Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

İnşirâh Sûresi, 6. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    İnşirâh Sûresi, 6. Ayet

    اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İnne me’a-l’usri yusrâ(n)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      5. "Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır."

      6. "Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var."


      Bir Zorluğa İki Kolaylık

      Haberde geldiğine göre şöyle demiştir: “Bir zorluk iki kolaylığı alt edemeyecektir!”. Bazıları şöyle dediler: Burada tek bir zorluk (el-usr) vardır. Her ne kadar iki kere belirtilmiş olsa da her ikisi de harf-i tariflidir (mârife). Dolayısıyla ikinci birincinin aynısıdır. Kolaylık (yüsr) ise belirsiz (nekre) olarak iki defa tekrarlanmaktadır. Dolayısıyla İkincisi birincinin aynısı değildir. Böyle olunca da bir zorluğa iki kolaylık vardır, demek olur. Ebû Muâz dedi ki: Mârifenin tekrarlanması halinde hep aynı şeyi ifade eder. Nekre ise ne kadar tekrarlanırsa o kadar sayıya işaret eder. Söz söylenirken meselâ “inne mea’l-emîri ğulâmen inne mea’l-emîri ğulâmen” (إِنَّ مَعَ الْأَمِيرِ غُلَامًا إِنَّ مَعَ الْأَمِيرِ غُلَامًا) denilir. Bu durumda emir bir tane beraberindeki köle ise iki tane olur. “İnne mea’l-emîri’l-ğulâme inne mea’l-emîri’l-ğulâme” (إِنَّ مَعَ الْأَمِيرِ الْغُلَامَ إِنَّ مَعَ الْأَمِيرِ الْغُلَامَ) denilmesi halinde ise emir de bir tane köle de bir tane olur. “İnne me‘a emîrin ğulâmen inne me‘a emîrin ğulâmen” (إِنَّ مَعَ أَمِيرٍ غُلَامًا إِنَّ مَعَ أَمِيرٍ غُلَامًا) denilmesi halinde ise iki tane emir, iki tane de köle vardır. Burada da sözünü ettiğimiz durum aynıdır, yani bir zorluğa karşılık iki kolaylık vardır, demek olur.

      Burada sözü edilen iki kolaylığa gelince bunlardan biri İslâm'ın ve hidâyetin kolaylığıdır. "el-Yüsr" (اليسر) kelimesinin İslâm ve din hakkında kullanılması mümkündür. Allah Teâlâ meâlen şöyle buyurmuştur: "Biz onu işin kolayına yönlendiririz".

      Diğer kolaylık ise onlara vâdetmiş olduğu dünyadaki genişlik halidir. Sözü edilen iki kolaylıktan birinin, kolaylığın umut edilmesi, diğerinin ise tahakkuk etmesi de olabilir. Onlar iki kolaylıktır: Umut ve tahakkuk. Onlardan birinin dünyada kolaylık diğerinin de âhirette kolaylık şeklinde yorumlanması da mümkündür. Yahut dünyalarının genişletilmesi, ikinci kolaylığın ise dünyada iken onlara fetihleri açması ve onlara ganimetlerin ve savaş esirlerinin sevk edilmesi olabilir. En doğrusunu Allah bilir.

      Bunun aslı şudur: Birlikte, beraber anlamındaki "ma'a" (مع) harfi vakitlere ve hallere izafe edildiği zaman aynı mekânda farklı vakitleri ifade eder. Mekâna izafe edilince ise aynı zaman içinde farklı mekânlara işaret eder. Burada vakte izafe edilmiştir, o da birinden diğerinin gelmesi şeklindeki farklılığa göredir. Meselâ "Fulânun ma'a fulânin fî mekânin" (فلان مع فلان في مكان) denildiğinde vakit aynıdır, mekân ise farklı ve ayrıdır.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Usri (العُسْرِ)

        İbn Fâris, bu kelimenin kökeni olan "a-s-r" harflerinin bir şeyin sertleşmesi, zorlaşması ve manevra alanının daralması gibi temel bir anlama sahip olduğunu ifade eder. Kelimenin bu ayetteki tekrarının, yaşanan darlığın ve sıkıntının muhatap nezdindeki kesinliğini ve bu durumun geçici karakterini pekiştirdiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "el-usr" kelimesinin başındaki belirlilik takısının (lam-ı tarif), önceki ayette zikredilen bilinen sıkıntıya atıf yaptığını, yani dilbilgisel açıdan bir tek zorluğun söz konusu olduğunu vurgular. Toshihiko Izutsu, kelimenin semantik olarak "kuşatılmışlık hissi" ve "çıkış yolunun kapanması" durumunu temsil ettiğini, ancak bu darlığın beraberinde "yusr" (kolaylık) potansiyelini her an canlı tuttuğunu savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki vurgulu tekrarın, Hz. Peygamber ve beraberindeki inananlar için bir teselli mekanizması işlevi gördüğünü, yaşanılan tarihsel zorluğun ilahi bir plan dahilinde kolaylığa gebe olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü’ş-Şâtı), kelimenin edebi açıdan "me’a" (beraberinde) kavramıyla olan ilişkisinin, zorluk ile kolaylığın zamansal bir ardışıklıktan ziyade ontolojik bir birliktelik içinde olduğunu ifade ettiğini savunur.

        Yusrâ (يُسْرًا)

        İbn Fâris, "y-s-r" kökünün "uysallık, yumuşaklık ve bir engelle karşılaşmadan akıp gitme" manasına geldiğini belirtir. Ayetteki belirsiz (nekira) formun, zorluğun ardından gelecek olan kolaylığın miktarının ve türünün tahmin edilemez bir genişlikte olacağına işaret ettiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bir zorluğun (marife) yanında iki farklı kolaylığın (nekira) bulunacağına dair dilsel kaideye dikkat çekerek, buradaki "yusr"un hem dünyevi hem de uhrevi ferahlığı kapsayan tümel bir müjde olduğunu savunur. Toshihiko Izutsu, kavramın sadece dış şartların iyileşmesi değil, bireyin bu şartlar karşısındaki algısının genişlemesi (inşirah) ile de ilintili olduğunu, darlığın içindeki genişleme imkanını temsil ettiğini vurgular. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "yusr"un bir tür varoluşsal açılım olduğunu ve her darlığın kendi içinde bir çözüm barındırdığını, bu ayetin bir önceki ayeti teyit ederek bu ilahi yasayı evrensel bir ilke haline getirdiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin etimolojik kökeninde yer alan "bolluk" ve "zahmetsizlik" vurgularından hareketle, işlerin ilahi yardımla sükunete kavuşması ve muhatabın ağır yüklerinden tamamen kurtulması anlamlarını taşıdığını ifade eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X