وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kamer Sûresi, 36. Ayet
Daralt
X
-
"Aslında Lût, kendilerini bizim amansız yakalayışımıza karşı uyarmıştı; ama onlar bu uyarıları şüpheyle karşıladılar.”
Buradaki “batşnâ” kelimesi, aldık, kuvvetle yakaladık demektir. “Nüzür” kelimesi dc daha önce söylediğimiz gibi iki mânaya gelir. Birincisi, Hz. Lût’un onlara geleceği konusunda yaptığı uyarıları şüphe ile karşıladılar. İkincisi uyarıcıları, yani peygamberleri şüphe ile karşıladılar. En doğrusunu Allah bilir.
Yorumu Yorumla
-
Enzerahum (أَنْذَرَهُمْ)
İbn Fâris, n-z-r kökünün temel anlamının bir kimseyi başına gelecek kötü bir duruma karşı önceden bilgilendirmek ve onu sakındırmak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "inzâr" eyleminin muhatabın vaktinde önlem alabilmesi için yapılan bir bildirim olduğunu, burada Lût peygamberin kavmine yönelik kesin uyarısını temsil ettiğini söyler. Arthur Jeffery, kelimenin genel Sami dillerinde (Aramice "n'zar") adanmışlık veya sakındırma anlamlarıyla ilişkili köklere sahip olduğunu ve Kur'an'da peygamberlik görevinin "uyarıcı" yönünü niteleyen teknik bir terim olduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, bu fiilin ilahi mesajın reddi öncesindeki "son ihtar" işlevini etimolojik olarak karşıladığını savunur. Mustafa Öztürk, kelimenin burada "tehlikeyi haber verdi, uyardı" anlamında kullanıldığını ve tebliğin korkutucu/sakındırıcı yönünü nitelediğini ifade eder. Hidayet Aydar, n-z-r kökünün kökenindeki "haberdar etme" işlevinin, insanın sorumluluk bilincini uyandırmayı amaçlayan ilahi bir yöntem olduğunu belirtir.
Batşetenâ (بَطْشَتَنَا)
İbn Fâris, b-t-ş kökünün bir şeyi şiddetle yakalamak, ansızın tutup sarsmak ve güç kullanmak anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "batşe"nin özellikle cezalandırma amacıyla yapılan sert ve mukavemet gösterilemez bir "yakalayış" olduğunu söyler. Ayetteki "batşetenâ" (bizim vuruşumuz/yakalayışımız) ifadesinin, ilahi azabın kaçınılmazlığını ve şiddetini en üst düzeyde nitelediğini vurgular. Mustafa Öztürk, kelimenin burada "sarsıcı darbe, ansızın gelen kahredici ceza" anlamlarını taşıdığını, Lût kavminin fiziksel gücünü bir anda sıfırlayan ilahi müdahaleyi tasvir ettiğini belirtir. Sadık Kılıç, b-t-ş kökünün ontolojik bir "kuşatma ve etkisiz hale getirme" eylemi olduğunu, ilahi iradenin suçlular üzerindeki mutlak otoritesini simgelediğini savunur. Hidayet Aydar, kelimenin sonundaki "nâ" (bizim) ekinin, bu vuruşun doğrudan ilahi bir kudretle gerçekleştiğini ve beşeri hiçbir gücün buna karşı koyamayacağını perçinlediğini ifade eder.
Temârav (تَمَارَوْا)
İbn Fâris, m-r-y kökünün bir şeyi çekip çıkarmak (süt sağmak gibi) veya bir konuda tartışıp durmak, şüpheye düşmek anlamına geldiğini belirtir. "Temâri" eyleminin, gerçeği kabul etmemek için sürekli itiraz üretmeyi ifade ettiğini söyler. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin apaçık bir gerçek karşısında bile şüpheyi sürdürmek, hakikati bulandırmak için münakaşa çıkarmak olduğunu ifade eder. Christoph Luxenberg, kelimenin arka planında "direnmek" ve "karşı çıkmak" anlamlarının bulunduğunu, muhatapların uyarıları sadece dinlemekle kalmayıp onlarla aktif bir mücadeleye giriştiklerini belirtir. Mustafa Öztürk, kelimenin "şüpheyle karşıladılar, yalanladılar, alaycı bir şekilde tartıştılar" anlamlarına geldiğini; Lût kavminin uyarıları ciddiye almak yerine onları birer safsata gibi görüp tartışma konusu yaptıklarını betimlediğini ifade eder. Sadık Kılıç, m-r-y kökündeki "çekip çıkarma" anlamıyla bağ kurarak, onların her uyarıdan bir itiraz noktası çıkarmaya çalıştıklarını ve gerçeği örtbas etmek için kelimelerle oynadıklarını savunur. Hidayet Aydar, kelimenin kökenindeki "inatçılık" vurgusunun, hidayet kapısının bu tartışmacı tutumla bizzat kavim tarafından kapatıldığını gösterdiğini söyler.
Bin-nuzur (بِالنُّذُرِ)
İbn Fâris, n-z-r kökünün temel anlamının birini tehlikeye karşı önceden uyarmak ve sakındırmak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "nuzur" kelimesinin burada hem "uyarı mesajlarını" hem de "uyarıcıları" (nezîr'in çoğulu) kapsadığını, her iki durumda da muhatabın mazeretini ortadan kaldıran bir bildirim sürecini ifade ettiğini söyler. Toshihiko Izutsu, nuzur kavramının ilahi iradenin insana sunduğu bir iletişim köprüsü olduğunu ve bu köprünün Lût kavmi tarafından "temâri" (tartışma) ile yıkıldığını belirtir. Mustafa Öztürk, kelimenin uyarının yapılmış olmasına rağmen reddedilmesinin getirdiği kesin sonuca bir atıf yaptığını, yani "uyarıların içeriği ve uyarının bizzat kendisi hakkında şüpheye düştüler" anlamını taşıdığını ifade eder. Angelika Neuwirth, kelimeyi ilahi bir ültimatomlar dizisi olarak değerlendirerek, uyarının ardından gelen azabın meşruiyetini pekiştiren bir teknik terim olduğunu savunur. Hidayet Aydar, kelimenin başında yer alan "bi" harfinin, yalanlamanın bizzat bu uyarılar üzerine odaklandığını gösterdiğini etimolojik olarak belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla