وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kasas Sûresi, 22. Ayet
Daralt
X
-
"Mûsâ Medyen'e doğru yöneldiğinde, 'Umarım Rabb'im bana doğru yolu buldurur' dedi."
Medyen'e doğru yöneldiğinde. Bazıları şöyle demiştir: Öyle bir yol tuttu ki bu yola devam ettiği takdirde Medyene doğru çıkar; yahut da hedeflediği mekânda bulunur.
Umarım, Rabb'im bana doğru yolu buldurur. Yani hedeflediği ve istediği yola, bu da Medyen yoludur. Onun yolu şaşırdığı da söylenmiştir.
Yorumu Yorumla
-
Teveccehe (تَوَجَّهَ)
İbn Fâris, "Mekâyîsü'l-Luğa" adlı eserinde kelimenin dayandığı "v-c-h" kökünün "insanın veya bir nesnenin ön tarafı, yüz, bir şeyin karşısı ve bir hedefe yönelmek" anlamlarına geldiğini belirtir. Fiziksel olarak bedenin ön kısmına (vech) bu ismin verilmesi, insanın yöneldiği ve muhatap olduğu ilk bölge olması hasebiyledir.
Râgıb el-İsfahânî, "el-Müfredât"ta "teveccüh" fiilinin, insanın sadece yüzünü çevirmesi değil; bütün bedeniyle, dikkatiyle, iradesiyle ve niyetiyle tek bir yöne kilitlenmesi, o tarafa doğru harekete geçmesi olduğunu açıklar. Ayette Musa'nın Mısır'dan çıkıp çöle doğru gidişi rastgele bir savrulma değil; arkasındaki şehri (Firavun'u) tamamen silip, yüzünü ve umudunu yeni bir hedefe "tevcih ettiği" bilinçli bir yönelim eylemidir.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kıssadaki teo-politik ve psikolojik anlamına dikkat çeker. Musa'nın "teveccühü" (yönelişi), sadece coğrafi bir yer değiştirme, Mısır'dan fiziki bir kaçış değil; aynı zamanda o zulüm ve kibir sisteminden sıyrılarak, ilahi arınmaya, sükunete ve peygamberlik hazırlığına doğru attığı varoluşsal bir adımdır. Yüzünü Mısır'ın değerlerinden Medyen'in sadeliğine çevirmesidir.
Tilkâe (تِلْقَاءَ)
İbn Fâris, "l-k-y" kökünün temel manasının "karşılaşmak, yüz yüze gelmek, birinin veya bir şeyin karşısına çıkmak" olduğunu belirtir. Mülakat ve telakki kelimeleri de bu kökten türemiştir.
Râgıb el-İsfahânî, "tilkâ" kelimesinin bir mekanın veya nesnenin "tam karşısı, hizası, doğrudan doğruya yönelinen tarafı" anlamına geldiğini ifade eder. Ayette bu zarfın "teveccehe" (yöneldi) fiiliyle birlikte kullanılması, Musa'nın rotasındaki kararlılığı gösterir. Musa, çöle çıkıp yönünü kaybetmemiş, yüzünü tam ve şaşmaz bir hizayla (tilkâe) hedefine sabitlemiştir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, Arap dilbilgisinde bu kelimenin mekansal bir zarf olduğunu ve "doğru, cihet, taraf" anlamlarında kullanıldığını kaydeder. Cümledeki yapısıyla, failin (Musa'nın) tereddütsüz ve doğrudan bir çizgide ilerleyişini pekiştiren bir dilbilgisi unsurudur.
Medyen (مَدْيَنَ)
El-Cevâlîkî, "el-Mu'arreb" adlı eserinde bu ismin saf Arapça kökenli olmadığını, Arapçaya başka dillerden geçmiş (muarreb) yabancı özel bir isim (alem) olduğunu belirtir.
Arthur Jeffery, "The Foreign Vocabulary of the Qur'an" adlı çalışmasında kelimenin kökenini detaylandırır. Medyen isminin İbranicedeki "Midyan" (Midyaniyyim) kökünden Arapçaya intikal ettiğini savunur. Eski Ahit geleneğine göre Midyan, Hz. İbrahim'in Katurah'tan olma oğlunun adıdır ve zamanla Akabe Körfezi'nin doğusunda, Kuzeybatı Arabistan'da yaşayan ve ticaretle uğraşan bu soyun/kabilenin yaşadığı coğrafyanın ismine dönüşmüştür.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, kelimenin hem bir coğrafi bölgeyi (Akabe körfezinden Hicaz'a uzanan alan) hem de o bölgede yaşayan tarihi bir kabileyi ifade ettiğini teyit eder. Kelimenin Arapça "d-y-n" (hükmetmek/borçlanmak) kökünden gelebileceği yönündeki zayıf ihtimalleri de aktarmakla birlikte, ağırlıklı olarak İbranice "m-d-n" kökünden Arapçalaştığını kaydeder.
Gabriel Said Reynolds, Medyen ismini Geç Antik Çağ'ın dini edebiyatındaki "tipolojik" (sembolik) işlevi üzerinden analiz eder. Medyen, sadece haritadaki bir yer değil; tiranlıktan (Firavun'dan) ve medeniyetin yozlaşmış merkezinden (Mısır'dan) kaçan seçilmiş kişinin sığındığı o ıssız, arındırıcı ve ilahi vahye (Sina'ya) hazırlayıcı o kutsal "çöl sığınağı" (wilderness) arketipidir.
Asâ (عَسَى)
İbn Fâris, "a-s-y" kökünün lügatte "ummak, beklemek, yakınlık ifade etmek ve bir şeyin olmasını arzulamak" manalarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, insanın kendi iradesini ve gücünü aşan bir durum karşısında, daha üst bir otoriteden (Allah'tan) iyilik, çıkış yolu veya çözüm umut etmesi (reca) eylemi olduğunu açıklar. Ayette Musa'nın bu kelimeyi kullanması, Mısır sarayındaki o kudretli ve özgüvenli halinden eser kalmadığını; çölde yapayalnız, mutlak bir acziyet içinde sadece ilahi merhamete "bel bağladığını" ve ondan umut ettiğini gösteren bir içe dönüştür.
Diyanet İslam Ansiklopedisi, kelimenin Arap dilbilgisindeki yerine değinerek, "asâ" fiilinin "ef'âl-i recâ" (umma/ümit fiilleri) grubundan olduğunu belirtir. Bu kelime, gerçekleşmesi arzu edilen ama failin elinde olmayan bir ihtimali, derin bir sığınma psikolojisiyle dile getiren edattır.
Rabbi (رَبِّ)
İbn Fâris, "r-b-b" kökünün temel anlamının "bir şeyi koruyup gözetmek, ıslah etmek, terbiye etmek ve ona malik olmak" olduğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî, "Rabb" isminin bir varlığı ilk halinden alıp, onu dış tehlikelerden koruyarak aşama aşama olgunluğa (kemale) ulaştırmak manası taşıdığını belirtir. Musa'nın duasına bu isimle başlaması; kendisini bebekken Nil'in sularından ve Firavun'un sarayından sağ salim çıkaran o yegane "koruyucu ve terbiye edici" iradeye, şimdi o ölümcül ve meçhul çöl yolculuğunda da aynı muhafaza talebiyle seslenmesidir.
Yehdiyenî (يَهْدِيَنِي)
İbn Fâris, kelimenin dayandığı "h-d-y" kökünün "öne geçip yol göstermek, rehberlik etmek, karanlıkta veya meçhulde birini hedefine ulaştırmak" anlamlarına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî, "hidayet" kavramını "birine lütuf, şefkat ve letafetle yol göstermek" olarak tanımlar. Musa'nın bu talebi, elinde haritası veya pusulası olmadığı o devasa kum tepelerinin arasında sadece "fiziksel bir kaybolmama" duası değildir. O, işlediği cinayet sonrası sarsılan ruhuna da bir "rehberlik", ahlaki ve ontolojik bir çıkış yolu (hidayet) talep etmektedir.
Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın anlambilimsel çerçevesinde "hidayet" kelimesini "dalalet" (sapıklık, yolu kaybetme, boşlukta savrulma) kavramıyla zıtlık içinde inceler. Musa arkasında Firavun'un ordularını bırakmış, önüne ise sonu belirsiz bir çöl (hiçlik) almıştır. Bu "dalalet" ihtimali karşısında, varoluşsal pusulasını (hidayeti) bizzat ve sadece Allah'tan isteyerek, tevhidin en somut teslimiyetlerinden birini sergilemiştir.
Sevâe (سَوَاءَ)
İbn Fâris, "s-v-y" kökünün "düzlük, denge, pürüzsüzlük, iki şeyin ortası, eşitlik ve sapmanın zıddı" manalarına geldiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî, "sevâ" kavramını, sağa veya sola kavis çizmeyen, eğriliği (ivec) olmayan, ifrat ve tefrit gibi iki aşırılığın tam merkezinde yer alan o en adil, en düzgün "orta/merkez nokta" olarak tanımlar. Ayette yolun sıfatı olarak kullanıldığında, sapakları olmayan, insanı yormadan ve şaşırtmadan doğrudan menziline götüren o "dosdoğru, hatasız ve dengeli" güzergahı ifade eder.
Es-Sebîl (السَّبِيلِ)
İbn Fâris, "s-b-l" kökünün lügatte "uzunluğuna uzayıp giden, aşağı doğru sarkan, akıp giden şey ve yağmur damlası" anlamlarına geldiğini belirtir. Önünde uzayıp giden, ayak basılan ve üzerinde ilerlenen yola da bu "uzantı" vasfından dolayı sebîl denilmiştir.
Râgıb el-İsfahânî, "sebîl" kelimesinin, sadece toprak üzerindeki fiziksel bir yol (tarik) olmadığını, aynı zamanda insanı belirli bir amaca ulaştıran, üzerinde yürümesi kolay olan her türlü maddi, manevi, ahlaki veya dini rotayı kapsadığını açıklar.
Toshihiko Izutsu, "sebîl" kavramının Kur'an'daki metaforik kullanımına dikkat çeker. Musa'nın duası olan "sevâes-sebîl" (yolun en doğrusu/ortası), zahirde onu Medyen'e sağ salim ulaştıracak o güvenli çöl patikasıdır. Ancak batıni/semantik boyutta bu, Musa'nın hayatında yeni bir sayfa açması; cinayet ve şiddet sarmalından (Mısır) çıkarak, barışın, adaletin ve nübüvvetin inşa edileceği o sarsılmaz "ilahi istikamete" (sebîlullah) giriş yapmasıdır. Dua, fiziksel bir harita talebinden, ahlaki bir arınma rotasına dönüşmüştür.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla