خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلاً
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kehf Sûresi, 108. Ayet
Daralt
X
-
“Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.”
Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak, yani oradan başka bir yere gitmek istemezler. Allah Teâlâ insanların dünya nimetlerinden bıkıp usandıkları gibi cennetin nimetlerinden bıkıp usanmayacaklarını haber vermektedir. Çünkü kişi bir nimetten usanıp bir başkasını isteyebilir. Dolayısıyla Allah Teâlâ da cennetliklerin orada bıkıp usanmayacaklarını, dilediklerine sahip olacaklarını ve canlarının istediğini elde edeceklerini haber vermiştir.
İbn Kuteybe, "oradan hiç ayrılmak istemezler" mealindeki beyanı "başka yere taşınmak istemezler" diye tevil etmiştir. Ebû Avsece de aynı şekilde kelimenin başka yere gitme anlamına “tehavvül” kökünden türediğini söylemiştir. İbn Kuteybe “nüzülen” (نُزُلًا) kelimesinin yiyecek ve içecekler anlamına geldiğini belirtmiştir. “en-Nüzül” (النُّزُلُ) misafir yemeği demektir. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
Hâlidîne (خَالِدِينَ) / Fîhâ (فِيهَا)
İbn Fâris, "h-l-d" (hı-lam-dal) kökünün asıl manasının, bir şeyin uzun süre aynı hal üzere kalması, mekânda sabitlenmesi, değişime/bozulmaya uğramadan kalıcılık vasfını koruması ve yaşlanmanın/yıpranmanın bütünüyle ortadan kalkması (ebediyet) olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "hulûd" (hâlidîne / ebedi kalanlar, ölümsüzler) kavramının buradaki ontolojik ve biyolojik aşılmışlığını açıklar. Dünyevi varoluş, doğası gereği çürümeye (fesada) mahkûmdur. Ancak ahiretteki "hulûd", sadece zamanın sonsuzca uzaması değil; insan fıtratındaki o yıpranma, yaşlanma ve tükenme potansiyelinin (zaman algısının) bütünüyle iptal edilerek ruhun ve bedenin mutlak bir "bozulmazlık" (bekâ) makamına sabitlenmesidir.
Toshihiko Izutsu, "hâlidîn" kelimesini Kur'an'ın zaman felsefesi üzerinden tahlil eder. Kâfirlerin dünyadaki o yorucu, kaybolup giden ve hiçliğe buharlaşan (dalle) koşturmacalarına (sa'y) karşılık; iman edenlerin ulaştığı bu menzil, hiçbir eylemin boşa gitmediği, zamanın aşındırıcı gücünün (tarihin) bütünüyle durduğu o sarsılmaz ve ebedi "an"dır.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu kelimenin Zülkarneyn kıssasının sonundaki felsefi ve siyasi işlevini okur. Zülkarneyn yeryüzünün en büyük fatihi olmasına ve aşılmaz bir "Sedd" inşa etmesine rağmen, onun mülkü ve eseri faniydi (dekkâ). Gerçek iktidar (temkîn) ve sarsılmaz mülk, insanın kendi elleriyle dünyada kurduğu medeniyetler değil; sadece ilahi iradenin sâlih kullarına vaat ettiği bu mutlak "kalıcılık/ebediyet" (hulûd) yurdudur. İnsan, ancak cennette fatih olur.
Lâ yebğûne (لَا يَبْغُونَ)
İbn Fâris, "b-ğ-y" (be-ğayın-ye) kökünün temelinde, bir şeyi şiddetle arzu etmek, istemek, peşine düşmek, sınırı aşmak ve mevcut olanla yetinmeyip daha fazlasını/farklısını talep etmek manalarının yattığını tespit eder.
Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), "beğy" (yebğûne / isterler, ararlar) fiilinin başına gelen "lâ" (hayır/asla) olumsuzluk edatının insan psikolojisinde yarattığı o muazzam devrimi tahlil eder. İnsan ruhu dünyadayken doğası gereği sürekli bir arayış (beğy) içindedir; hiçbir nimet, hiçbir mekân ona yetmez, hep bir ötesini arzular. Ancak "lâ yebğûne" (asla arzu etmezler, peşine düşmezler) ifadesi, cennetteki tatminin ve ruhsal doyumun o kadar mutlak ve kusursuz olduğunu gösterir ki; insan fıtratındaki o bitmek bilmez "daha fazlasını/başkasını isteme" güdüsü bütünüyle sükûnete erer.
Dücane Cündioğlu, "lâ yebğûne" eylemindeki o devasa felsefi dengeyi okur. Cennet, sadece fiziksel hazların mekanı değildir; o, insanın kendi bitmek bilmez ihtiraslarından, o yorucu "arzu ve arayış" (beğy) krizinden kurtulduğu yerdir. Orada eksiklik yoktur ki arayış olsun. Ruh, nihayet kendi yuvasını bulmuş ve o sonsuz "isteme/talep etme" gerilimi bütünüyle son bulmuştur.
Anhâ (عَنْهَا) / Hıvelâ (حِوَلًا)
İbn Fâris, "h-v-l" (ha-vav-lam) kökünün asıl manasının, bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, mevcut mekândan ayrılıp başka bir yere intikal etmek, yer/hâl değiştirmek olduğunu belirtir. Kişinin içinde bulunduğu durumdan sıkılıp, o mekândan veya o vaziyetten ayrılma isteğine bu kökten dolayı "hıvel" dendiğini o sağlam bedevi gözlemiyle kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî, "hıvel" (hıvelâ / bir yer değiştirme, bir başka duruma geçiş, ayrılış) kavramı ile dünyevi nimetler arasındaki o varoluşsal tezatlığı açıklar. Dünyada insan en lüks saraya da yerleşse, en güzel nimete de kavuşsa bir süre sonra ünsiyet (alışkanlık) peyda olur, nimet sıradanlaşır ve kişi "hıvel" (değişiklik, başka bir yere taşınma) arzular. Ancak Firdevs cennetindeki estetik ve ilahi haz her an yepyeni bir boyutta (teceddüd) tecelli ettiği için, insan o mekândan zerre kadar bıkmaz ve "zerre kadar bir ayrılış/değişim" (hıvelâ) talep etmez.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, tefsir tarihindeki "hıvelâ" (başka bir makama göç etme, yer değiştirme) kavramının kelami ve psikolojik yorumlarını aktarır. Alimler, ayetin nekra (belirsiz) formda gelen bu son kelimesiyle, cennet ehlinin o sonsuz nimetler içinde "en ufak bir değişiklik, bir başka menzile taşınma fikrini bile" akıllarından geçirmeyecek kadar mutlak bir huzur ve tatmin içinde olduklarını ittifakla kaydederler. Cennet, bıkkınlığın (hıvelin) öldüğü yerdir.
Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayetin "hıvelâ" (göç, ayrılış, değişim) kelimesiyle son bulmasını (fasılasını) sure boyunca anlatılan o devasa "yolculuklar" felsefesi üzerinden tahlil eder. Kehf Suresi baştan sona mekân değiştirenlerle, mağaraya sığınanlarla, denizleri aşan Musa ile, dünyanın doğusundan batısına savrulan (yer değiştiren) Zülkarneyn'in o yorucu "intikalleriyle" (hıvel) doludur. İnsanlığın bu yorucu dünya sürgünü, ancak iman ve sâlih amelle ulaşılan o ebedi makamda biter. Orada artık sefer yoktur, göç yoktur, arayış yoktur, "hıvelâ" (yer değiştirme) bütünüyle iptal edilmiştir. Mutlak sükûnet, sonsuz durak (Firdevs) yeryüzündeki tüm yorgunlukları nihayete erdirmiştir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla