وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kâria Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
1. "O korkunç ses!"
2. "O ne dehşetli ses!"
3. "O korku salan sesin ne olduğunu bilir misin?"
Müfessirlere göre “kâria” (اَلْقَارِعَةُ) şiddetli helâk edici işler demektir. Burada kıyamet gününün dehşetini ifade etmek üzere kullanılan bir tasvirdir. Bu, o günde kullarında vuku bulacak korku ve dehşet verici durumlar, haller ve fiiller hakkında Allah’ın yaptığı bir hatırlatma ve onları hayrete düşürme mahiyetindedir. Cenâb-ı Hak, kitabında kıyâmet gününe değişecek hallerine göre isimler vermiştir. Hâkka (اَلْحَاقَّةُ), vâkı‘a (اَلْوَاقِعَةُ) ve buna benzeyen başka isimler. Burada kullanılan “kâria” (kulağı çalan korkunç ses) ismi de aynı şekilde o günün korku salan dehşetini ve şiddetini onlara hatırlatmak için kullanılmış bir nitelemedir. Allah Teâlâ irade buyurdu ki böylece insanlar işlerin akıbetini düşünsünler, sonunda karşılaşacakları azaptan kurtulabilmek için tefekkür etsinler ve Allah’ın yasaklamış olduğu işleri yapmaktan geri dursunlar.
Nefis ve Akıl
Allah Teâlâ insanı yaratırken ona bir nefis verdi. İnsan onunla dünya şehvetlerini ve lezzetlerini idrak etmektedir. Bir de akıl verdi, onunla da işlerin akıbetini ve sonuçlarını düşünebilmektedir. Böylece insan daha bir dikkatli olma ve iyice düşünme özelliği kazandı. Akıl bazan nefsi kendine çeker ve akıbet olarak beklediği karşılığı elde etmek için onu yanına alır. Bazan da nefis aklı yanına çeker, dünyada şehvet duygularından lezzet alabileceği hususlarda aklı yanında sürükler. Şu İlâhî beyanın yorumu buna göre anlaşılmalıdır: “Yine de ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, Rabb’imin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder; şüphesiz Rabb’im çok bağışlayan, pek esirgeyendir”. Yani Allah ona acıdı ve onu kötülüğü seçmekten korudu yahut ona acıdı ve bu sebeple hevâ ve hevesini sonuç itibariyle ceza ve sevap gerektirecek fiillere yönlendirdi. Aynı şekilde Allah Teâlâ o günde kullarına karşılaşacakları korkunçlukları hatırlatmak suretiyle onları uyarmak, onları düşünmek ve ibret almak konusunda akıllarını kullandırmak ve bunun sonucunda da sakındırdığı işlerden vazgeçmek ya da o günde vâdettiği güzellikler üzerinde düşünüp, onları elde edebilmek için hayır işlerine daha bir hırsla sarılmak suretiyle onları yönlendirmek istemiştir.
Yorumu Yorumla
-
Edrâke (أَدْرَاكَ)
Kök harfleri d-r-y olan bu kelime üzerinde İbn Fâris, d-r-y kökünün temel manasının bir şeyi bir tür hile, çaba veya gizli bir yolla öğrenmek, bir bilginin peşine düşüp ona ulaşmak olduğunu belirtir. Bu bağlamda kelime, sadece basit bir bilmeyi değil, derinlemesine ve mahiyeti zor anlaşılan bir hakikate vakıf olmayı içerir. Râgıb el-İsfahânî, "dirâyet" kavramının duyular ve işaretler yardımıyla bir şeyi idrak etmek olduğunu, ayetteki if'âl kalıbının (edrâ) ise "Sana ne bildirdi, ne idrak ettirdi?" manasına gelerek, söz konusu hakikatin (Kâria) insanın doğal kavrayış kapasitesinin çok ötesinde olduğunu vurguladığını ifade eder. Kur'an'ın semantik yapısını inceleyen Toshihiko Izutsu, "mâ edrâke" kalıbının Kur'an'da eskatolojik gerçeklerin dehşetini ve insan aklıyla kuşatılamaz oluşunu ifade etmek için kullanılan teknik bir "bilgisizlik sorusu" (question of ignorance) olduğunu, bu kullanımın muhatabın zihnindeki tüm dünyevi bilgi kategorilerini yıkarak onu mutlak bir hayrete sevk ettiğini açıklar. Angelika Neuwirth, bu kelimenin erken Mekki surelerdeki işlevinin, tasvir edilen olayın ontolojik ağırlığını hissettirmek olduğunu, d-r-y kökünün bu formda kullanılmasının muhatabı "insan idrakinin sınırına" getirdiğini savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, edrâke fiilinin buradaki kullanımının retorik bir "tehvil" (korkutma ve büyütme) amacı taşıdığını, kelimenin kökündeki "çabayla öğrenme" vurgusunun, ne kadar çaba sarf edilirse edilsin Kıyamet'in mahiyetinin tam olarak kavranamayacağı gerçeğine işaret ettiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin Arap dilindeki kök anlamlarından hareketle, burada bilginin "vahyî" bir bilgilendirme olmadan ulaşılamaz oluşuna dikkat çekildiğini, insanın kendi imkanlarıyla bu sarsıcı gerçeği "dirayet" edemeyeceğinin altının çizildiğini ifade eder.
El-Kâria (القارعة)
Kök harfleri k-r-a olan bu kelime hakkında İbn Fâris, "çarpma" ve "vuruş" anlamındaki bu kökün üçüncü ayetteki tekrarının, o büyük vuruşun mahiyetinin sorgulanmasıyla ilişkili olduğunu; k-r-a kökünün sadece bir ses değil, aynı zamanda bir şok ve sarsıntı yaratan darbe anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin bu ayetteki konumunun, önceki ayetlerdeki tanımı pekiştirdiğini ve bu "çarpmanın" niteliğinin herhangi bir dünyevi gürültü veya darbeyle kıyaslanamayacak bir "mutlaklık" taşıdığını vurgular. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin bu üçüncü ayetteki tekrarının üslup açısından önemine değinerek, "Nedir o Kâria?" sorusunun yarattığı boşluğun bu ayette "Onun ne olduğunu sana ne bildirdi?" sorusuyla derinleştirildiğini, k-r-a kökünün sert ünsüzlerinin (k ve r) yarattığı fonetik etkinin bu ayette zirveye ulaştığını ifade eder. Angelika Neuwirth, k-r-a kökünün bu bağlamda artık tamamen bir "özel isim" niteliği kazandığını, ayetteki sorunun kelimenin etimolojik anlamından ziyade eskatolojik ağırlığına vurgu yaptığını, yani "o çarpma" eyleminin kainatın sonunu getiren hukuki ve fiziksel bir hüküm olduğunu savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kökenindeki "kapıyı çalmak" veya "sertçe vurmak" anlamının, bu ayette insanın kalbine ve bilincine inen ilahi bir darbe olarak yeniden kurgulandığını; "Kâria nedir?" sorusunun cevabının ancak bir sonraki ayetlerdeki tasvirlerle verilebileceğini, bu yüzden kelimenin burada bir "beklenti ve korku" inşa ettiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin k-r-a kökündeki o dinamik ve aktif vuruşun, bu ayetteki soru kalıbıyla birlikte insan zihnini sarsan epistemic (bilgisel) bir şoka dönüştüğünü, Kâria'nın sadece evreni değil, aynı zamanda insanın "bilme" iddiasını da vuran bir kavram olduğunu dile getirir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla