يَوْمَ تَشَقَّقُ الْاَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعاًۜ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَس۪يرٌ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Kaf Sûresi, 44. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: kaf 44, kaf suresi, kaf suresi 44. ayet, hızlı koşuş, kolay toplanma, yerin yarılması, haşr, gün, arz
-
"Yerküre kendilerinden ayrılıp paramparça olduğu gün göz açıp kapayıncaya kadar (o seslenene yöneleceklerdir); bu bizim için çok kolay bir toplamadır.”
Yerküre kendilerinden ayrılıp paramparça olduğu gün. Muhtemelen bu cümle yeryüzünün parçalanmasının sıfatıdır; yerkürenin yarılıp parçalanması, o kadar süratle gerçekleşir ki göz açıp kapayıncaya kadar bile sürmez, yerkürenin parçalanması bir göz kırpmasından bile hızlı olur. Başka bir ihtimal ise insanların kabirlerinden süratle çıkacakları mânasına gelmesidir; Allah Teâlâ, o gün İnsanlar yerden çok hızlı bir şekilde çıkacaklar buyurmaktadır. Bu bizim için çok kolay bir toplamadır; bu toplama da toplamanın dışındaki işler de Allah için çok kolaydır. Hiçbir iş Allah için başka bir işten daha kolay veya daha zor değildir. Ancak Cenâb-ı Hak burada özellikle toplamayı belirtmektedir, çünkü o inkarcılar o günü imkânsız görüyor, yapılmasının mümkün olmayacak derecede büyük bir iş olduğunu sanıyorlardı, bundan dolayı Allah Teâlâ özellikle bu işin kendisi için kolay olduğunu söylemektedir. Çünkü bütün varlıklar, ezelî yaratma ile vücut bulmuştur. Kulların anlaması için bunun da bütün mükevvenâtın vücudunu yaratmakla değil, sadece bir “Ol!” emriyle gerçekleştiğini belirtmiştir. Bu konuda ilk yaratma, ikinci yaratma, mahşerde bir araya toplama ve her şey aynı durumdadır. Bütün güç ve kudret Allaha aittir. O şöyle buyurmuştur: "Kıyamet bir göz kırpması kadar yahut daha da kısa olacaktır”. Başarıya ulaştıran sadece Allah’tır.
Yorumu Yorumla
-
Yevme (يَوْمَ)
İbn Fâris kelimenin kökeni olan y-v-m harflerinin asıl manasının güneşin doğuşundan batışına kadar geçen süreyi ifade ettiği gibi, herhangi bir mühim zaman dilimini veya evreyi nitelediğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî yevm kavramının mutlak bir zaman parçası olduğunu, ayette ise dünyevi bir günü değil, toprağın yarılıp insanların kabirlerinden çıkacağı o büyük kıyamet anını ifade ettiğini açıklar. Toshihiko Izutsu bu kelimenin Kur'an'ın zaman algısındaki yerine dikkat çekerek, burada yevm ifadesinin tarihsel bir zamandan ziyade, varoluşsal bir uyanışı ve ebediyete geçişin eşiğini temsil eden semantik bir işaret noktası olduğunu analiz eder.
Teşakkaku (تَشَقَّقُ)
İbn Fâris kelimenin kökü olan ş-k-k harflerinin asıl manasının bir şeyi yarmak, ikiye ayırmak, çatlamak ve parçalamak olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî şakk eyleminin sert bir cismin şiddetle yarılması olduğunu belirtir; ayetteki bağlamda, dünyadayken ölüleri bir örtü gibi saran ve saklayan toprağın, ilahi emirle aniden ve şiddetle yarılmasını, kabirlerin açılmasını tasvir ettiğini açıklar. Toshihiko Izutsu bu fiili Kur'an'ın kozmik çözülme sahneleri içinde analiz eder; insanın dünyadayken en sağlam, en sabit ve güvenilir zemin olarak gördüğü yeryüzünün (arz) o gün korkunç bir sarsıntıyla paramparça oluşunun, fiziki evrenin çöküşünü ve mutlak değişimi simgelediğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu kelimenin, dirilişin yavaş ve doğal bir büyüme süreci değil, aksine toprağın bağrını yırtarak gerçekleşen ani, şiddetli ve olağanüstü bir infilak (patlama) şeklinde vuku bulacağına işaret ettiğini belirtir.
el-Ardu (الْأَرْضُ)
İbn Fâris kelimenin kökeni olan e-r-d harflerinin asıl manasının bir şeyin alt kısmı, zemin, ayak basılan yer ve yüksekliğin zıddı olan alçaklık durumu olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî arz kelimesinin göklerin karşılığı olarak zikredildiğini, dünyada canlıları üzerinde taşıyan ve ölüleri de içinde barındıran yerküreyi nitelediğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar bu kelimenin, insanların kendisinden yaratıldığı ve yine kendisine döndüğü o asıl maddeyi, şimdi ise o emanetleri geri veren devasa bir sahneyi temsil ettiğine dikkat çeker.
Sirâ'an (سِرَاعًا)
İbn Fâris kelimenin türediği s-r-a kökünün temel manasının çabukluk, hız, yavaşlığın ve gecikmenin tam zıddı olan ivme durumu olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî sür'at kavramının, hareket halindeki bir varlığın hedefine en kısa sürede ulaşma çabasını nitelediğini ifade eder; ayette, toprağın yarılmasıyla kabirlerinden çıkan insanların ilahi çağrıya doğru gayri iradi ve durdurulamaz bir hızla akın etmelerini tasvir ettiğini açıklar. Toshihiko Izutsu bu kelimenin psikolojik bir dehşet hali barındırdığını analiz eder; insanların bu hızlı koşuşunun kendi iradeleriyle değil, o mutlak otoritenin çekim gücüne ve çağrıcının sesine karşı koyamamalarından kaynaklanan bir panik ve mecburiyet yürüyüşü olduğunu vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu nitelemenin, kabirlerden çıkışın ardından yaşanan o kaotik telaşı ve hesap meydanına doğru oluşan o muazzam, durdurulamaz insan seli manzarasını dilbilimsel olarak çok canlı bir şekilde resmettiğini belirtir.
Zâlike (ذَٰلِكَ)
İbn Fâris bu kelimenin z-l-k köküne dayanan ve mekansal veya zamansal olarak uzaktaki büyük bir şeye işaret etmek için kullanılan bir zamir olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî işaret isminin burada diriltme ve bir araya toplama (haşr) eyleminin şanına, o olayın azametine ve kesinliğine dikkat çekmek amacıyla kullanıldığını açıklar.
Haşrun (حَشْرٌ)
İbn Fâris kelimenin kökü olan h-ş-r harflerinin asıl manasının, bir grubu veya kalabalığı yerlerinden çıkararak belli bir yöne doğru sürmek, onları bir araya toplamak ve sevk etmek olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî haşr kavramının sıradan bir toplanma olmadığını, genellikle savaş veya büyük bir olay için insanların bir noktaya zorla veya emirle sevk edilmesi anlamına geldiğini belirtir; ayette tüm yaratılmışların ilahi mahkeme (hesap) için bir araya getirilişini nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu bu kelimeyi Kur'an'ın eskatolojik semantiğinde temel bir kavram olarak inceler; haşr eyleminin, bireysel dirilişlerin ardından gelen evrensel ve mutlak bir "konsantrasyon" anı olduğunu, hiç kimsenin bu zorunlu toplanmadan kaçamayacağını analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu kelimenin, insanların kabirlerinden çıkışından sonraki o nihai istikameti, yani herkesin tek bir meydana (mahşer) sürülüşünü anlatan sistematik bir ilahi sevkıyat olduğunu vurgular.
Aleynâ (عَلَيْنَا)
İbn Fâris kelimenin kökeni olan a-l-y harflerinin temel anlamının yükseklik, üstünlük ve bir şeyin üzerine çıkmak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî bu edatın birinci çoğul şahısla (biz) birleşerek, eylemin doğrudan ve bizzat Allah'ın kudretine ait olduğunu, O'nun zatına nispet edildiğini açıklar. Prof. Dr. Sadık Kılıç "bize göre" veya "bizim üzerimize" anlamı taşıyan bu ifadenin, peşinden gelecek olan "kolaylık" (yesîr) sıfatını destekleyerek, işin büyüklüğünün beşeri ölçülere göre değil, ilahi kudret terazisine göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden teolojik bir sınır belirlediğini analiz eder.
Yesîr (يَسِيرٌ)
İbn Fâris kelimenin türediği y-s-r kökünün asıl manasının kolaylık, yumuşaklık, zorluğun (usr) zıddı ve hiçbir meşakkat barındırmayan durum olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî yüsr kavramının, gerçekleştirilmesi için hiçbir çaba veya zorlanma gerektirmeyen, rahatça olan şey anlamına geldiğini belirtir; ayette, toprağa karışmış sayısız bedeni yeniden yaratıp tek bir meydanda toplamanın, mutlak kudret sahibi Allah için hiçbir zorluk taşımadığını, bunun O'nun için son derece basit bir eylem olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu bu kelimenin, surenin başındaki "çürümüş kemikler nasıl dirilecek?" şeklindeki inkarcı argümana verilmiş ontolojik bir cevap olduğunu tahlil eder; insan aklının kavrayamadığı ve imkansız gördüğü o muazzam diriliş olayının, ilahi kapasite karşısında sadece zahmetsiz ve sıradan bir var etme eylemi olduğunu vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu nitelemenin, müşriklerin şüphelerini kökünden kazıyan, "Bu kadar insanı diriltmek ve toplamak bizim için çok kolaydır" mesajıyla ilahi azameti ve tartışılmaz otoriteyi mühürleyen sarsıcı bir final sıfatı olduğuna dikkat çeker.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla