Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Kalem Sûresi, 23. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Kalem Sûresi, 23. Ayet

    فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Fentalekû vehum yeteḣâfetûn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      21. "Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler:"

      22. "Eğer devşirecekseniz erkenden tarlanızın başına gidin."

      23. "Derken yola koyuldular, birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı:"

      24. "Aman, orada bugün hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın."


      Derken yola koyuldular, birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı. “Yetehâfetûne” (يَتَخَافَتُونَ) “kendi aralarında fısıldaşıyorlardı” demektir. Fısıldaşmaları, fakirler farketmesin diye birbirlerinden hızlı yürümelerini veya fakirlerin uyandıkları vakit gelmeden evlerinden çıkıp ve aceleyle yürümelerini istemek amacına yönelik olabilir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Fentaleku (فَانطَلَقُوا)

        İbn Fâris kelimenin kökeni olan t-l-k kökünün temel etimolojik anlamının bir bağı çözmek, serbest bırakmak ve bir şeyi engelden kurtarmak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî bu kökten türeyen fiilin, bir kısıtlamadan kurtularak hızla harekete geçmeyi ifade ettiğini, ayetteki bağlamıyla bahçe sahiplerinin hiçbir tereddüt yaşamadan ve toplumsal sorumluluk hissetmeden hedeflerine doğru kararlı bir şekilde yola koyulduklarını açıklar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu fiilin sadece fiziksel bir yürümeyi değil, aynı zamanda zihinsel bir kilitlenmeyi ve hedefe odaklanmış süratli bir gidişi temsil ettiğini, onların yoksullara yakalanmama hırsıyla nasıl bir serbest kalma haliyle hareket ettiklerini yansıttığını ifade eder.

        Yetehafetun (يَتَخَافَتُونَ)

        İbn Fâris kelimenin dayandığı h-f-t kökünün temel etimolojik manasının sesi alçaltmak, gizlemek ve duyulmayacak seviyeye indirmek olduğunu; ayrıca bu kökün zayıflık ve sönme anlamlarına da geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî fiilin, sesin dışarıya sızmasını engellemek amacıyla fısıldaşmak anlamına geldiğini, ayette bahçe sahiplerinin niyetlerini yoksullardan saklamak için gösterdikleri sinsi çabayı nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu kelimenin tefâül kalıbında gelmesinin karşılıklılık bildirdiğine dikkat çekerek, bunun grup içindeki kolektif bir gizlilik ve sinsi bir dayanışma biçimi olduğunu, ortak bir suç bilinciyle birbirlerine fısıldayarak planlarını pekiştirdiklerini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu kelimenin bağlamsal olarak, başkalarının duymasını istemedikleri bir haksızlığı veya bencilliği örgütleme psikolojisini tasvir ettiğini, seslerini kısarak yoksul kesimle aralarına ördükleri o manevi duvarı dilsel bir düzleme taşıdıklarını aktarır.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X