Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

İnşikak Sûresi, 18. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    İnşikak Sûresi, 18. Ayet

    وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Velkameri iżâ-ttesak(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      16. "Hayır, hayır! Yemin ederim o şafağa,"

      17. "Geceye ve onun topladığı şeylere;"

      18. "Ve dolunay şeklini aldığı zaman aya ki"

      Kimileri “felâ” kelimesini, kavim arasında meydana gelen çekişmenin kalkmasını sağlamak için olduğunu söylemişlerdir ki “Lâ uksimu bi hâze’l-beled” sûresini tefsir ederken inşallah ondan söz edeceğiz. Buna göre yemin “uksimu” fiilidir. Kimi de “lâ” harfinin sıla için olduğunu söylemiş ve yemin anlamını pekiştirdiğini belirtmiştir. Bazıları da “lâ” harfinin olumsuzluk için olduğunu söylemiştir. Buna göre yeminin anlamı şöyle olur: Mesele onların zannettiği gibi değildir; ölümden sonra diriltilme olmayacak, insanlar hesaba çekilmeyecek değildir! Aksine onların Rab’lerine dönüşleri bir gerçektir ve kaçınılmazdır. Ben şafak vaktine ve burada sözü edilen diğer nesnelere yemin ederim! Yeminin cevabı olarak da “Leterkebunne tabekan an tabak” kavl-i celîli gelmiştir. Mânası şöyledir: Siz elbette bir halden başka bir hale geçeceksiniz.

      Şafak hakkında ihtilaf edilmiştir: Kimileri onun gündüzün aydınlığı olduğunu, kimileri de ufukta görülen kırmızılık olduğunu söylemiştir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        el-Kamer (الْقَمَرِ)

        İbn Fâris, kelimenin "k-m-r" kökünden türediğini, kökün asıl anlamının beyazlık ve aydınlık olduğunu, gecenin karanlığında beyazlığıyla parladığı için bu gök cismine bu ismin verildiğini belirtir; ayrıca kamerin ayın üçüncü gününden ay sonuna kadar olan haline dendiğini kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, kamerin gökyüzündeki aydınlatıcı işlevine değinerek, beyazlık kökünden gelen bu ismin, güneşin aksine kendi zatından değil de yansıyan bir ışıkla parlayan (nur) gök cismi için kullanıldığını ifade eder. Arthur Jeffery, kelimenin köken itibarıyla ortak Sami dil ailesinde bulunduğunu, Aramice "kamar" (aydınlatmak) ve Süryanice "kamrâ" ile etimolojik akrabalığı olduğunu, İslam öncesi Arap şiirinde de bilinen bu ismin Kur'an'da kozmik bir ayet olarak yeniden konumlandırıldığını aktarır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin dönemin Arap toplumunun kozmoloji ve zaman algısındaki yerine işaret ettiğini, kamerin aydınlığıyla karanlığı yaran, yol gösteren ve zamanın hesabını tutmaya yarayan muazzam bir ilahi sanat eseri olarak sunulduğunu söyler.

        İttesak (اتَّسَقَ)

        İbn Fâris, bu kelimenin "v-s-k" kökünden ifti'al formunda geldiğini, asıl anlamının dağınık olan şeylerin toplanması, bir araya gelmesi ve birleşerek tam/bütün hale ulaşması olduğunu belirtir; ayette ayın bedir (dolunay) haline gelerek nurunu ve yuvarlaklığını tamamlamasını ifade ettiğini söyler. Râgıb el-İsfahânî, "vesk" masdarının bir araya gelip düzene girmek anlamına geldiğini, buradaki "ittesak" fiilinin ayın ışığının toplanıp kusursuz hale gelmesini, yani en mükemmel ve aydınlık şeklini almasını betimlediğini aktarır. Celaleddin el-Suyuti, lügat ve tefsir kaynakları ışığında bu fiili "toplanıp dolunay haline geldiğinde, aydınlığı ve dairesi tamamlandığında" şeklinde açıklar ve bu ontolojik tamamlanışın yemin edilecek kadar haşmetli bir ilahi kudret tecellisi olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi yapısını incelerken, kökündeki "toplanma ve derlenme" vurgusunun gücüne dikkat çeker; "ittesak" fiilinin, ayın eksik kısımlarını toplayıp bütünleşerek o görkemli dolunay formunu almasını resmettiğini, karanlığın içinden süzülen bu ışık derlenişinin insan psikolojisinde uyandırdığı estetik ve haşmetli etkiyi vurgular. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik evreninde bu fiilin, kozmik nesnelerin kendi varoluşsal döngülerini kusursuzca tamamlamalarını sembolize ettiğini, ayın eksik halden dolunay formuna geçerek noksanlıktan kurtulmasının, evrendeki ilahi nizamın ontolojik bir işareti olduğunu ifade eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X