Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Kalem Sûresi, 50. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Kalem Sûresi, 50. Ayet

    فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Fectebâhu rabbuhu fece’alehu mine-ssâlihîn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Fakat Rabb'i onu seçip salihlerden eyledi."

      Aziz ve Celîl olan Allah'ın fakat Rabb'i onu seçti meâlindeki beyan, onu tercih edip elçilik için seçti anlamındadır. O'nun “Bir defa daha onu yüz bin ya da daha fazla kişiye elçi olarak gönderdik” meâlindeki beyana bakanlar bunu anlarlar. Salihlerden eyledi cümlesi, elçi olarak gönderilen bütün peygamberlerin âhiretteki vasfıdır.

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        İctebâhu (فَاجْتَبَاهُ)

        İbn Fâris köken olan c-b-y kökünün temel etimolojik anlamının bir şeyi toplamak, bir araya getirmek ve seçip ayıklamak olduğunu belirtir. Su toplama havuzuna (câbiye) bu ismin verilmesini de suyun bir araya getirilmesine bağlar. Râgıb el-İsfahânî "ictibâ" kavramının, bir şeyi en saf ve en iyi kısımlarını seçerek almak anlamına geldiğini, Allah'ın kulunu seçmesinin ise onu beşerî kirlerden arındırarak ilahi feyizlere mazhar kılması olduğunu açıklar. Ayette bu eylemin Hz. Yunus’un hatasından sonra gerçekleşmesi, onun tevbesinin ardından tekrar "seçkinler" mertebesine yükseltildiğini nitelemektedir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu fiilin, Hz. Yunus’un peygamberlik görevinin elinden alınmadığını, aksine bu imtihan sürecinin ardından liyakatinin ilahi bir onayla tescillendiğini simgelediğini ifade eder.

        Rabbuhu (رَبُّهُ)

        İbn Fâris bu ismin türediği r-b-b kökünün temel etimolojik manasının bir şeyi ıslah etmek, onu korumak, besleyip büyütmek ve kemale erdirmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî "Rab" kavramının bir şeyi aşama aşama mükemmelliğe ulaştıran mürebbi vasfını öne çıkardığını, ayetteki "Rabbi" vurgusunun ise Hz. Yunus’u terbiye eden ve onu hatasından döndürerek olgunlaştıran şefkatli ilahi otoriteyi nitelediğini açıklar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu ismin burada, kuluyla olan bağını koparmayan ve onu ıslah ederek yeniden topluma kazandıran ilahi merhameti temsil ettiğini belirtir.

        Ce'alehu (فَجَعَلَهُ)

        İbn Fâris kelimenin türediği c-a-l kökünün temel etimolojik anlamının bir şeyi yaratmak, bir durumdan başka bir duruma dönüştürmek ve bir şeyi bir konuma yerleştirmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî "ceal" eyleminin burada bir niteleme ve hüküm manası taşıdığını, Allah’ın Hz. Yunus’u tevbesinden sonra "salihler" zümresine dahil ettiğini ve onu o makama yerleştirdiğini açıklar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu fiilin, Hz. Yunus’un statüsündeki o köklü değişimi, yani "kınanmışlık" (mezmûm) riskinden "salihlik" makamına geçişi resmileştiren ilahi bir tasarrufu ifade ettiğini belirtir.

        Sâlihîn (الصَّالِحِينَ)

        İbn Fâris bu kelimenin dayandığı s-l-h kökünün temel etimolojik anlamının bir şeyin fesattan, bozulmadan ve eksiklikten uzak olması, tam ve uygun hale gelmesi olduğunu belirtir; "fesad" (bozulma) kelimesinin tam zıddıdır. Râgıb el-İsfahânî "salah" kavramının, bir şeyin hem kendi içinde hem de çevresiyle tam bir uyum ve düzen içinde olması anlamına geldiğini, ayette ise Hz. Yunus’un hem ilahi emirle hem de fıtratıyla yeniden tam bir mutabakat içine giren erdemli kişiler zümresine dahil edildiğini açıklar. Toshihiko Izutsu "salih" kavramının Kur'an'ın etik yapısında, sadece bireysel iyiliği değil, aynı zamanda Allah'ın koyduğu ontolojik ve sosyal düzene tam bir teslimiyetle eklemlenmeyi simgeleyen merkezi bir terim olduğunu vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu nitelemenin, Hz. Yunus’un yaşadığı travmatik sürecin ardından peygamberlerin ve Allah dostlarının o sarsılmaz ve tertemiz safına geri döndüğünü tescil eden nihai bir ahlaki taltif olduğunu ifade eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X