كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kıyamet Sûresi, 20. Ayet
Daralt
X
-
20. "Hayır (ey insanlar)! Doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz."
21. "Âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz."
Hayır (ey insanlar)! Doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz. “Kella’ (كَلَّا) kelimesi onların daha önce yaptıklarını yasaklama ve bundan caydırma mânasına gelir. “Doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz” cümlesi, çabucak gelip geçeni sevmelerine karşılık, kendilerini kemiklerin bir araya getirilmeyeceği, dirilme diye bir olayın vuku bulmayacağı yolundaki zanna sevk edenin ne olduğunu açıklamaktadır. Şöyle ki: Onlar dünya hayatına düşkün olmuşlar, dünyada yaşamayı öyle bir sevmişlerdir ki bu sevgi, kendilerine âhirete imanı ya da kanıt ve deliller üzerinde düşünmeyi unutturmuştur. Halbuki bunların üzerinde yoğunlaşsalar bu, kendilerini ölümden sonra dirilmeyi kabul etmeye götürür. Ama bu dünya sevgisi yüzünden âhireti ummayan bir tutum içine girmişlerdir. Tıpkı şu İlâhî beyanda olduğu gibi: “Bize kavuşma ümidi taşımayanlar”.
Âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz. Bu ilâhî beyanın tefsirini yaptığımızda belirttiğimiz gibi çabucak gelip geçeni, yani dünyayı sevmeniz, sizleri âhireti bırakmaya ve onu inkâra sevk etmiştir.
Yorumu Yorumla
-
Tuhibbûne (تُحِبُّونَ)
İbn Fâris, bu kelimenin kökenini h-b-b olarak belirler ve bu kökün asıl anlamının "bir yerde sebat etmek, yerleşmek ve tutunmak" olduğunu, aynı zamanda bitki çekirdeği (habbe) anlamına geldiğini ifade eder; sevginin (hubb) kalbe bir tohum gibi ekilip orada kök salması ve varlığa sıkıca tutunması sebebiyle bu ismi aldığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "hubb" kavramının nefsin iyi ve arzulanabilir gördüğü bir şeye doğru şiddetle meyletmesi olduğunu açıklar; bu ayetin bağlamında insanın iradesini ve tutkusunu geçici olana sabitlemesini, yanlış bir değer atfıyla ona adeta körü körüne bağlanmasını ifade ettiğini söyler. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın değerler sistemini analiz ederken, sevgi eyleminin yöneldiği nesnenin insanın ahlaki ve ontolojik statüsünü belirlediğini; buradaki fiilin insanın mutlak ve aşkın olana yöneltmesi gereken sevgiyi profan ve geçici olana israf etmesi şeklindeki trajik değer sapmasını anlattığını analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin geniş zaman kipiyle (müzari) kullanılmasının insanın geçici hazlara duyduğu ilkel tutkunun anlık bir sapma değil, süreklilik arz eden kronik ve bilinçli bir karakter zaafı olduğunu gösterdiğini vurgular. Prof. Dr. Sadık Kılıç, eylemi ontolojik bir düzlemde ele alarak insanın fıtri eğilimlerinin yön değiştirmesini, kalbin varoluşsal ağırlık merkezini ebediyetten kopararak anlık olana sabitlemesini betimlediğini ifade eder.
Âcile (الْعَاجِلَةَ)
İbn Fâris, bu kelimenin kökenini '-c-l olarak tespit eder ve bu yapının asıl anlamının "gecikmenin ve yavaşlığın zıddı olarak peşin olmak, ivmek, hızlanmak ve hemen gelmek" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "âcile" kelimesinin ertelenen ve sonradan gelecek olan ahiretin tam zıddı olarak, "peşin olan, hazırda bulunan ve çabucak geçip giden" dünya hayatını nitelemek için kullanıldığını açıklar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi ve yapısal bağlamına dikkat çekerek, Kur'an'ın burada mutat "dünya" kelimesi yerine "âcile" (peşin ve acele olan) sıfatını bilerek seçtiğini; insanın daha önceki ayetlerde vahyi alırken gösterdiği sabırsızlığın (ta'cele) temelinde yatan asıl marazın "acelecilik" tutkusu olduğunu ve beşerin doğası gereği "hemen ele geçene" duyduğu şiddetli zaafı vurguladığını ifade eder. Toshihiko Izutsu, "âcile" kavramını Kur'an'ın zaman felsefesi üzerinden değerlendirir; insanın ahireti inkar etmesinin altında yatan temel psikolojik faktörün, gözle görünmeyen soyut bir gelecek yerine duyularla algılanan ve anında haz veren somut bir "şimdi"yi tercih eden kaba materyalist aklı yansıttığını analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu kelimenin inkârcı aklın hayat felsefesini özetlediğini, muhatapların "peşin ve veresiye" mantığıyla çalıştığını, soyut bir eskatolojik hesaplaşma vadesi yerine ellerindeki somut dünyevi konforu tercih etmelerinin vahyi reddetmedeki ana motivasyon kaynağı olarak sunulduğunu belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla