Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Kaf Sûresi, 10. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Kaf Sûresi, 10. Ayet

    وَالنَّخْلَ بَاسِقَاتٍ لَهَا طَلْعٌ نَض۪يدٌۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve-nnaḣle bâsikâtin lehâ tal’un nadîd(un)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Bir de salkım salkım meyvesiyle göğe uzanan hurma ağaçları..."

      Buradaki “bâsikât” kelimesi uzun boylu anlamına gelir, bir şey çok uzun olduğunda bu kelime kullanılır. Ebû Avsece buna meyve dolu manasını verdi. Cenâb-ı Hak, lütfuyla gönderdiği suyun bereketini, eserini ve gelişmesini hurma ağaçlarının üzerinde yarattığını haber vermektedir; ağaç ne kadar yüksek olursa olsun o suyun bereketinde gizlediği özelliği ağacın köklerine ulaştırmaktadır. Bu özellik, o nimeti ortaya çıkarmaktadır, fakat bu özelliğin hakikati bilinmemektedir. Salkım salkım meyvesiyle... Buradaki “tal‘” (طَلْعٌ) kelimesi, hurmanın ilk çıkan meyve çiçeği anlamına gelir. Nadîd (نَّضِيدٌ) kelimesi de hurma ürününün sıra sıra dizilip salkım haline gelmesi demektir ve buna Arapça’da “küfürrâ” denilir. Hurma sulandıkça çiçek verir, sonra bunlar ayrılır ve taze hurma haline gelir. Ebû Avsece şöyle dedi: “Nadîd” kelimesi, sıra sıra dizilmek, birbirinin üstüne binmek demektir. Sıra sıra devam eden tepeciklere de “mendûd” denilir. “Tendîd” kelimesi de birbirinin üstüne binmek mânasına gelir. Bir şey kendi kendine sıraya dizildiğinde “nadîd” olur. “Nadîd” kelimesinin çok ve bol olmak mânasına geldiği de söylenmiştir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        en-nahl (النخل)

        İbn Fâris kelimenin kökünü "n-h-l" olarak belirler ve bu kökün asıl anlamının bir şeyi elemek, süzmek ve en saf, en seçkin kısmını ayırmak olduğunu ifade eder; hurma ağacının da ağaçlar arasındaki seçkinliği ve faydası sebebiyle bu isimle anıldığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî nahl kelimesinin hurma ağacını ifade ettiğini, ayette gökten inen yağmurla canlanan yeryüzünün en görkemli ve Araplar için en hayati ürünü olarak özellikle zikredildiğini açıklar. Toshihiko Izutsu kelimenin bağlamını Arap coğrafyası ve Kur'an'ın ayet (işaret) tasavvuru çerçevesinde analiz eder; çöl ortamında hayatın ve bereketin yegane sembolü olan hurma ağacının, sıradan bir bitki olmaktan çıkarılıp ilahi kudretin ve ölümden sonra dirilişin ontolojik bir deliline dönüştürüldüğünü vurgular.

        bâsikâtin (باسقات)

        İbn Fâris kelimenin türediği "b-s-k" kökünün temel manasının uzunluk, yücelik ve yukarıya doğru yükselmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî büsûk kavramının özellikle bitki ve ağaçların boy atarak yükselmesini ifade ettiğini söyler; ayette hurma ağaçlarının göğe doğru fışkıran uzun boylarına atıf yapan "bâsikât" sıfatının, ağacın muazzam fiziksel yapısına ve ilahi inşanın göze hitap eden ihtişamına dikkat çekmek amacı taşıdığını açıklar. Celaleddin el-Suyuti tefsir geleneğindeki dilbilimsel görüşleri derleyerek, kelimenin dalları göğe uzanan, boyu son derece uzun ve heybetli ağaçları tasvir ettiğini aktarır; bu yüksekliğin, rızkı veren kudretin azametini yansıtan görsel bir unsur olarak kullanıldığını ifade eder.

        tal'un (طلع)

        İbn Fâris kelimenin kökeni olan "t-l-a" harflerinin asıl manasının bir şeyin belirmesi, doğması, ortaya çıkması ve görünür hale gelmesi (tulû) olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî tal' kelimesinin hurma ağacının ilk çıkan tomurcuğu, meyve kılıfı veya çiçeği olduğunu belirterek; ağacın özünden dışarıya doğru beliren ilk şey olduğu için ona bu ismin verildiğini açıklar ve ayette yaratılıştaki aşamalılığa işaret ettiğini vurgular.

        nadîd (نضيد)

        İbn Fâris kelimenin kökünü "n-d-d" olarak tespit eder ve bu kökün asıl anlamının eşyayı birbiri üzerine muntazam bir şekilde dizmek, üst üste sıralamak ve istiflemek olduğunu aktarır. Râgıb el-İsfahânî nadd eyleminin dağınık şeyleri bir araya getirip intizamla dizmek olduğunu belirtir; ayette hurma tomurcuklarının "nadîd" sıfatıyla nitelendirilmesinin, meyvelerin kılıf içindeki sıkı, kat kat ve son derece düzenli dizilişini tasvir ettiğini ve bu estetik nizamın rastlantısal değil, ilahi bir tasarımın ürünü olduğunu açıkladığını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk bu kelimelerin oluşturduğu görsel imgelem üzerine eğilir; Kur'an'ın ilk muhataplarının zihin dünyasında çok güçlü bir yeri olan hurma tomurcuklarının ve onların kusursuz dizilişinin (nadîd), Allah'ın ölüleri tıpkı bu ağaçları dirilttiği gibi diriltebileceğine dair rasyonel ve gözlemlenebilir bir argüman olarak kullanıldığını detaylandırır.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X