dahi tahammül edilemez boyutlarda olduğunu ifade eden belagatli bir kullanım olduğunu aktarır.
Azâbun (عَذَابٌ)
İbn Fâris, "a-z-b" kökünün insanı hayattan, rahatlıktan ve lezzetten alıkoyan, men eden her türlü şiddetli elem ve acı manasına geldiğini açıklar. Suyun tatlılığı (azb) ile zıt anlamlı bir kök mantığından türeyerek, insanın fıtri huzurunu bozan cezalandırma halini tanımlar.
Râgıb el-İsfahânî, "azab" kavramının insana bedensel veya ruhsal olarak şiddetli acı veren, onu kıvrandıran ilahi ceza olduğunu belirtir. Nekra (belirsiz) formda kullanılması (herhangi bir azap), bu cezanın niteliğinin ve şiddetinin insan aklının sınırlarını aşacak derecede ürkütücü ve tanımlanamaz olduğunu gösterir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "azap, şiddetli ceza ve elem" manalarına gelen bu kelimenin, putperestlikte ısrar eden babayı bekleyen o kaçınılmaz ve korkunç ilahi karşılığı nitelediğini kaydeder.
Min (مِنَ)
Râgıb el-İsfahânî, bu edatın "den/dan" şeklinde ayrılma, başlama veya kaynağı bildirme (ibtida-i gaye) manası taşıdığını belirtir. Azabın doğrudan doğruya kimden ve hangi makamdan geleceğini işaret etmek üzere kullanılır.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "-den, -dan" manalarına gelen edatın, azabın kaynağını bildiren gramatik bir bağlaç olduğunu aktarır.
Er-rahmâni (الرَّحْمَٰنِ)
İbn Fâris, "r-h-m" kökünün şefkat, acıma, koruma, lütfetme ve iyilik anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "Rahmân" isminin, merhameti tüm varoluşu kuşatan, mutlak ve sonsuz şefkat sahibi Allah'a has özel bir isim olduğunu ifade eder.
Dücane Cündioğlu, kelimenin barındırdığı sarsıcı felsefi tezata (mutaabakat sanatına) dikkat çeker. İbrahim, "Sana El-Kahhâr'dan (Kahrediciden) veya El-Müntakim'den (İntikam alandan) bir azap dokunmasından korkarım" demez; bilhassa "Er-Rahmân'dan" der. Azabın, bizzat merhametin mutlak kaynağından (Rahman'dan) gelmesi, babanın işlediği şirkin ne kadar affedilemez, ne kadar nankörce ve bardağı taşıran bir cürüm olduğunu gösterir. Merhametin gazaba dönüştüğü o an, evrendeki en korkunç andır.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "Rahman'dan, o sonsuz merhamet sahibinden" manalarına gelen bu ifadenin, azabı gönderen makamın aslında sonsuz şefkat sahibi olduğunu hatırlatarak, babanın içine düştüğü isyanın vahametini vurguladığını aktarır.
Fe-tekûne (فَتَكُونَ)
İbn Fâris, "k-v-n" kökünün var olmak, meydana gelmek ve bir halde bulunmak manalarını taşıdığını belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "kâne" nakıs fiilinin muzari formu olan bu kelimenin başındaki "fe" (takibiye/sebebiyyet) bağlacının, azaba uğramanın doğrudan ve kaçınılmaz bir sonucunu cümleye bağladığını açıklar. "Azap sana dokunur, bunun doğal bir sonucu olarak da sen şu hale dönüşürsün" şeklindeki ontolojik bir yıkım silsilesini ifade eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "böylece olursun, bunun sonucunda dönüşürsün" manalarına gelen bu fiilin, ilahi azaba uğramanın insanı sürükleyeceği o en aşağılık statüyü bildiren bir geçiş olduğunu kaydeder.
Li'ş-şeytâni (لِلشَّيْطَانِ)
İbn Fâris, bu kelimenin "ş-t-n" (haktan ve rahmetten uzaklaşmak) veya "ş-y-t" (öfkeyle yanıp kavrulmak, helak olmak) kökünden türediğini ve fıtrattan kopmuş, isyankâr karakteri tanımladığını belirtir. Başındaki "li" (-e, -a ait) edatı aidiyet bildirir.
Râgıb el-İsfahânî, "şeytan" mefhumunun, kibirlenerek ilahi emre karşı gelen ve insanları saptıran mutlak düşman olduğunu ifade eder. İbrahim'in babasına uyarısı; putlara tapmanın sadece cansız bir taşa hürmet etmek değil, doğrudan doğruya yeryüzündeki o isyanın asıl sahibine (Şeytan'a) "ait olmak" (onun mülkü ve tebaası haline gelmek) şeklinde korkunç bir felsefi taraf seçimi olduğunu deşifre eder.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "şeytana, o isyankâr varlığa" manalarına gelen bu ismin, putperestliğin nihai varış noktasını ve insanın teslim olduğu o karanlık otoriteyi nitelediğini aktarır.
Veliyyâ (وَلِيًّا)
İbn Fâris, "v-l-y" kökünün temel manasının iki şeyin arasına başka hiçbir şey girmeyecek kadar yakın, bitişik ve yan yana olması olduğunu açıklar. Dost, yardımcı, sırdaş ve koruyucu manalarındaki veli kelimesi bu mutlak yakınlıktan türemiştir.
Râgıb el-İsfahânî, "velâyet" kavramının inançta, sevgide, eylemde ve nihai akıbette birine sımsıkı bağlanmak, onun hizbinde (safında) yer almak olduğunu belirtir.
Toshihiko Izutsu, Kur'an semantiğinde "veli" (dost/koruyucu) kavramının Antik Arap toplumundaki "himaye (koruma-korunan)" ilişkisine dayandığını analiz eder. İbrahim, babasına "Şeytan'ın velisi olursun" derken; Allah'ın (Rahman'ın) koruma ve merhamet dairesinden atılıp, kıyamet gününde Şeytan'la baş başa, yan yana (v-l-y) kalacağını ve onunla aynı azap çukurunu paylaşan ayrılmaz bir "yoldaş/suç ortağı" olacağını ilan eder. Bu, tevhid akidesini terk etmenin varoluşsal faturasıdır: İnsan kime taparsa, ahirette onunla "bitişik" (veli) olur.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, "dost, yakın, yoldaş ve sırdaş" manalarına gelen bu kelimenin, Rahman'dan gelen azabın ardından putperestleri bekleyen en trajik sonun, ebediyen şeytanla aynı hizipte (safta) ve aynı lanetin içinde kalmak olduğunu beyan ederek ayeti sarsıcı bir uyarı ile noktaladığını kaydeder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla